Şirkete ait gayrimenkulün satışından elde edilen gelirin farklı muhasebe hesabına yanlış kaydedilmesi ve aynı yıl sermayeye ilavesi hk.
Özelge: Şirkete ait gayrimenkulün satışından elde edilen
gelirin farklı muhasebe hesabına yanlış kaydedilmesi ve
aynı yıl sermayeye ilavesi hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2010/21-120
Tarih:
26/08/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2010/21-120 26/08/2011
Konu : Şirkete ait gayrimenkulün satışından elde edilen gelirin
farklı muhasebe hesabına yanlış kaydedilmesi ve aynı yıl
sermayeye ilavesi.
İlgide kayıtlı özelge talebiniz ile şirketinizin 2010 yılı içinde Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5
inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında gayrimenkul satışında bulunduğu ve satış
dolayısıyla oluşan karın %25'inin vergi matrahına dahil edilmesi maksadıyla Diğer Olağandışı Gelir
ve Karlar olarak kaydedildiği, Özel Fon Hesabında tutulması gereken vergiden istisna olan %75'lik
tutarın ise 2010 yılı içinde sermayeye ilavesi durumunda istisnadan yararlanılması konusunda bir
sakınca olup olmadığı hususunda bilgi istenilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinde;
" (1) Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:
...
e) Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri
ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından
doğan kazançların % 75'lik kısmı.
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan
kısmı satışın yapıldığıyılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur.
Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi
şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında
tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka
bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze
aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler
hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.
...
Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla
ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır."
hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6.2.3.2. Satış kazancınınfon hesabında tutulması" başlıklı bölümünde;
"Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının
satışında kazanç, satış işlemi ile birlikte doğacağından, satış işlemi ister peşin isterse vadeli olarak
yapılmış olsun istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanacaktır.
(3 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin 1. maddesiyle değişen paragraf) Bu
değerlerin satışından elde edilecek kazancın istisnadan yararlanan kısmının, pasifte özel bir fon
hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar söz konusu fon
hesabında tutulması gerekmektedir. Bu çerçevede, fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı
yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi
beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, istisnadan
yararlanacak olan kazanç tutarı, satışın yapıldığı dönemin genel sonuç hesaplarına yansıyacak olup
kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnadan
yararlanılabilecektir. Anılan istisnadan geçici vergi dönemleri itibarıyla da yararlanılması mümkün
olup belirtilen süre zarfında söz konusu kazancın fon hesabına alınmaması durumunda, kurumlar
vergisi beyannamesinde istisnadan yararlanılabilmesi mümkün olmadığı gibi geçici vergi dönemleri
itibarıyla yararlanılan istisna nedeniyle zamanında tahakkuk etmeyen vergilerden kaynaklanan
vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin ayrıca aranacağı tabiidir.
Fon hesabına alınan kazanç tutarının mükelleflerce sermayeye ilavesi mümkün
bulunmaktadır. Ancak, fon hesabına alınan kazanç tutarının sermayeye ilave dışında, beş yıl içinde
başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze
aktarılması ya da kurumun tasfiyesi halinde, istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk
etmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
İstisna, satış kazancının %75'ine uygulandığından, kazancın tamamının fon hesabına alınma
şartı bulunmayıp, sadece istisnadan yararlanan kazanç kısmının söz konusu fon hesabına alınması
yeterlidir.
Öte yandan, istisna uygulamasında mükelleflerin kazancın belli bir kısmı için istisnadan
yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır. İstisnadan kısmen yararlanılması halinde,
yararlanılmayan bu kazanç tutarı için sonraki yıllarda istisnadan yararlanılabilmesi mümkün
değildir. İstisnadan yararlanması öngörülen kazanç kısmının fon hesabına alınan kazanç kısmından
büyük olamayacağı da tabiidir. ..."
denilerek Tebliğin "5.6.2.3.3. Fon hesabında tutulan kazançların işletmeden
çekilmemesi" başlıklı bölümünde de;
"İstisna uygulamasında, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel
bir fon hesabında tutulması gereken kazançların, beş yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba
(sermayeye ilave hariç) nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, dar mükellef kurumlar tarafından yurt
dışına transfer edilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyeye girmesi halinde, bu işlemlere tabi
tutulan kazanç kısmı için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler,
Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.
Fon hesabında tutulması gereken süreden, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna
kadar olan sürenin anlaşılması gerekmektedir. Kazancın sermayeye ilave edilmesi durumunda da
aynı süre geçerli olacaktır.
Bu istisnanın amacı kurumların sermaye yapılarının güçlendirilmesi, finansman sıkıntılarının
giderilmesi ve bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerinde daha etkin bir şekilde kullanılmasına
imkan sağlamak ve işletmelerin finansal bünyelerini güçlendirmektir. Tasfiyeye giren şirketlerde
ise böyle bir amacın olamayacağı açıktır. Bu nedenle, istisna uygulamasında satışın yapıldığı yılı
izleyen beşinci yılın sonuna kadar tasfiyeye girilmiş olması halinde, fon hesabında tutulması
gereken kazancın işletmeden çekildiği kabul edilecektir.
... Öte yandan, fon hesabında tutulan kazancın beş yıl içinde veya beş yıl geçtikten sonra
işletmeden çekilmesinin kâr dağıtımı sayılacağı tabiidir."
açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Kurumlar Vergisi Kanununun 5
inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnadan yararlanılabilmesi için
şirketinizin aktifinde iki yıldan fazla süreyle kayıtlı bulunan taşınmazın satışından elde edilecek
kazancın, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği
döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar fon hesabına alınması,
dolayısıyla bu kazancın satışın yapıldığı dönemin genel sonuç hesaplarına yansıtılması
gerekmektedir. Fon hesabına alınan kazanç tutarının sermayeye ilavesi ancak bu işlem sonrasında
mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.