Şirketin ana faaliyet konusu hizmetinin diğer hizmetlerden ayrıştırılarak kısmi bölünme yoluyla yeni kurulacak şirkete aktarılması hk.
Özelge: Şirketin ana faaliyet konusu hizmetinin diğer
hizmetlerden ayrıştırılarak kısmi bölünme yoluyla yeni
kurulacak şirkete aktarılması hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 19-2072
Tarih:
22/11/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 19-2072 22/11/2011
Konu : Şirketin ana faaliyet konusu hizmetinin diğer hizmetlerden
ayrıştırılarak kısmi bölünme yoluyla yeni kurulacak şirkete
aktarılması.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, "Dış Ticaret Sermaye Şirketi"
statüsüne haiz olan şirketiniz bünyesinde, tedarik zinciri yönetimi olarak adlandırılan faaliyet
çerçevesinde yurt dışından alınan siparişlerin, yerli ve yabancı firmalara üretimin tüm aşamalarında
kontrolünün şirketinizce gerçekleştirilerek üretildiği ve ihraç edildiği; ihracata aracılık faaliyeti
çerçevesinde imalatçı veya tedarikçi firmaların üretmiş olduğu ürünlerin ihracatına aracılık
yapıldığı; lojistik faaliyetinde ise şirketinize ait depoda ihracatı gerçekleştirilecek ürünlere yönelik
ütü, paket, depolama ve dağıtım hizmetinin yapıldığı belirtilerek, ana faaliyet konusu niteliğindeki
tedarik zinciri yönetiminin diğer hizmetlerden ayrıştırılarak kısmi bölünme yoluyla yeni kurulacak
şirkete aktarılmasının vergilendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu
anlaşılmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b)
bendinde,
"Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir
yabancı kurumun Türkiye'deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan taşınmazlar ile
en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet
işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni
kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun uygulanmasında kısmî
bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü
korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün devredilmesi
zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri,
devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. Taşınmaz ve
iştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin
ortaklarına verilmesi halinde, devredilen taşınmaz ve iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri
zorunludur."
denilmiştir.
Aynı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise bu Kanunun 19 uncu maddesinin
üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen işlemlerden doğan karların hesaplanmayacağı ve
vergilendirilmeyeceği, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre gerçekleştirilen kısmi
bölünme işlemlerinde, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi
borçlarından bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumların, devraldıkları varlıkların emsal
bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır. Dış ticaret sermaye şirketleri, kendi nam ve hesaplarına yurt içinden bizzat satın aldıkları
veya tedarik ettikleri malları ihraç edebileceği gibi, aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı
veya tedarikçi şirketlerin ürettikleri malları şirketleri üzerinden ihraç etmelerine de aracılık
edebilmektedirler.
Bu çerçevede, esas itibariyle dış ticaret sermaye şirketlerinin faaliyet konuları arasında yer
alan bahse konu faaliyetlerin ve bu faaliyetlere yönelik depolama, nakliye, dağıtım ve benzeri
lojistik faaliyetlerin ayrı ayrı hizmet işletmesi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenle, şirketiniz bünyesinde gerçekleştirilen, yurt dışından alınan siparişlerin yerli ve yabancı
firmalara üretimin tüm aşamalarında kontrolünün şirketinizce gerçekleştirildiği üretim ve ihraç
faaliyetlerinin Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında kısmi bölünme
işlemine tabi tutulması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.