Sermaye düzeltilmesi olumlu farklarının üye kooperatiflere dağıtılmasının birliğin muafiyet şartlarını ihlal edip etmeyeceği hk.

Özelge: Sermaye düzeltilmesi olumlu farklarının üye
kooperatiflere dağıtılmasının birliğin muafiyet şartlarını
ihlal edip etmeyeceği hk.
Sayı: 
38418978-120[94-12/1]-613
Tarih: 
30/05/2012
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 38418978-120[94-12/1]-613 30/05/2012
Konu : Sermaye düzeltilmesi olumlu farklarının üye  
kooperatiflere dağıtılmasının birliğin muafiyet
şartlarını ihlal edip etmeyeceği.
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ........ Vergi Dairesi Müdürlüğünün ......... vergi kimlik
numaralı stopaj, damga vergisi ve katma değer vergisi yönünden mükellefi olduğunuz, kurumlar
vergisi muafiyetinden faydalandığınız, mali tablolarınızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulması
sonucunda ortaya çıkan "502- Sermaye Düzeltilmesi Olumlu Farkları" hesabında izlenen tutarların
"500-Ödenmiş Sermaye Hesabı"na ortak bazında ilave edilmesinin mümkün olup olmadığı, ilave
edilmesi halinde söz konusu işlemin kâr dağıtımı sayılıp sayılmayacağı, birlik olarak üye
kooperatiflerinize yapılacak dağıtımın kar dağıtımı sayılıp sayılmayacağı ve birliğinize üye
kooperatiflerin mali tablolarının enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucunda ortaya çıkan
sermaye düzeltmesi olumlu farklarının ortaklık paylarına ilave edilmesi ve ortaklıktan ayrılanlara ve
ölen ortakların varislerine yapılan ödemelerinin kar dağıtımı sayılıp sayılmayacağı hususlarında
görüş bildirilmesi istenilmektedir.
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 298 inci maddesi, 5024 sayılı Kanunun 2 nci
maddesi ile 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilerek "Enflasyon düzeltmesi ve
yeniden değerleme oranı" başlığı altında yeniden düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile mali
tabloların enflasyonun etkisinden arındırılması ve böylece vergileme üzerindeki enflasyondan
kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesi amaçlanmış olup 31.12.2003 tarihli mali tabloların
düzeltme işlemine ilişkin hükümlere ise aynı Kanuna eklenen Geçici 25 inci maddesinde yer
verilmiştir.
            Mezkur Kanunun Mükerrer 298 inci maddesinde;
            "A) Malî tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre enflasyon
düzeltmesine tâbi tutulur.
            1. Kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri fiyat
endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde
bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî tablolarını enflasyon düzeltmesine
tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi uygulaması, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona
erer..."
            hükmüne yer verilmiştir.
            Aynı Kanunun Geçici 25 inci maddesinin (j) bendinde ise; 2004 yılı hesap döneminden
itibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükelleflerin bu maddede yer alan esaslara göre düzeltme
yapacakları hüküm altına alınmış olup bu hükmün kapsamına enflasyon düzeltmesi yapılan
dönemlerde kazançlarını bilanço esasına göre tespit etmesine rağmen gelir veya kurumlar
vergisinden muaf olmaları nedeniyle düzeltme yapmayan mükellefler de girmektedir.            Buna göre, kooperatifinizin kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edildiği tarih itibariyle
düzenlenen bilançosunun Vergi Usul Kanununun geçici 25 inci maddesine göre, şartların oluşması
halinde de aynı Kanunun mükerrer 298 inci maddesine göre enflasyon düzeltmesine tabi tutulması
mümkündür.
            213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin A/5 maddesi ile geçici 25 nci maddesinin
birinci fıkrasının (g) bendinde; "... Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir
suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin
yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz
sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup
edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr
dağıtımı sayılmaz." hükmü mevcuttur.
            Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında,
kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı, 6 ncı maddesinin
birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi
kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde,
Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına
alınmıştır.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Menkul Sermaye İradı" başlığı altındaki 75 inci
maddesinin ikinci fıkrasının birinci paragrafında," İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limited
Şirket ortaklarının, iş ortaklıklarının ortakları ve komanditerlerin kâr payları ile kooperatiflerin
dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden
doğan kârların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii, kazanç dağıtımı
sayılmaz.)" hükmüne yer verilmiştir.
          Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6-b-i) bendinde ise, tam mükellef
kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara
ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı
bentlerinde yazılı kâr paylarından (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.)  %15 tevkifat
yapılacağı hükme bağlanmıştır.
            Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler çerçevesinde, enflasyon düzeltmesi neticesinde ortaya
çıkan öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesabının düzeltme neticesinde oluşan geçmiş yıl
zararlarına mahsup edilmek suretiyle veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave
edilmek suretiyle kapatılması mümkün bulunmaktadır. Bunun dışında, anılan hesabın herhangi bir
suretle başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde, söz konusu işlemlerin
yapıldığı  dönemin  kazancı  ile  ilişkilendirilmeksizin,  bu  dönemde  vergiye  tabi  tutulması
gerekmektedir.
            Buna göre, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarının kooperatifinizin
sermayesine eklenmesi işlemi kâr dağıtımı sayılmayacaktır. Söz konusu farkların Birliğiniz üyesi
olan kooperatiflere dağıtılması işlemi ise işletmeden çekiş sayılacak ve işletmeden çekilen bu
tutarlar öncelikle kurumlar vergisine tabi tutulacak, vergi sonrası dağıtılan tutar da kâr dağıtımına
bağlı vergi kesintisine tabi tutulacaktır.
            Öte yandan, sermayeye eklenmiş olan öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark
hesaplarının, kooperatifinizin sermaye azaltımı yapması veya tasfiye edilmesi sebebiyle ortaklara
dağılması halinde de işletmeden çekilen tutarlar öncelikle kurumlar vergisine tabi tutulacak ve
vergi sonrası dağıtılan kazanç üzerinden de kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.
            Yukarıda yer verilen açıklamalar,  öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarını
sermayeye ilave edecek ya da ortaklarına dağıtacak olan Birliğiniz üyesi kooperatifler için de
geçerlidir.
              Bilgi edinilmesini rica ederim.   
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.