Sirküler - 2026 - 40 - Varlık Barışı Hk.

Sirküleri sesli dinle.

Tarih

:

08.07.2026

Sayı

:

2026 – 40

Konu

:

Varlık Barışı Hk.

 

 

 

 

4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) ile 7582 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen varlık barışına ilişkin geçici 19. maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

Tebliğde, gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara bildirilmesi; Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan aynı nitelikteki varlıkların bildirilmesi; bildirilen varlıkların kayda alınması, vergilendirilmesi, taahhüt sistemi, defter kayıtları ve vergi incelemesi yapılmamasına ilişkin şartlar açıklanmıştır.

  1. Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirimi

Yurt dışında bulunan;

  • para,
  • altın,
  • döviz,
  • menkul kıymet,
  • diğer sermaye piyasası araçları 

31 Temmuz 2027 tarihi dahil olmak üzere bu tarihe kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin bildirimler aracı kurumlara da yapılabilecektir.

Bildirimler gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılabilecektir. Ayrıca, bildirimlerin yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından yapılması da mümkündür.

Bu durumda banka veya aracı kurumlar, bildirimi yapan vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığını kontrol edecektir.

Yurt dışında bulunan varlıklar, 4 Haziran 2026 tarihinden 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Tebliğ ekinde yer alan bildirim formu ile bankalara veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

Gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Bununla birlikte Tebliğde, bildirimin yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulabileceği açıklanmıştır.

Tebliğde bildirimlerin düzeltilmesine ilişkin farklı durumlar ayrıca düzenlenmiştir.

Aynı ay içinde bildirilen varlık tutarının azaltılması, artırılması veya yapılan hataların düzeltilmesi istenirse ilk bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu şekilde bildirilen varlık tutarının azaltılması halinde, başlangıçta peşin olarak ödenen verginin azaltılan tutara isabet eden kısmı banka veya aracı kurum tarafından bildirim sahibine iade edilebilecektir.

Bildirimden sonraki aylarda, bildirilen varlık tutarının azaltılması veya hataların düzeltilmesi istenirse, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren Türkiye’ye getirme için öngörülen iki aylık süre aşılmamak kaydıyla önceki bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda, banka veya aracı kurumlarca beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebinin banka veya aracı kurum aracılığıyla yapılması esastır.

Bildirime konu varlıkların banka veya aracı kurumlara transferi ya da yatırılmasından sonra daha önce verilen bildirimlerin düzeltilmesi ve ödenen vergilerin iadesi mümkün değildir.

Bildirimden sonraki aylarda bildirilen varlık tutarının artırılması istenirse önceki bildirim düzeltilmeyecek, artırılmak istenen tutar için yeni bir bildirim yapılacaktır. Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.

Bildirim süresinin sona ermesinden sonra, yani 31 Temmuz 2027 tarihinden sonra bildirimlere ilişkin düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır.

  1. Banka ve Aracı Kurumlarca Yapılacak İşlemler ve Verginin Ödenmesi

Yurt dışında bulunan varlıklar, Tebliğ ekindeki formun iki nüsha olarak hazırlanması suretiyle banka veya aracı kurumlara bildirilecektir.

Formun bir nüshası, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp banka veya aracı kurum tarafından tasdik edildikten sonra, banka dekontları veya işlem sonuç formları ile birlikte ilgilisine geri verilecektir.

Banka veya aracı kurumlar, bildirime konu varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden herhangi bir belge istemeyecektir.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıkların değeri üzerinden genel olarak %5 oranında vergiyi bildirim sahibinden peşin olarak tahsil edecektir.

Tahsil edilen vergi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar banka veya aracı kurum tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecektir.

Tebliğde, bildirilen varlıkların belirli finansal araçlarda belli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde indirimli vergi oranları uygulanacağı açıklanmıştır.

Buna göre banka veya aracı kurumlara bildirilen varlıkların;

  • Vadeli hesaplarda,
  • 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinde,
  • Kira sertifikalarında,
  • Girişim sermayesi yatırım fonlarında

belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde uygulanacak vergi oranları aşağıdaki şekilde olacaktır:

 

 

 

Taahhüt edilen süre

Vergi oranı

En az 5 yıl

0%

En az 4 yıl

1%

En az 3 yıl

2%

En az 2 yıl

3%

En az 1 yıl

4%

 

Bu indirimli oranlardan yararlanılabilmesi için, Tebliğ ekinde yer alan taahhütnamenin bildirim sırasında banka veya aracı kurumlara verilmesi zorunludur. Bu taahhütnameler için damga vergisi alınmayacaktır.

İndirimli oran uygulanması halinde de, %0 oranında vergi uygulanacak bildirimler dahil olmak üzere, bildirime konu varlıklar banka veya aracı kurum tarafından verilecek beyannameye dahil edilecektir.

Taahhüt edilen sürenin başlangıcında, bildirime konu varlıkların vadeli hesaplara, Devlet iç borçlanma senetlerine, kira sertifikalarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırıldığı tarih esas alınacaktır.

1 Ocak 2027 tarihinden 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde, Tebliğde belirtilen oranlara yarım puan ilave edilecektir.

31 Temmuz 2027 tarihinin yetki kullanılarak uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda bir puan artırımlı olarak uygulanacaktır.

Bildirimde bulunanların, bildirilen varlıkları süresinde Türkiye’ye getirmemeleri veya getirmekle birlikte banka veya aracı kurumlara transfer etmemeleri ya da yatırmamaları halinde, bu durum ilgili banka veya aracı kurum tarafından, bildirime konu varlıklara ilişkin beyannamenin verildiği vergi dairesine ayrıca bildirilecektir.

  1. Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Türkiye’ye Getirilmesi

Yurt dışında bulunan ve bildirim konusu yapılan varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.

Yurt dışından fiziki olarak getirilen varlıkların da bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, gümrük işlemlerinin tamamlanarak varlıkların ülkeye getirilmesi ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasını takip eden ilk iş günü sonuna kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara yatırılması gerekir.

Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba yapılan transferlerde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer eden kişinin farklı kişiler olması, Tebliğde belirtilen imkândan yararlanılmasına engel değildir.

Yurt dışında bulunan ancak varlık barışı kapsamında yer almayan varlıkların, örneğin taşınmazların, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülerek Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

 

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi veya fiziki olarak Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları varlıkların Türkiye’ye getirildiğinin tevsikinde kullanılabilecektir.

Fiziki olarak Türkiye’ye getirilen varlıklar bakımından, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirim yapılmış olması kaydıyla, Gümrük İdaresi tarafından bu varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirildiğine ilişkin belge aranacaktır.

Ayrıca, söz konusu varlıkların banka veya aracı kurumlara yatırılması sırasında, varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair Gümrük İdaresinden alınan belgenin ibraz edilmesi gerekmektedir.

Gümrük İdaresi, bu kapsamda yapılan bildirime ilişkin bilgileri alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür.

  1. Türkiye'de Bulunan Varlıkların Bildirilmesi

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Tebliğ ekinde yer alan bildirim formu ile banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin bildirimler aracı kurumlara da yapılabilecektir.

Bu kapsamda bildirimde bulunan gerçek ve tüzel kişiler tarafından ayrıca vergi dairesine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler ile mükellef olmakla birlikte Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma yükümlülüğü bulunmayanlar da Tebliğ kapsamındaki imkândan yararlanabilecektir.

Ayrıca, gelir vergisi mükellefi olmakla birlikte bildirim konusu varlıklarını mükellefiyetiyle ilişkilendirmeksizin bildirmek isteyenler de bu kapsamda işlem yapabilecektir.

Bu kişiler bakımından, Türkiye'de bulunan ancak bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda bulunmayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda açılacak hesaplara yatırılması ve bu durumun tevsik edici belgelerle ispat edilmesi zorunludur.

Tebliğde, şahıs şirketleri ile adi ortaklıkların gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmadığı, bunlar adına stopaj ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyet tesis edildiği belirtilmiştir.

Bu nedenle şahıs şirketleri ile adi ortaklıklar adına da bildirim yapılabilecektir.

Bu durumda;

  • Şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar katma değer vergisi yönünden,
  • Ortaklar ise gelir veya kurumlar vergisi yönünden,

Tebliğde öngörülen vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmamasına ilişkin hükümlerden yararlanabilecektir.

Türkiye'de bulunan varlıklara ilişkin olarak banka ve aracı kurumlar, bildirilen varlıkların değeri üzerinden genel olarak %5 oranında vergiyi peşin olarak tahsil edecektir.

Tahsil edilen vergi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilerek aynı süre içerisinde ödenecektir.

Bildirime konu edilen varlıkların;

  • Vadeli hesaplarda,
  • 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinde,
  • Kira sertifikalarında,
  • Girişim sermayesi yatırım fonlarında

Tebliğde belirtilen sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde ise yurt dışındaki varlıklar için açıklanan indirimli vergi oranları aynı şekilde uygulanacaktır.

  1. Şirket Adına Tasarruf Edilen Varlıkların Bildirimi

Tebliğde, şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya şirket ya da ortakları adına, 4 Haziran 2026 tarihinden önce düzenlenmiş vekâlet veya temsil sözleşmesine dayanılarak değerlendirilmek üzere tasarruf edilen varlıklar bakımından özel düzenleme yapılmıştır.

Bu kapsamda;

  • Yurt dışında bulunan varlıkların şirket adına bildirilerek Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurum hesaplarına transfer edilmesi,
  • Türkiye'de bulunmakla birlikte 4 Haziran 2026 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkların şirket adına bildirilmesi

halinde Tebliğ hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişiler tarafından tasarruf edilen varlıklar da şirket adına bildirilebilecektir.

Benzer şekilde, gerçek kişilere ait olmakla birlikte bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketler tarafından tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişi adına bildirilmesi mümkündür.

Ancak Tebliğde, bildirim dışındaki nedenlerle yapılacak vergi incelemelerinde söz konusu varlıkların şirket, şirket ortakları veya ilgili gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerektiği özellikle belirtilmiştir.

  1. Bildirilen Varlıkların Değerlenmesi

Banka veya aracı kurumlara bildirilecek varlıklar, bildirim tarihi itibarıyla aşağıdaki esaslara göre değerlendirilecektir.

  • Türk lirası cinsinden para nominal değeriyle,
  • Altın rayiç bedeliyle,
  • Döviz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru ile,
  • Pay senetleri borsa rayiciyle; borsa rayici bulunmaması halinde rayiç bedeliyle, bunun da belirlenememesi halinde alış bedeliyle, alış bedeli de bilinmiyorsa nominal değeriyle,
  • Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları aynı esaslara göre,
  • Yatırım fonu katılma payları ilgili piyasadaki kapanış fiyatıyla,
  • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar ise sırasıyla borsa rayici, rayiç bedel, alış bedeli veya nominal değer esas alınarak

değerlendirilecektir.

Bildirimlerde varlıkların Türk lirası karşılığı esas alınacaktır.

Tebliğe göre rayiç bedel, bildirimin yapıldığı tarihte söz konusu varlık için oluşan gerçek alım-satım bedelidir.

Borsa rayicine göre değerlenmesi gereken varlıklarda ise, bildirimin yapıldığı tarihte varlığın işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan fiyatlar esas alınacaktır.

Döviz cinsinden varlıklarda ise bildirim tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

Bildirimden sonra yapılan hata düzeltmeleri veya bildirilen varlık tutarının azaltılmasına yönelik düzeltmelerde, ilk bildirim tarihindeki değer esas alınacaktır.

Tebliğde indirimli vergi oranından yararlanmak amacıyla taahhütte bulunanların;

  • Yurt dışındaki varlıklarda transfer veya yatırma tarihinden,
  • Türkiye'deki varlıklarda ise bildirim tarihinden

itibaren 10 gün içinde bildirilen tutarları taahhüt edilen yatırım araçlarına dönüştürmeleri gerektiği açıklanmıştır.

Dönüşüm işlemlerinde, dönüştürülen varlıkların dönüşüm tarihindeki Tebliğde belirtilen değerleme ölçülerine göre hesaplanan değeri esas alınacaktır.

  1. Bildirilen Varlıkların Kanuni Defter Kayıtlarına Alınması

Tebliğ uyarınca, bildirilen varlıkların Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından kanuni defterlere kaydedilmesi zorunludur.

Buna karşılık, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma yükümlülüğü bulunmayan mükelleflerin bu kapsamda kanuni defterlere kayıt yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Yurt dışında bulunan varlıkların şirket adına bildirilmesi halinde, Tebliğin sağladığı imkânlardan ilgili şirket yararlanacağından, bildirilen varlıkların şirketin kanuni defterlerine kaydedilmesi gerekmektedir.

Şahıslar adına yapılan bildirimlerde ise kayıt yükümlülüğü ilgili kişi tarafından yerine getirilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bildirdikleri ve kanuni defterlerine kaydettikleri varlıklar için pasifte özel bir fon hesabı açacaklardır.

Tebliğde bu fon hesabına ilişkin aşağıdaki esaslar düzenlenmiştir:

  • Fon hesabındaki tutar sermayenin bir unsuru sayılacaktır.
  • Bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecektir.
  • Sermayeye ilave edilmesi dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır.
  • İşletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyecektir.
  • Gelir Vergisi Kanununun 81. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20. maddeleri kapsamında gerçekleşen devir ve bölünme işlemlerinde de vergilendirme yapılmayacaktır.

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise bildirdikleri kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir.

Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce;

  • Türkiye'ye getirilen yurt dışı varlıkları,
  • Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen Türkiye'deki varlıklar,

dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeye dahil edilecektir.

Bu varlıklar, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi şartıyla, vergiye tabi kazancın ve kurumlar açısından dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.

Türkiye'de bulunan varlıkların, banka veya aracı kurumlara bildirildiği tarihte Tebliğde belirtilen değerleme esaslarına göre belirlenen Türk lirası karşılığı üzerinden kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.

Bu varlıkların daha sonra elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde, kanuni defterlere kaydedilen bu bedel esas alınacaktır.

  1. Gelir ve Gider Uygulaması

Tebliğ uyarınca, bildirim konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına alınan varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar gelir ve kurumlar vergisi açısından gider veya indirim olarak dikkate alınmayacaktır.

Buna karşılık, söz konusu varlıkların elde tutulmasından veya elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar genel hükümlere göre gelir veya kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.

Bildirim nedeniyle ödenen vergiler gider olarak yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.

  1. Vergi İncelemesi ve Tarhiyat Yapılmayacak Haller

Tebliğin en önemli düzenlemelerinden biri, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar bakımından vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasına ilişkin şartların açıklanmasıdır.

Bu korumadan yararlanılabilmesi için Tebliğde belirtilen şartların birlikte yerine getirilmesi gerekmektedir.

Yurt dışında bildirilen varlıklar bakımından vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması için;

  • Bildirilen varlıkların bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurum hesaplarına transfer edilmesi,
  • Bildirime ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi,
  • İndirimli vergi oranından yararlanılmışsa taahhüt şartlarına uyulması,
  • Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce bildirilen varlıkların kanuni defterlere kaydedilmesi,
  • Bilanço esasına göre defter tutanlarda pasifte özel fon hesabı açılması (diğer defter tutanlarda ilgili defterlerde gösterilmesi),
  • Fon hesabının ve bildirilen varlıkların iki yıl geçmeden işletmeden çekilmemesi,
  • Fon hesabının sermayeye ilave dışında başka amaçla kullanılmaması

gerekmektedir.

Türkiye'de bulunan varlıklar için ise;

  • Bildirilen varlıkların kanuni defterlere kaydedilmesi,
  • Bilanço esasına göre defter tutanlarda pasifte özel fon hesabı açılması (veya ilgili defterlerde gösterilmesi),
  • Fon hesabının ve varlıkların iki yıl geçmeden işletmeden çekilmemesi,
  • Fon hesabının sermayeye ilave dışında kullanılmaması,
  • Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişiler bakımından bildirilen varlıkların banka veya aracı kurum hesaplarına yatırıldığının belgelenmesi,
  • Bildirime ilişkin hesaplanan verginin süresinde ödenmesi,
  • İndirimli oran uygulanmışsa taahhüt şartlarına uyulması

zorunludur.

Tebliğde, bildirilen varlıklar dışındaki nedenlerle başlamış vergi incelemeleri veya takdir işlemleri sonucunda matrah farkı bulunması halinde uygulanacak esaslar da açıklanmıştır.

Buna göre, bulunan matrah farkının bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespit edilmesi halinde;

  • Bildirilen varlık tutarı bulunan matrah farkına eşit veya daha yüksek ise gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden tarhiyat yapılmayacaktır.
  • Bildirilen varlık tutarı matrah farkından düşük ise yalnızca bildirilen tutarı aşan kısım üzerinden gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden tarhiyat yapılacaktır.

Tebliğe göre, vergi incelemesine başlanıldıktan veya mükellef takdir komisyonuna sevk edildikten sonra yapılan bildirimler, söz konusu inceleme veya takdir sonucunda bulunan matrah farkları bakımından koruma sağlamayacaktır.

Bu durumda bildirilen tutarlar matrah farkına mahsup edilemeyecektir.

Buna karşılık, vergi idaresinin bilgi sahibi olduğu bir olay nedeniyle henüz incelemeye başlanmamış veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmamış olması halinde, bu aşamadan önce yapılan bildirimler Tebliğ hükümlerinden yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Aşağıdaki hallerde Tebliğ kapsamında sağlanan vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasına ilişkin korumadan yararlanılamayacaktır:

  • Bildirilen yurt dışı varlıklarının iki ay içinde Türkiye'ye getirilmemesi,
  • Banka veya aracı kurumlara transfer edilmemesi veya yatırılmaması,
  • Bildirime ilişkin vergilerin süresinde ödenmemesi,
  • İndirimli vergi oranı için verilen taahhütlere uyulmaması,
  • Tebliğde öngörülen diğer şartların yerine getirilmemesi.

Taahhüt süresine uyulmaması halinde, varlığın bulunduğu banka veya aracı kurum tarafından zamanında tahsil edilmeyen vergi hesaplanacak, bu vergi gecikme faizi ile birlikte kesinti yoluyla tahsil edilerek ilgili vergi dairesine ödenecektir.

Tebliğde ayrıca, bu vergiler için vergi ziyaı cezası uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Bildirim konusu varlıkların Türkiye'ye getirilmemesi veya banka ya da aracı kurumlara transfer edilmemesi nedeniyle şartların ihlal edilmesi halinde ise, zamanında alınmayan vergiler banka veya aracı kurumun bildirimi üzerine vergi dairesi tarafından gecikme faiziyle birlikte aranacaktır. Bu durumda da vergi ziyaı cezası uygulanmayacaktır.

Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)

Saygılarımızla…

Not: Bu sirküler bilgilendirme amaçlıdır. Sirkülerde yer alan konu ile ilgili olarak profesyonel bir danışmana başvurunuz.