Şirketin yurt dışı mukimi olan ortağı aracılığıyla kredi temin etmesi nedeniyle ödediği faiz ve komisyon giderlerinin vergi kanunları açısından değerl

Şirketin yurt dışı mukimi olan ortağı aracılığıyla kredi
temin etmesi nedeniyle ödediği faiz ve komisyon
giderlerinin vergi kanunları açısından değerlendirilmesi.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.35.16.01-125[12-2012/935]-570
Tarih: 
18/09/2013
T.C.
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF   HİZMETLERİ GELİR VERGİLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
 
   
Sayı : 84098128-125[12-2012/935]-570 18/09/2013
Konu : Şirketin yurt dışı mukimi olan ortağı  
aracılığıyla   kredi temin etmesi
nedeniyle ödediği faiz ve komisyon
giderlerinin vergi   kanunları
açısından değerlendirilmesi.
         
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinde; 
            - Ana sözleşmesinin “şirketin konusu” başlıklı 1/3’üncü maddesinde bağlı ve/veya kardeş
kuruluşları finanse edeceğine ve bunlara kredi temin edeceğine ilişkin hüküm bulunan ve
şirketinizin % 95 oranında hissedarı olan Almanya’da mukim ... Gmbh & Co. KG’dan ... Serbest
Bölgesi’ndeki yatırımın finansmanı için temin edilen kredilerin “örtülü sermaye”, kredi tutarları
üzerinden fatura karşılığı ödenen faizlerin de “örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz” olarak
kabul edilip edilmeyeceği, örtülü sermaye üzerinden dağıtılan tutarlar ile transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların dönem sonu itibarı ile dağıtılmış kâr payı olarak kabul
edilmesi nedeniyle, hesaplanan faiz tutarı üzerinden tevkif edilen % 15 oranındaki kurumlar vergisi
kesintisinin yanı sıra ayrıca, % 18 oranında KDV tevkif edilerek 2 No.lu KDV Beyannamesi ile
sorumlu sıfatıyla ödenip ödenmeyeceği,
            - Şirketiniz ortağı ...Gmbh & Co. KG’nin ortağı olan ... Gmbh&Co.KG’nin müşterek kefaleti
ile Almanya’da kurulu ... bank AG’den şirketinizin ... Serbest Bölgesi’ndeki yatırımının finansmanı
için kullanılması maksadıyla yıllık % 5,20 faiz oranı ile kullandığı 2.500.000 € tutarındaki kredinin
tamamının, kredi temin masraflarına ilaveten % 0,50 oranında faiz ilavesiyle, % 5,70 faiz oranı ile
şirketinize aktarılması işlemi nedeniyle ödenen faiz tutarının ve yine ... Gmbh&Co.KG’nin hissedarı
... Gmbh&Co.KG’den yine bu yatırım için yıllık % 5,00 faiz oranı ile kullandığı 1.000.000 €
tutarındaki kredinin tamamının yine sadece kredi temin masraflarına ilaveten % 0,70 faiz oranı
ilavesiyle, % 5,70 faiz oranı ile şirketinize aktarılması işlemi nedeniyle ödenen faiz tutarının KDV’ye
tabi olup olmadığı, temin edilen krediler nedeniyle ödenen faiz, komisyon vb. ödemelerin 3065
sayılı KDV Kanununun 17/4-e maddesine göre katma değer vergisinden istisna olup olmayacağı ve
bu kredi tutarlarına ilişkin masrafların herhangi bir fark ilave edilmeksizin bağlı şirkete aynen
yansıtılmasının, aslı vergiye tabi olmayan bir işleme ilişkin masraf aktarımı mahiyetinde olduğunun
kabul edilip edilmeyeceği,
            - Şirketinizin % 95 ortağı olan adı geçen kuruluştan alınan 3.500.000 Euro tutarlı kredi
sözleşmesi, serbest bölgede gerçekleştireceğiniz faaliyetler ile ilgili olarak düzenlendiğinden 3218
sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin 5810 sayılı Kanunla değişik ikinci
fıkrasının (c) bendi uyarınca damga vergisinden istisna tutulup tutulmayacağı
            hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.            1-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar
vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı; ikinci fıkrasıyla da safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticarî
kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit
edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
            Anılan Kanunun “Kabul edilmeyen indirimler” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri
giderlerin, (c) bendinde ise transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların
kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
             Aynı Kanunun “Örtülü sermaye” başlıklı 12 nci maddesinde ise;           
            “(1) Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı
olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte
kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.
            (2) Yukarıda belirtilen karşılaştırma sırasında, sadece ilişkili şirketlere finansman temin
eden kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyet konusuna uygun
olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi
kurumlarından yapılan borçlanmalar % 50 oranında dikkate alınır.
            ……
            (6) Aşağıda sayılan borçlanmalar örtülü sermaye sayılmaz:
            a) Kurumların ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin sağladığı gayrinakdî teminatlar
karşılığında üçüncü kişilerden yapılan borçlanmalar.
            b) Kurumların iştiraklerinin, ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin, banka ve finans
kurumlarından ya da sermaye piyasalarından temin ederek aynı şartlarla kısmen veya tamamen
kullandırdığı borçlanmalar.
            ...
            (7) Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan
tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç
veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla
dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce yapılan
vergilendirme işlemleri, tam mükellef kurumlar nezdinde yapılacak düzeltmede örtülü sermayeye
ilişkin kur farklarını da kapsayacak şekilde, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu
kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin
kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.”
            hükümlerine yer verilmiştir.
            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “12 Örtülü Sermaye” başlıklı bölümünde
konu ile ilgili ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre; hangi tür borçlanmaların örtülü sermaye sayılmayacağı
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde sayılmış olup, kurumların
iştiraklerinin, ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin banka veya finans kurumlarından ya da
sermaye piyasalarından temin ederek aynı şartlarla, yani kredi sözleşmesinin içerdiği vade, faiz
oranı ve benzeri kullandırılma şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan kullandırılması
halinde bu borçlanmaların örtülü sermaye olarak değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir.            Buna göre, şirketinizin % 95 ortağı olan ... Gmbh&Co.KG’nin Alman Bankası’ndan yıllık %
5,20 faiz oranı ile aldığı 2.500.000 € tutarındaki kredinin, yıllık % 5,70 faiz oranı ile şirketinize
kullandırması işleminde kredi sözleşmesi şartları (faiz oranı) değiştirildiğinden ve yine şiketinizin
hissedarı ... Gmbh&Co.KG’den yıllık % 5,00 faiz oranı ile kullandığı 1.000.000 € tutarındaki
kredinin, yıllık % 5,70 faiz oranı ile şirketinize aktarılması işleminde ... Gmbh&Co.KG’nin banka
veya finans kurumu olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, bu borçlanmaların şirket öz
sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye olarak nitelendirilmesi
gerekmektedir.
            Bu itibarla, şirketiniz tarafından kullanılan borçlanmanın örtülü sermaye olarak
değerlendirilen  kısmı  için,  yabancı  ortağa  ödenen  faizler  dağıtılmış  kar  payı  olarak
değerlendirileceğinden, Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre
%15 oranında kurumlar vergisi tevkifatına tabi tutulacak olup, bu kapsamda ödenen faiz tutarları
ise Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre kanunen kabul edilmeyen gider
olarak kabul edilecektir.
            Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin;
            -birinci fıkrasında, “Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç
tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım,
imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi,
ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya
da satımı olarak değerlendirilir.”
            -altıncı fıkrasında, “Tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak
dağıtılan kazanç, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların
gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana
merkeze aktarılan tutar sayılır…” hükmüne yer verilmiştir.
            Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamaların yapıldığı 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması
Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliği'nin “2.1- Kurumlar Vergisi Kanunu
Yönünden” başlıklı bölümünde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz
edebilmek için;
            - Bir kurum tarafından bir mal veya hizmet alım ya da satımının (alım, satım, imalat ve
inşaat işlemleri, kiralama, kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret
ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de bu kapsamdadır.) yapılmış olması,
            - Söz konusu kurumun bu mal veya hizmet alım ya da satımını ilişkili kişilerle yapmış olması,
            - Bu mal veya hizmet alım ya da satımında “emsallere uygunluk ilkesi”ne aykırı olarak fiyat
veya bedel tespiti yapılmış olması
            gerektiği belirtilmiştir.
            Özelge talep formunun incelenmesinden, adı geçen şirketin % 95 ortağı olan ...
Gmbh&Co.KG tarafından hissedarı ... Gmbh&Co.KG’nin müşterek kefaleti ile Almanya’da kurulu
...bank AG’den yıllık % 5,20 faizle 2.500.000,00 EURO tutarında, ... Gmbh&Co.KG’den yıllık % 5,00
faizle 1.000.000,00 EURO tutarında kredi için sadece kredi temin masraflarına ilaveten sırasıyla %
0,50 ve % 0,70 oranında faiz oranı ilavesiyle % 5,70 faiz oranından kredi temin ettiği anlaşılmış
olup, söz konusu kredilere ödenen faizin emsallere uygun olması gerekmektedir.
            Ancak, ilişkili şirketler arasında gerçekleşen bu işlemin transfer fiyatlandırması yoluyla
örtülü kazanç dağıtımına konu olması durumunda, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak
dağıtılan kazanç kâr payı sayılacak ve 5520 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına
göre % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacaktır.            Diğer taraftan, Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirim
konusu yapılması mümkün değildir.
            2-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
            Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
            -1/1 inci maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV' ye tabi olduğu,
            -10/a maddesinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin
yapılması ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği,
            -24/c maddesinde; vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer
adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil olduğu,
            - 9/1 inci maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve
iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde, vergi alacağının emniyet
altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlarının verginin ödenmesinden sorumlu
tutulabileceği,
            -17/4-e maddesinde; banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) kapsamına giren
işlemlerin katma değer vergisinden istisna olduğu,
            -30/d maddesinde; Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi
kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV den indirilemeyeceği
            hüküm altına alınmıştır.
            Ayrıca, anılan Kanunun 17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV den
istisna olduğu hükme bağlanmış olup, yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden serbest bölge
dışına ancak yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddeleri
gereğince KDV ye tabi bulunmaktadır.
            Sorumluluk uygulaması ile ilgili olarak, 14/04/2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanarak, 01/05/2012 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 117 Sayılı KDV Genel Tebliğinden
önce yürürlükte bulunan 15 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin “Yurt Dışından Sağlanan Hizmetler”
başlıklı (C) bölümünde; “Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesine göre işlemler
Türkiye'de yapıldıkları takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesine göre,
Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetler Türkiye'de ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışındaki
firmalara yaptırılan hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet
ifalarında mükellef esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte, firmanın Türkiye'de
ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9
uncu maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan
vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.” açıklaması yapılmıştır.
            Buna göre, ana ortak veya ilişkili firmalar arasındaki borç verme işlemleri, KDV Kanununun
1/1 inci maddesine göre finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte ve bu işlemler nedeniyle
hesaplanacak faiz tutarları KDV ye tabi bulunmaktadır. Kurumlarla ilişkili kişiler arasında
gerçekleşen ticari faaliyetlerin sonradan Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında
örtülü sermaye olarak değerlendirilerek dağıtılmış kar payı sayılması, KDV açısından işlemin
finansman temin hizmeti olmasını etkilememektedir.
            Bu itibarla, ... Serbest Bölgesi içerisinde faaliyet gösteren şirketinizin, Almanya'da mukim
hissedar şirketten temin edeceği finansman hizmeti katma değer vergisine tabi olup, bu hizmetin
karşılığını teşkil eden faiz tutarı üzerinden % 18 oranında KDV hesaplanarak sorumlu sıfatıylabeyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
            Diğer taraftan, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz ve benzeri giderlerin
kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilmediğinden bu giderler dolayısıyla
yüklenilen KDV nin de, KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca indirim konusu yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
            3-DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN:
            488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda
yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin
kâğıtları imza edenlerin olduğu, hükümlerine yer verilmiştir.
            Anılan Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “I- Akitlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümünün A/1
fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin binde 7,5 nispetinde (01.01.2010 tarihinden
itibaren binde 8,25) damga vergisine tabi olduğu hükmüne yer verilmiştir.
            Maliye Bakanlığınca 21.12.1998 tarih ve 23560 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 35 seri
no.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin 4 üncü maddesinde; “Vergiye tabi kağıdın yabancı
para cinsinden düzenlenmesi halinde ise kağıt üzerinde yer alan dövizin, kağıdın düzenlendiği
tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan olunan cari döviz satış kuruna göre bulunacak Türk
Lirası karşılığı üzerinden damga vergisi hesaplanacaktır. Damga Vergisinin miktarının “azami
tutarı” aşıp aşmadığı hususunun buna göre dikkate alınacağı da tabidir.” açıklamasına yer
verilmiştir.
            Diğer taraftan, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 5084 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle değişik 6 ncı maddesinde, "Serbest bölgeler, gümrük bölgesi dışında sayılır. Bu
bölgelerde gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümleri uygulanmaz." hükmü yer
almakta, 5084 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle eklenen geçici 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendinde ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanuna göre kurulan
serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin, bu bölgelerde
gerçekleştirdikleri faaliyetleri ile ilgili olarak yaptıkları işlemlerin 31.12.2008 tarihine kadar her
türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olacağı hükme bağlanmış, aynı Kanunun geçici 3 üncü
maddesinin 5810 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile değişik ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca,
01.01.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere damga vergisi ve harç istisnasının süresi,
Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonu olarak
belirlenmiştir.
            3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan
hüküm incelendiğinde, serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere faaliyet ruhsatı alanların, bu
bölgelerde yapmış oldukları faaliyetlerine ilişkin damga vergisi ve harç istisnası, söz konusu
maddenin yürürlüğe giriş tarihi olan 06.02.2004 tarihi itibariyle serbest bölgelerde faaliyette
bulunmak üzere faaliyet ruhsatı alınmış olması koşuluna bağlanmış olup istisnanın süresi
31.12.2008 tarihinde sona ermiştir.
            Diğer taraftan, 01.01.2009 tarihinden Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi
içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar, serbest bölgelerde faaliyette bulunanların bu
bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetlerle ile ilgili olarak yapacakları işlemlere ve düzenlenen
kağıtlara damga vergisi ve harç istisnası uygulanacağı tabiidir.
            Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, şirketinizin 06.02.2004 tarihi itibarıyla faaliyet
ruhsatının bulunmadığı, faaliyet ruhsatının 30.05.2005 tarihinde alındığı, 3218 sayılı Serbest
Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin 5810 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasının (c)
bendinin de 01.01.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiği hususları dikkate
alındığında, faaliyet ruhsatının alındığı 30.05.2005 tarihinden 01.01.2009 tarihine kadar,
şirketinizin serbest bölgede yapmış olduğu faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlediği kağıtların damga
vergisinden ve yaptığı işlemlerin harçtan müstesna tutulması mümkün bulunmamaktadır.            Bu nedenle, banka ya da yurt dışı kredi kuruluşu olmadığı anlaşılan ... GmbH&Co.KG şirketi
ile şirketiniz arasında 09/04/2008 tarihinde düzenlenen kredi sözleşmesinin, kağıt üzerinde yer alan
3.500.000,00 Euronun sözleşmenin düzenlendiği tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan
olunan cari döviz satış kuruna göre bulunacak Türk Lirası karşılığı üzerinden Damga Vergisi
Kanununa ekli (I) sayılı tablonun I/A-1 fıkrası uyarınca binde 7,5 nispetinde damga vergisine tabi
tutulması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.