Şirket Tüzel Kişiliği Adına İcra Kanalı İle Ödenen Sebepsiz Zenginleşme Bedelinin Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı Hakkında

Şirket Tüzel Kişiliği Adına İcra Kanalı İle Ödenen Sebepsiz

 Zenginleşme Bedelinin Kurumlar Vergisi Beyannamesinde

 Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı Hakkında

 Sayı: 96620903-125-130995

 Tarih: 06/08/2024

 T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 Muğla Defterdarlığı

 Sayı : E-96620903-125-…

 Konu : Şirket Tüzel Kişiliği Adına İcra Kanalı İle

 Ödenen Sebepsiz Zenginleşme Bedelinin

 Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Gider

 Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı

 Hakkında

 İlgi :

06.08.2024

 İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kurumlar vergisi mükellefi olarak gayrimenkul alım satım

 faaliyetiyle iştigal ettiğiniz, şirket adına kayıtlı olan taşınmazı … tarihinde …'a sattığınız ancak

 Kadastro Mahkemesinin söz konusu satışa ilişkin tescili iptal etmesi nedeniyle zilyetliğin teslim

 edilemediği, bu nedenle … tarafından şirketinize sebepsiz zenginleşme davası açıldığı, T.C. … …

 Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas No: … sayılı kararıyla ödenmesine karar verilen tazminatın ve

 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin icra kanalı ile ödendiği belirtilerek, söz konusu

 ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda bilgi

 talep ettiğiniz anlaşılmakta olup, Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmaktadır.

 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde, kurumlar

 vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden

 hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki

 hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında indirilebilecek giderler

 sayılmış olup, aynı fıkranın (3) numaralı bendinde, işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya

 ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak yazılabileceği

 hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde, ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının

 tespitinde, mükelleflerin ayrıca hasılattan indirebilecekleri giderler sayılmıştır. Aynı Kanunun

 "Kabul Edilmeyen İndirimler" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise

 sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin,

 ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat

 giderlerinin kurum kazancının tespitinde indirim yapılmasının kabul edilmeyeceği hüküm altına

 alınmıştır.

 1 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "11.8. Kurumun kendisinin, ortaklarının,

 yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan tazminat giderleri" başlıklı bölümünde,

 "Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin,

 ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi tazminat giderleri

 indirim olarak dikkate alınamaz." açıklamasına yer verilmiştir.

 Bu itibarla, ödenen bir zarar ve tazminatın gider yazılabilmesi için işle ilgili olması ve sözleşmeye,

 ilama veya kanun emrine göre yapılması şarttır. İşle ilgili olmaktan kasıt ise, yapılan harcamanın

 ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile sıkı sıkıya bağlantısının mevcut olması yani

 zarar, ziyan ve tazminat ile ticari kazancın elde edilmesi ya da idamesi arasında illiyet bağının

 kurulabilmesi gerekir. İşle ilgili olmayan veya işle ilgili olsa dahi kurumun kendisinin, ortaklarının,

 yöneticilerinin ve çalışanlarının şahsi kusuru nedeniyle ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider

 olarak dikkate alınması mümkün değildir.

 Özelge talep formunuz ekinde yer alan T.C. … …Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas No: …, Karar No:

 … sayılı kararında; davanın taşınmazın satımına dayalı tazminat davası olduğu, davacının … ada …

 parsel sayılı taşınmazdan … metrekare hisse satın aldığı, taşınmaz hisse satış bedelinin ödendiği,

 dava konusu taşınmazın tapuda devredilmediği ve davacıya teslim edilmediği, taraflar arasında

 geçerli bir satışın olduğu, geçerli satışlarda davacının ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle

 satışa konu taşınmazın rayiç değerinin isteyebilme hakkının yasa gereği olduğu, davacının edinimini

 yerine getirdiği halde davalının edinimini yerine getirmediği, ilgili taşınmazın şirket adına olan tapu

 kaydının iptaline ve dava dışı 3. kişi adına tesciline, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih olarak

 Kadastro Mahkemesi kararının kesinleştiği … tarihinin kabul edilerek taşınmazın bilirkişilerce

 belirlenen bu tarihteki rayiç değeri olan … TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle

 birlikte tarafınızdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

 Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz adına kayıtlı mezkur arsa vasıflı taşınmazınızın satış

 bedelinin tahsil edildiği döneme ilişkin kurum kazancınızın tespitinde gelir olarak dikkate alınmış

 olması halinde bahse konu mahkeme kararına istinaden icra kanalı yoluyla ödenen tazminatın daha

 önce gelir yazdığınız tutara tekabül eden kısmının, ödemenin yapıldığı dönemde kurum kazancınızın

 tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün olup, bahse konu mahkeme kararına istinaden

 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin ise kurum kazancınızın tespitinde gider olarak

 dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.

 Bilgi edinilmesini rica ederim.