Şirketin yapmış olduğu taşeronluk hizmeti karşılığında teslim alınacak dairelerin inşaat bitiminde müteahhit firma tarafından satışının yapılması hali
Şirketin yapmış olduğu taşeronluk hizmeti karşılığında
teslim alınacak dairelerin inşaat bitiminde müteahhit firma
tarafından satışının yapılması halinde vergilendirme.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[42-2013/780]-45228
Tarih:
15/01/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı :62030549-120[42-2013/780]-45228 15.01.2018
Konu :Şirketin yapmış olduğu taşeronluk
hizmeti karşılığında teslim alınacak
dairelerin inşaat bitiminde müteahhit
firma tarafından satışının yapılması
halinde vergilendirme.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca üçüncü şahsa
ait arsa üzerinde konut projesi geliştiren firmaya anahtar teslimi olarak taşeronluk hizmeti
vereceğiniz, 2014 yılında başlanacak taşeronluk hizmetinin 2015 yılında tamamlanacağı, söz
konusu hizmet karşılığı şirketinize herhangi bir nakdi ödemenin yapılmayacağı, inşaatın önceden
belirlenen seviyelere gelmesi ile birlikte hizmet bedeli olarak daire teslim edileceği ve söz konusu
dairelerin tapu devirlerinin müteahhit firma tarafından yapılıp satış faturalarının düzenleneceği
belirtilerek;
-Bahse konu işin karşılıklı satış olarak mı değerlendirilmesi yoksa yıllara sari inşaat işi
kapsamında değerlendirilerek vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı ile
- Yıllara sari inşaat işi olarak görülmesi halinde vergi kesintisinin, anahtar teslimi olarak bu
inşaat işi tamamlandığında işin sonundaki bu hesap mutabakatı üzerinden kesilecek faturadan bir
defada yapılmasında sakınca bulunup bulunmadığı
hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin
mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve
safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile, Gelir Vergisi Kanununda
belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan
kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş ödemelerinin vergi kesintisine tabi olduğu
hüküm altına alınmış olup söz konusu ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranı 2009/14592 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile %3 olarak belirlenmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde; "Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat
(dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak
tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterilir." hükmüne yer
verilmiştir.
Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için;
a) Faaliyet konusu inşaat ve onarma işi olması
b) İnşaat ve onarım işi birden fazla yıla sirayet etmesi
c) İnşaat ve onarım işi resmi veya özel taahhütlere bağlı olarak yapılması
gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, kat karşılığı inşaat işleri, bünyelerinde istihkak ve hak
edişe bağlı taahhüt unsuru taşımayan, ancak birden fazla takvim yılına sirayet edebilen niteliktedir.
Gerek kendi arsası üzerine gerekse başkasının arsası üzerine kat karşılığı bina inşa ederek satma
işinin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesiyle düzenlenen birden fazla takvim yılına sirayet
eden inşaat ve onarma işleriyle herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır.
Buna göre, şirketiniz ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca üçüncü şahsa ait arsa
üzerinde konut projesi geliştirilen firma arasında sözlü mutabakata vararak taahhüt ettiğiniz inşaat
işinin 2014 yılında başlayıp 2015 yılında tamamlanması bu işin kat karşılığı inşaat işi olma niteliğini
değiştirmemektedir. Dolayısıyla, söz konusu inşaat işinin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci
maddesiyle düzenlenen birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işi kapsamında
değerlendirilmesi mümkün değildir.
VERGİ USUL KANUNU AÇISINDAN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
- 227 inci maddesinde; bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve
üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu,
- 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin
borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye
verilen ticari vesika olduğu,
- 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı
tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği,
- 232 nci maddesinde ise; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit
edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest
meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde
olan çiftçilere, vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve
bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları, bunların dışında kalanların birinci ve
ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde
olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (01/01/2014 tarihinden
geçerli olmak üzere) 800,00 TL'yi geçmesi veya bedeli 800,00 TL'den az olsa dahi istemeleri halindeemtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğu,
- 267 nci maddesinde; emsal bedelinin gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut
doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran
haiz olacağı değer olduğu, emsal bedelinin sıra ile ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve
takdir esasına göre tayin edileceği,
hükümleri yer almaktadır.
Özelge talep formunun tetkikinden, müteahhit firmaya verilecek inşaat taahhüt hizmeti
karşılığında bedelin ayni olarak (daire olarak) tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, harcamaları şirketinize ait olmak üzere verilecek hizmet neticesinde,
müteahhit firmaya devredilecek konutların maliyeti şirketinize kalacak olan konutların arsa payının
maliyetine eşit olacaktır. Söz konusu müteahhide devredilen konutların maliyet bedelinin ise, bu
konutların Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesine göre tespit edilecek emsal bedeli üzerinden
hesaplanması gerekmektedir.
Buna göre, müteahhit firmaya verilen inşaat taahhüt hizmeti için mezkûr firma adına, teslim
edilen dairelerin emsal bedeli üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca müteahhit firma tarafından, verdiğiniz inşaat taahhüt hizmeti karşılığında şirketinize
bırakılan daireler için (müteahhide teslim edilen konutlar için tespit edilen emsal bedel üzerinden)
şirketiniz adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.