Şirket aktifinde kayıtlı taşınmazın kamulaştırılması sonucu elde edilen kazancın istisna kapsamında olup olmadığı.

Özelge: Şirket aktifinde kayıtlı taşınmazın kamulaştırılması
sonucu elde edilen kazancın istisna kapsamında olup
olmadığı.
Sayı: 
62030549-125[5-2013/222]-397
Tarih: 
09/03/2015
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 62030549-125[5-2013/222]-397 09/03/2015
Konu : Şirket aktifinde kayıtlı taşınmazın kamulaştırılması sonucu 
elde edilen kazancın istisna kapsamında olup olmadığı.
 
            İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formu ile ilgi (b)'de kayıtlı dilekçenizin incelenmesi
neticesinde; ................ Vergi Dairesi Müdürlüğünün ................. vergi kimlik numaralı mükellefi
olduğunuz, şirketinizin aktifinde iki yıldan uzun süredir kayıtlı olan 37.697,22 m²'lik taşınmazın
tamamının Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları tarafından kamulaştırıldığı, fabrika binası,
taşıma, nakliye ve arazi binası üzerindeki ağaçlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve ağaç
bedeli olarak 248.106,60 TL'nin şirketinize ödendiği, 16/04/2010 tarihinde tamamen boşaltılan bu
taşınmazda üretim yapılmadığı ve herhangi bir kişi veya kuruma kiraya verilmediği belirtilerek ağaç
bedeli olarak tahsil edilen tutarın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız
görüşü sorulmaktadır.
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve
iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan
haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmının anılan bentte sayılan şartlar dahilinde
kurumlar vergisinden istisna olduğu, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla
uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri
kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.
            Diğer taraftan, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6.2.3.4. Menkul kıymet
veya taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması" başlıklı bölümünde;
            "Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla
ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna
kapsamı dışındadır.
            İstisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu
menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve
ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları
mümkün değildir.
            Satışa konu edilen kıymetlerin iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu
değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da
geçerlidir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis
ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz
ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı
ise istisnaya konu edilmeyecektir.              ..." açıklamalarına yer verilmiştir.
            Aynı Tebliğin, "Taşınmazlar ile iştirak hisselerinin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki,
trampası ve kamulaştırılması" başlıklı 5.6.2.4.1 .bölümünde ise;
           "İstisna uygulanabilmesi için taşınmazlar ile iştirak hisselerinin satılması ve bu işlemden bir
kazanç elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin olması gerekmektedir. Bu
nedenle, söz konusu aktif kalemlerin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi
işlemler istisna kapsamına girmemektedir.
            Kat karşılığında arsa devrinde olduğu gibi, bir mal veya hakkın başka bir mal veya hak ile
değiştirilmesini ifade eden trampa işlemlerinde de söz konusu istisna hükmü uygulanmayacaktır.
            Bu tür kıymetlerin mevcut borçlar karşılığında rızaen veya icra yoluyla devredilmesi
işlemleri ile kamulaştırma işlemleri ise kurumların finansman olanaklarını artıracağından istisna
uygulaması kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
            Düzenleme uyarınca, satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna
kadar tahsil edilmesi gerektiğinden ve kamulaştırma işlemleri ile ilgili özel bir belirleme
yapılmadığından, kamulaştırma işlemlerinde satış bedeline ilişkin uyuşmazlıkların maddede yer
alan iki yıllık tahsil süresi içinde sonuçlandırılarak, varsa ek olarak alınan bedelin %75'inin de (geç
ödeme dolayısıyla alınan faiz ve benzeri unsurlar hariç) bu süre içinde fon hesabına aktarılması
şartıyla, uyuşmazlığın son bulduğu dönemde istisnadan yararlanılabilmesi mümkün bulunmaktadır.
            İstisna uygulamasında, her şeyden önce satış bedelinin nakit olarak tahsil edilmesi
gerekmektedir. Nakit olarak tahsil edilmese de her an nakde dönüştürülmesi kolay altın, Devlet
tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresince çıkarılan veya İMKB'de işlem gören hisse senetleri,
tahvil ve bonolar ile de tahsil edilebilmesi mümkündür. Ancak, bu kıymetlerin en geç iki yıllık tahsil
süresinin sonuna kadar nakde dönüştürülmesi gerekir."
            açıklamalarına yer verilmiştir.
            Öte yandan, Medeni Kanunun 684 üncü maddesinde;
            "Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur.
            Bütünleyici parça, yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe
zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan
parçadır."
            686 ncı maddesinde; "Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de
kapsar. Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi,
korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında
birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti, asıl şeyden
geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez."
            704 üncü maddesinde;
            "Taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır;
            1. Arazi,
            2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
            3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler."
            705'inci maddesinde ise; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.
            Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğerhallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri
yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."
            hükümlerine yer verilmiştir.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, arazi üzerinde bulunan ağaçlar taşınmazın bütünleyici
parçası olmadığından, söz konusu kamulaştırma bedelinin ağaçlara isabet eden kısmının Kurumlar
Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilmesi
mümkün bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.