Şirket aktifindeki arsanın ortaklara satılması durumunda hangi değer üzerinden fatura düzenleneceği hk.

Özelge: Şirket aktifindeki arsanın ortaklara satılması
durumunda hangi değer üzerinden fatura düzenleneceği hk.
Sayı: 
84098128-125[6-2012/887]-319
Tarih: 
22/05/2013
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 84098128-125[6-2012/887]-319 22/05/2013
Konu : Şirket aktifindeki arsanın ortaklara satılması durumunda  
hangi değer üzerinden fatura düzenleneceği.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin 5 yıldır faaliyette bulunmadığı, aktifinizde 10 yılı
aşkın süredir kayıtlı bulunan arsaların tasfiyeye girileceğinden satılmak istendiği, 19.01.2012 tarihli
ortaklar kurulu kararı ile ortaklara satılmasına karar verilen arsaların şirket aktifine kaydedildiği
tarihteki değerinin 50.000,00-TL, özelge talep tarihi itibariyle bilançodaki değerlenmiş halinin ise
342.104,00-TL olduğu belirtilerek, söz konusu satışa ilişkin olarak bilançodaki değerlenmiş tutar
üzerinden mi yoksa emsal bedel üzerinden mi fatura düzenlenmesi gerektiği hususunda
Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde,
kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı
süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan
kazançlarının % 75'lik kısmı maddede belirtilen şartlar çerçevesinde kurumlar vergisinden
müstesna tutulmuştur.
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı
satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak
satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır.
Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
Ayrıca, istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka
bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze
aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler
hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.
Öte yandan, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla
ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
Buna göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan
istisnanın amacı, kurumların sermaye yapılarının güçlendirilmesi, bağlı değerlerinin ekonomik
faaliyetlerinde daha etkin bir şekilde kullanılmasına imkân sağlamak olup, tasfiyeye giren
şirketlerin böyle bir amacının olamayacağı açık olduğundan; söz konusu şirketin tasfiyeye girmesi
ya da şirket ana sözleşmesinde yer alan faaliyet konuları arasında inşaat, taşınmaz alım satımı gibi
taşınmaz ticareti yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunması veya fiilen taşınmaz ticareti faaliyetinde
bulunulması hallerinde, şirketin aktifinde kayıtlı arsaların satışından doğan kazancın bu istisna
hükmünden yararlandırılması mümkün değildir.Diğer taraftan, aynı Kanunun "Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı" başlıklı 13
üncü maddesinin birinci fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı
olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları
durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak
dağıtılmış sayılacağı hüküm altına alınmış olup; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve
kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri
gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği;
ikinci fıkrasında, ilişkili kişinin; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili
bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya
dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade
edeceği; üçüncü fıkrasında, emsallere uygunluk ilkesinin ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet
alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması
durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği ve dördüncü fıkrasında da
kurumların ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, maddede belirtilen
yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit edeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalar 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla
Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliği'nde yapılmıştır.
Dolayısıyla, şirketinizin aktifinde kayıtlı bulunan arsaların ortaklara satılması işleminde satış
bedelinin emsallere uygun olması gerekmektedir. Söz konusu satış bedelinin tespitinde Kurumlar
Vergisi Kanununun 13 üncü madde hükmü ile anılan Tebliğde yapılan açıklamalara göre işlemin
mahiyetine en uygun yöntemin kullanılacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.