Şirket Aktifinde Kayıtlı Bulunan Gayrimenkullerin Bankaya Olan Borca Karşılık Devredilmesi Durumunda İstisna Hükümleri ve Asgari Kurumlar Vergisi Açısından Değerlendirilmesi hk.

Şirket Aktifinde Kayıtlı Bulunan Gayrimenkullerin

Bankaya Olan Borca Karşılık Devredilmesi Durumunda

İstisna Hükümleri ve Asgari Kurumlar Vergisi Açısından

Değerlendirilmesi hk.

Kanun Numarası

5520

Kanun

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Özelge No

E-62030549-125[5/1-f-2025]-

Özelge Tarihi

13.11.2025

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIČI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı :E-62030549-125[5/1-f-2025]-

Şirket Aktifinde Kayıtlı Bulunan Gayrimenkullerin Bankaya Olan

Konu: Borca Karşılık Devredilmesi Durumunda İstisna Hükümleri ve Asgari

Kurumlar Vergisi Açısından Değerlendirilmesi

13.11.2025

İlgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formlarının incelenmesinden, Şirketinizin aktifinde bulunan

iki adet gayrimenkulün, Finansal Yeniden Yapılandırma Anlaşması kapsamında

banka kredi borcuna karşılık alacaklı bankaya ayrı ayrı fiyatlarla faturalandırılarak

devredildiği, bu devir işleminden kaynaklanan satış hasılatının %91,20'sinin

Şirketinizin bankaya olan kredi borçlarına mahsup edildiği, kalan %8,80'lik kısmın ise

banka tarafından kamu borçlarının ödenmesinde kullanıldığı, söz konusu iki

gayrimenkulün devrinden birinde satış zararı, diğerinde ise satış kārı doğduğu, kārla

satılan gayrimenkulün bu işlemlerden önceki dönemlerde Kurumlar Vergisi

Kanununun 5/1-j maddesi kapsamında sat-kirala-geri al uygulamasına konu

edildiği ve sözleşme süresi sonunda taşınmazın geri alındığı, bu işlem dolayısıyla ilk

satışta ortaya çıkan satış kârının pasifte özel bir fon hesabına alındığı, bu fonun

yalnızca söz konusu varlık için ayrılan amortismanların itfasında kullanıldığı ve 2023

ile 2024 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesine tabi tutulduğu belirtilerek,

Gayrimenkullerin bankaya devri sırasında pasifte yer alan özel fon hesabı ve buna

ilişkin enflasyon farklarının bilançodan çıkarılması ve satiş kârı hesabında dikkate

alınması gerekip gerekmediği; bu enflasyon farklarının işletmeden çekiş sayılıp

sayılmayacağı ve dönem kazancından bağımsız olarak vergilendirilip

vergilendirilmeyeceği,

- İki gayrimenkulün tek bir finansal yeniden yapılandırma anlaşması kapsamında

bankaya devrinin, istisna uygulaması açısından tek bir işlem olarak mı yoksa iki ayrı

satış işlemi olarak mı değerlendirileceği,

Bu işlemler sonucunda bir gayrimenkulden kår, diğerinden zarar doğmasI,

toplamda ise zarar oluşması nedeniyle, ortaya çıkan zararın kanunen kabul

edilmeyen gider (KKEG) olarak mı, yoksa gider olarak mı dikkate alınacağı,

hususlarında görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinde;

"1)Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:

f)Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları nedeniyle

kanunî takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan

kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar,

iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara

karşılık bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya bu Fona

devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet

eden kazançların tamamı ile bankaların finansal kiralama ya da finansman

şirketlerinin bu şekilde elde ettikleri söz konusu kıymetlerden taşınmazların (6361

sayılı Kanun kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü

sebebiyle kanuni takipteki finansal kiralama alacakları karşılığında tarafların karşılıklı

mutabakatıyla kiralayanın her türlü tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama

konusu taşınmazlar dâhil) satışından doğan kazançların %50'lik, diğerlerinin

satışından doğan kazançların %75'lik kısmı,

3) (7440 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle değişen fıkra; Yürürlük: 1/1/2023

tarihinden itibaren elde edilen gelir ve kazançlara uygulanmak üzere

13.03.2023) Kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin

giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna

dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez. Şu kadar ki iştirak hisseleri alımıyla

ilgili finansman giderleri, Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında yapılan devir

işlemleri sonrasına isabet edenler de dâhil olmak üzere, kurum kazancından

indirilebilir."

hükmü yer almaktadır.

Konuyla ilgili olarak yayımlanan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.7.1.

Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları nedeniyle kanuni

takibe alınmış veya TMSF'ye borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerine ve

ipotek verenlere tanınan istisna" başlıklı bölümünde,

"Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile

bankalara borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta

Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin

sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile

rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devrinden sağlanan

hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların

tamamı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

Bu istisnadan yararlanacak olan kurumların, bankalara borçları nedeniyle 2004

sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca kanuni takibe alınmış olması veya

TMSF'ye borçlu durumda olmaları gerekmektedir.

İstisnadan, banka borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya TMSFye borçlu

durumda olan kurumlar ile bu kurumların, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan

kefilleri veya bu kurumlar adına ipotek veren kurumlar vergisi mükelleflerı

yararlanabileceklerdir.

İstisnaya konu olan kıymetler ise taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve

intifa senetleri ile rüçhan haklarıdır.

Öte yandan, istisnadan yararlanabilecek kazanç, söz konusu kıymetlerin borçlara

karşılık olmak üzere, bankalara veya TMSF'ye satışından veya diğer şekilde

devrinden sağlanan hasılatın, bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet

eden tutarla sınırlı olacaktır.

İstisna uygulamasında, bankalara veya TMSF'ye borçlu durumda olan kurumlar ile

bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona

devrettikleri söz konusu aktif kıymetlerin en az iki yıl elde bulundurma şartı olmadığı

gibi kazancın belli bir süreyle özel bir fon hesabında tutulma şartı da

bulunmamaktadır.

Kanunun 5 inci maddesinin birinci fikrasının (e) ve (f) bentlerinde yer alan

istisnalardan birlikte yararlanılabilmesi mümkün bulunmamaktadır. Kurumlar, sÖz

konusu istisna hükümlerindeki şartları taşımaları kaydıyla tercihlerini serbestçe

belirleyebileceklerdir.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, aynı Kanunun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (j)

bendinde her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri

kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından

finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına

satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı

kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançların kurumlar vergisinden

istisna olduğu, istisnadan yararlanan satış kazancının, kiracı tarafından pasifte özel

bir fon hesabında tutulacağı ve özel fon hesabında tutulan bu tutarın sadece kiracı

tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan

kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden

amortismanlar hariç) itfasında kullanılacağı, istisna edilen kazançtan herhangi bir

şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellet

kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla

zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı hüküm altına

alınmıştır.

Öte vandan. 1 Seri No.lu Kurumlar Veraisi Genel Tebliğinin "5.15.3.3. Fon h

tutulan kazancın işletmeden çekilmemesi" başlıklı bölümünde,

"Fon hesabına alınan kazanç tutarı kiracı tarafından sadece, gerek kira süresi

boyunca gerekse kira süresinin sonunda varlıkların geri alınmasından sonra bu

varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara

devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar

hariç) itfasında kullanılabilecektir. Ancak, fon hesabına alınan kazanç tutarının

bunun dışında, başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar

mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da kurumun tasfiyesi halinde (bu

Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç), istisna uygulanması nedeniyle

zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezasi ve gecikme faizi ile

birlikte tahsil edilecektir.

"5.15.4. İstisna uygulaması" başlıklı bölümünde ise,

İstisnaya konu edilen satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında

tutulacak ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kiracı tarafından bu

varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara

devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar

hariç) itfasında kullanılabilecektir.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Şirketinizin aktifinde yer alan iki adet gayrimenkulün, Kurumlar Vergisi Kanununun

5/1-f maddesinde belirtilen şartlar çerçevesinde banka kredi borçlarına karşılık

olarak bankaya devredilmesi işlemlerinin her birinin ayrı bir satış işlemi olarak

değerlendirilmesi gerekmektedir.

Buna göre;

-

Kārlı olarak satılan taşınmazın satış hasılatının borçların tasfiyesinde kullanılan

kısmına isabet eden kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisnadır.

- Zararlı olarak satılan taşınmazın satış hasılatının borçların tasfiyesinde kullanılan

kısmına isabet eden zararın ise kurum kazancından indirilmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla, anılan madde kapsamında oluşan ve indirimi mümkün olmayan zarar

tutarının kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak dikkate alınması

gerekmektedir.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

213 savılı Verai Usull

- Mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasında, "A) Malî tablolarda yer alan parasal

olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre enflasyon düzeltmesine tâbi tutulur.

1.Kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri

fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde

%100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde mali

tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi uygulaması,

her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona erer.

2.Bu maddenin uygulanmasında;

a) Parasal olmayan kıymetler; parasal kıymetler dışındaki kıymetleri,

b) Parasal kıymetler; Türk Lirasının değerindeki değişmeler karşısında nominal

değerleri aynı kaldığı halde satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde

değişen kıymetleri (Yabancı paralar da parasal kıymet olarak dikkate alınır.),

ifade eder.

5.

Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba

nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin

kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye

kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına

mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir;

bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.

Enflasyon düzeltmesine tābi tutulan değerlerin elden çıkarılması halinde, bunlara

ilişkin enflasyon düzeltme farkları maliyet addolunur.

- Geçici 33 üncü maddesinde,

31/12/2023 tarihli mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına

bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Yapılan enflasyon

düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında

gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kārı vergiye tabi tutulmaz, geçmiş yıl

ak kabul ediln

hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan, 2023 hesap dönemi ve düzeltme şartlarının gerçekleşmesine/varlığına

bağlı olarak (geçici vergi dönemleri dâhil) izleyen hesap dönemlerine ilişkin olarak

enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak mali tabloların ve 213 sayılı Kanunun mükerrer

298 inci maddesinin (A) fıkrası ile geçici 33 üncü maddesine göre yapılacak

enflasyon düzeltmesinin uygulama usul ve esaslarına ilişkin olarak 555, 560, 563 ve

582 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklamalar/düzenlemeler

yapılmış, 165, 170, 175, 176, 181, 187, 191 ve 192 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde

de ilave açıklamalara ve örnek uygulamalara yer verilmiş olup, bu kapsamda, 555

Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin;

- 9 uncu maddesinde, "(1) Satın alma gücü ile ulusal para değerindeki değişmeler

arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda, mali tablolarda yer alan kıymetler

iki gruba ayrılır:

a) Parasal Kıymetler: Ulusal para değerindeki değişmeler karşısında nominal

değerleri aynı kalan, ancak satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde

değişen kıymetler.

b) Parasal Olmayan Kiymetler: Parasal kıymetler dışında kalan kıymetler, diğer bir

ifade ile ulusal para değerindeki değişmelere rağmen satın alma güçleri

değişmeyen kıymetler.

Parasal kıymetler (parasal varlıklar ve parasal kaynaklar) enflasyon düzeltmesine

tabi tutulmaz. Zira bilançoda görünen parasal kiymete ait değer, bilanço tarihi

itibarıyla o kıymetin satın alma gücünü de göstermektedir. Ancak bilançoda

görünen parasal olmayan kıymetlere (parasal olmayan varlıklar ve parasai

olmayan kaynaklar) ait değerler, bilanço tarihi itibarıyla bu kıymetlerin satın alma

gücünü gösteren değerler olmadığından, bilançonun enflasyonun etkilerinden

arındırılmasını teminen parasal olmayan kıymetler enflasyon düzeltmesine tabi

tutulur.

(2) Nevi itibarıyla iktisadi işletmelere dâhil bulunan kıymetlerden parasal ve parasal

olmayan kıymetler bu Tebliğ eki listelerde (EK 1 ve EK 2) yer almaktadır. Söz konusu

listelerde öz sermaye kalemlerine yer verilmemekle birlikte, aksine bir hüküm

olmaması ve Tebliğde bir belirleme yapılmamış olması şartıyla, bu Tebliğ

uygulamasında öz sermaye kalemleri "parasal olmayan kıymet" olarak addolunur.",

- 15 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında, "(1) 1/1/2024 tarihinden önce ayrılmış

olan ve sermayeye ilave edilen yeniden değerleme değer artış fonu gibi fonların

ilavesi nedenivle olusa ırtısları. 31/12/2023 tarihli bi

düzeltilmesi sırasında artış olarak dikkate alınmayacak ve bunlar enflasyon

düzeltmesine tabi tutulmayacaktır.

Ayrıca, bilançoda özkaynaklar grubunda yer alan bazı fonların, bu fonların

ayrılmasına kaynak teşkil eden iktisadi kıymetlerin parasal ya da parasal olmayan

kıymet olma durumuna göre enflasyon düzeltmesine tabi tutulup tutulmayасаğı

belirlenecektir.

Bu çerçevede parasal kıymet mahiyetinde olan fonların sermayeye ilavesi nedeniyle

oluşan sermaye artışları da, 31/12/2023 tarihli bilançonun düzeltilmesi sırasında artış

olarak dikkate alınmayacak ve bunlar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacaktır.",

- 16 ncı maddesinin (1) numaralı fıkrasında, "(1) Öz sermaye kalemlerinden;

g) Özel Fonlar (213 sayılı Kanunun 328 ve 329 uncu maddeleri kapsamında

oluşturulan sabit kıymet yenileme fonu ile aynı Kanunun 325/A maddesı

kapsamında ayrılan girişim sermayesi fonu; 5520 sayılı Kanunun 5/1-e,j ve k bentleri

gereğince oluşturulan fonlar; 611l, 6736, 7143, 7326, 7440 sayılı Kanunlar kapsamında,

işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtianın kayda alınmasına

ilişkin olarak oluşturulan karşılık hesapları; 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji

Geliştirme Bölgeleri Kanununun ek 3 üncü maddesi ile 28/2/2008 tarihli ve 5746

sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında

Kanunun 3 ünсü таddesi kapsamında oluşturulan fon hesapları gibi) bilançoda

düzeltilmiş değerleriyle yer alır.

- 24 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında,

2023 hesap dönemi sonuna ait bilançonun düzeltilmesi sırasında sermaye yedekleri

arasında yer alan yeniden değerleme artış fonu gibi fonlar sıfırlanacak; hisse senedi

ihraç primleri, hisse senedi iptal kârları ile kâr yedekleri ve özel fonlar (sabit kıymet

yenileme fonu gibi parasal olmayan kıymet olarak kabul edilen fonlar) ise

düzeltmeye tabi tutulacaktır.

31 inci maddesinde, "(1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A)

fıkrasının (8) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, şartların oluşmasına

bağlı olarak geçici vergi dönemleri dâhil 2024 hesap dönemi (kendisine özel hesap

dönemi tayin edilenlerde 2025 yılında biten hesap dönemi) ve şartların devamına

bağlı olarak izleyen dönemlere (geçici vergi dönemleri ve hesap dönemleri) ilişkin

enflasyon düzeltmesi işlemlerinin usul ve esasları Tebliğin bu bölümünde

belirlenmektedir.",

54 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında, "(1) Pasif kalemlere ait enflasyon fark

hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden

çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin,

bu dönemde vergiye tabi tutulacaktır. Ancak, avanslar, depozitolar, hakedişler ve

sabit kıymet yenileme fonu gibi işleyişi gereği ilgili olduğu hesaplara aktarılarak

kapatılması mümkün olan hesapların kapatılması durumunda, bunlara ait

enflasyon fark hesapları işletmeden çekilmiş sayılmaz.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu itibarla, özel fonların ayrılmasına kaynak teşkil eden iktisadi kıymetlerin parasal

ya da parasal olmayan kıymet olma durumuna göre enflasyon düzeltmesine tabi

tutulup tutulmayacağı belirlenmekte olup, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 5

inci maddesinin (1/j) bendi uyarınca bilançonun pasifinde oluşturulan fon hesabının,

555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 16 ncı maddesinin (1) numaralı

fıkrasında da belirtildiği üzere, enflasyon düzeltmesine tabi tutulması ve bilançoda

düzeltilmiş değeriyle yer alması gerekmektedir.

Bu minvâlde, sat-kirala-geri al yöntemiyle bankaya devredilen ve daha sonra kira

süresinin sonunda tekrar aktifinize giren söz konusu gayrimenkulünüzden kaynaklı

olarak, 5520 sayılı Kurumlar Vergi Kanununun 5 inci maddesinin (1/j) bendi

kapsamında pasifte bulunan özel fon hesabının enflasyon düzeltilmesine tabi

tutulması sonucu ortaya çıkan düzeltme farklarının, söz konusu varlığınız için

ayrılacak amortismanlara itfa edilmesi halinde, düzeltmeden kaynaklı farklar

işletmeden çekilmiş sayılmayacaktır.

Ancak, pasifte bulunan söz konusu özel fon hesabının enflasyon düzeltmesine tabi

tutulması sonucu ortaya çıkan düzeltme farklarının gayrimenkulün satışa konu

edilerek kapatılması halinde, söz konusu farklar işletmeden çekilmiş sayılacağından,

bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde

vergiye tâbi tutulacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

İmza