Şirket faaliyetlerini yurtdışında yürütmek üzere ailesi ile birlikte İspanya'ya yerleşen Şirket Müdürünün vergi kanunları karşısındaki durumu.

Şirket faaliyetlerini yurtdışında yürütmek üzere ailesi ile
birlikte İspanya'ya yerleşen Şirket Müdürünün vergi
kanunları karşısındaki durumu.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-500897
Tarih: 
28/05/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı :39044742-130-500897 28.05.2018
Konu :Şirket faaliyetlerini yurtdışında  
yürütmek üzere ailesi ile birlikte
İspanya'ya yerleşen Şirket
Müdürünün vergi kanunları
karşısındaki durumu.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz ortağı ve sorumlu müdürü olan kişinin, pazar
arayışı, ar-ge çalışmaları, yeni model arayışları, moda ve sektörü takip etme, marka arama, mağaza
açma gibi faaliyetler amacıyla, ailesiyle birlikte 1 yıl için İspanya'ya gönderilmesi konusunda
Ortaklar Kurulu Kararı alınacağı, söz konusu kişinin yılın bazı dönemlerinde İspanya'da, bazı
dönemlerinde Türkiye'de bulunacağı, İspanya'daki ev kirasının, eşinin ve çocuğunun tüm
masraflarının (sağlık, eğitim ve yaşamla ilgili tüm masraflar) Şirket tarafından karşılanacağı
belirtilerek, İspanya'da yapılan ve belgelendirilen tüm harcamaların Şirket tarafından gider yazılıp
yazılamayacağı, harcamalar üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve sorumlu
sıfatıyla KDV ödenip ödenmeyeceği konusunda görüş talep edilmiştir.
          
GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:        
  
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; birinci maddede
sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, sadece
Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü
fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan
oluştuğu belirtilmiş olup anılan fıkranın (ç) bendinde taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye'de
kiralanmasından elde edilen iratlara yer verilmiştir.
 
Anılan Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, maddede belirtilen kazanç veya
iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması
konularında, Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uygulanacaktır.
 
Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar, dar
mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar arasında sayılmış olup bunlar, dar
mükellef kurumların Türkiye'de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı niteliğindeki kazançlarıdır.Gelir Vergisi Kanununun 7 nci maddesine göre, bu tür kazançların elde edilmiş sayılması için
gayrimenkulün Türkiye'de bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye'de kullanılması
veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu madde de sözü edilen değerlendirmeden
maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de
ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından
ayrılmasıdır.
 
Dar mükellefiyete tâbi kurumların Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde bentler
halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere
nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi
yapılacak olup maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde gayrimenkul sermaye iratlarından kurumlar
vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca
gayrimenkul sermaye iratları üzerinden yapılacak kurumlar vergisi kesintisi oranı, 3226 sayılı
Finansal  Kiralama  Kanunu  kapsamındaki  faaliyetlerden  sağlanacak  gayrimenkul  sermaye
iratlarından % 1, diğerlerinden % 20 olarak belirlenmiştir.
  
Anılan Kanunun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin
bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum
kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı
hükme bağlanmış olup bu hükümler uyarınca kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi
Kanununun 8 inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan
giderler indirilebilecektir.
          
Gelir Vergisi Kanununun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1)
numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin;
aynı fıkranın (4) numaralı bendinde de, işle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile
mütenasip seyahat ve ikamet giderlerinin, (Seyahat maksadının gerektirdiği süreye sınırlı olmak
şartıyla) safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
          
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi maksadıyla yapılan genel giderlerin indirim
konusu yapılabilmesi için, söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında
doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup bu mahiyette olmayan giderlerin
ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir.
  
Anılan Kanunun 61 inci maddesinde ise,
          
"Ücret, işverene tabi belli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve
ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
          
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam,avans, aidat,
huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir
ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş
bulunması onun mahiyetini değiştirmez..."  
hükmü yer almaktadır.
  
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;
  
- Şirketinizin ortağı ve sorumlu müdürü olan kişinin İspanya'ya gerçekleştireceği seyahat
harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile arasında bir illiyet bağı bulunması, ayrıca
Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun belgelerle veya harcamanın yapıldığı ilgili ülke mevzuatı
çerçevesinde muteber bir belge ile tevsik edilmesi ve işin önem ve genişliği ile orantılı ve seyahat
amacının gerektirdiği süreyle sınırlı olmak kaydıyla, kurum kazancının tespitinde gider olarak
dikkate alınabilecektir. Bu belgelerde yazılı bedellerin gider olarak kaydı sırasında, belgenin
düzenlendiği  günde  Merkez  Bankasınca  belirlenen  döviz  alış  kurunun  dikkate  alınması
gerekmektedir.
          
 - Şirketinizin ortağı ve sorumlu müdürünün şahsi harcamaları ile ailesi için yapacağı harcamalar
kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacaktır.
  
- Ayrıca, şirketiniz tarafından İspanya'da kiralanacak konut için söz konusu taşınmaz Türkiye'de
bulunmadığından stopaj yapılmayacaktır.
  
- Özelge talep formunuzda belirtilen, şirketiniz tarafından karşılanan ancak ticari kazancın elde
edilmesi ve idamesi ile ilgili olmayan ortağınızın şahsi harcamaları ile şirketiniz ortağı ve sorumlu
müdürünün ailesi için yapmış olduğunuz harcamalar (sağlık, eğitim ve yaşamla ilgili tüm masraflar)
ve İspanya'daki konut için yapılacak kira ödemeleri, anılan kişiye sağlanan menfaat olacağından
"ücret" olarak değerlendirilecek ve yapılan bu ücret ödemeleri de kurum kazancının tespitinde
gider olarak indirilebilecektir. Ancak, ücret niteliğindeki söz konusu ödemeler üzerinden Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre vergi kesintisi
yapılacağı tabiidir.
  
Öte yandan, şirketiniz tarafından şirketiniz ortağı ve sorumlu müdürüne emsallere uygunluk
ilkesine aykırı olarak ücret ödenmesi halinde Kurumlar Vergisi Kanununun transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü kazanç dağıtılması hakkındaki hükümleri uygulanacak olup emsaline göre fazla
ödenen tutarlar dağıtılmış kar payı sayılacak ve kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim
konusu yapılamayacaktır.
 
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN:
 
5/7/2002 tarihinde imzalanan ve 1/1/2004 tarihinden itibaren uygulanmakta olan Türkiye
Cumhuriyeti ile İspanya Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi
Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması'nın "Gayrimenkul Varlıklardan Elde Edilen
Gelir" başlıklı 6 ncı maddesinde gayrimenkullerin kiralanmasından elde edilen gelirlerin hangi
devlette vergilendirileceği belirlenirken bir Akit Devlet mukiminin diğer Devlette sahip olduğugayrimenkullerin kiralanmasından elde ettiği kazanç üzerinde durulmaktadır. Dolayısıyla bir Akit
Devlet mukiminin kendi ülkesinde sahip olduğu bir gayrimenkulü bir diğer devlet mukimine
kiralamasından elde ettiği gelirin Anlaşma'nın "Diğer Gelirler" başlıklı 21 inci maddesinin birinci
fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
 
Anılan Anlaşma'nın 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında:
  
"1. Bir Akit Devlet mukiminin, nerede doğarsa doğsun, bu Anlaşmanın daha önceki maddelerinde
ele alınmayan gelir unsurları, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir."
          
hükmü yer almaktadır.
  
Buna göre, İspanya'da bulunan bir gayrimenkulün Türkiye mukimi şirketiniz tarafından İspanya
mukimi bir kişiden kiralanması durumunda elde edilen gelir yalnızca bu geliri elde eden kişinin
mukim olduğu Devlette (İspanya'da) vergilendirilecek olup, Türkiye'nin bu gelir üzerinden
vergilendirme hakkı bulunmamaktadır.          
       
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
          
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun:
       
1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
          
4/1 inci maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler
olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak,
temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt
etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,
      
6 ncı maddesinde; işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de
bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade
ettiği,
          
hüküm altına alınmıştır.
          
 Buna göre, Şirketinizin ortağı ve sorumlu müdürü olan kişinin pazar arayışı, ar-ge çalışmaları, yeni
model arayışları, moda ve sektörü takip etme, marka arama, mağaza açma işlerinin yürütülmesi için
İspanya'da temin ettiği ev kiralaması, eğitim, sağlık ve benzeri hizmetler, yurtdışında yapıldığındanve bu hizmetlerden yurtdışında yararlanıldığından KDV nin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla,
Şirketinizce bu hizmet alımlarına ilişkin olarak sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
  
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.