Sözleşme kapsamında satılan ilaçlar için uygulanan ilave iskontolarda KDV tutarının ayrıştırılması hk.

Sözleşme kapsamında satılan ilaçlar için uygulanan ilave
iskontolarda KDV tutarının ayrıştırılması hk.
Sayı: 
64597866-130[35]-10510
Tarih: 
24/06/2021
T.C. 
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı : 64597866-130[35]-10510 24.06.2021
Konu : Sözleşme kapsamında satılan ilaçlar
için uygulanan ilave iskontolarda
KDV tutarının ayrıştırılması hk.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış
ilaçların Türkiye'ye ithalatının, ithal edilen ilaçların yurt içinde sağlık personeline, eczanelere
tanıtımının yapıldığı ve ana distribütörlük faaliyetlerinin yürütüldüğü, ilaçlar ithal edildikten sonra
yurt içinde ecza depoları vasıtasıyla eczanelere dağıtımının yapıldığı, hastaların da reçete
karşılığında eczanelerden ihtiyacı olan ilaçları tedarik ettiği, geri ödeme sistemi içinde olan ilaçların
bedelinin Sağlık Bakanlığı tarafından ödendiği, Sağlık Bakanlığı tarafından ilaçların
fiyatlandırılması ile ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığı ve bütçe dahilinde iskontolar uygulandığı,
Şirketiniz ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında imzalanan "Alternatif Geri Ödeme
Sözleşmesi" çerçevesinde sözleşme kapsamında satılan (… isimli) ilaçlar üzerinden belli bir
hesaplamayla ilave iskonto uygulanmasına karar verildiği ve hesaplanan iskonto tutarının SGK
tarafından "Borç Bildirim Belgesi" ile tebliğ edildiği belirtilerek, SGK tarafından tebliğ edilen "Borç
Bildirim Belgesi"nin yeterli olup olmadığı, tebliğ edilen iskonto tutarının içinde katma değer vergisi
(KDV) tutarının olması sebebiyle toplam iskonto tutarının tamamının mı gider kaydedileceği yoksa
toplam iskonto tutarından KDV tutarının ayrıştırılarak mı gider kaydedileceği hususunda
Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir
hesap döneminde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının
tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm
altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 nci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın,
teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark
olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan
indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise bu farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle
tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41
nci maddeleri hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilebilecek
giderler sayılmış olup, bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde
edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler ile (3) numaralı bendinde işle ilgili olmak
şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve
tazminatların ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası"
ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş
olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve
işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu
esas dikkate alındığında, bir gelir veya gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece,
mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması
gerekmektedir.
Dolayısıyla; kurum kazancının tespitinde, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde yer
alan hükümlerin dikkate alınması gerekir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından yurt dışından ithal edilerek Nisan/2018
döneminde SGK'ya fatura edilen kutu adetleri esas alınarak kurum alacağı olarak hesaplanan ve
SGK tarafından düzenlenen "Borç Bildirim Belgesine" istinaden Şirketinizce SGK'ya ödenen söz
konusu iskonto tutarının, içerisinde yer alan KDV tutarı hariç olmak üzere, kurum kazancının
tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Vergi Usul Kanunu Yönünden:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 171 inci maddesinde, "Mükellefler bu kanuna göre tutacakları
defterleri vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları sağlıyacak şekilde tutarlar:
1.Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tesbit etmek;
2.Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tesbit etmek;
3.Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4.Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek;
5.Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını
(emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve incelemek."
hükümleri yer almakta olup, maddede belirtilen amaçları sağlayacak şekilde mezkûr Kanun
gereğince tutulması zorunlu defterlere yapılan kayıtların tevsikine ilişkin hükümlere ise Kanunun
227 ve müteakip maddelerinde yer verilmiştir.
Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu
Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların
tevsikinin mecburi olduğu hükme bağlanmış olup, söz konusu kayıtların Kanunun 229 uncu ve
müteakip maddelerinde düzenlenen veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma
zorunluluğu getirilen belgelerden uygun olanı ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, aynı Kanunun;
- 242 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir hüküm
ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename,
taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri,
vergi makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar.",
- 253 üncü maddesinde, " Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları
defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından
başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar."
hükümleri yer almaktadır.
Bu bağlamda, Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde, belge düzenleme yükümlülüğü
bulunmayan (kurumlar vergisi veya katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayan) kamu
kurumlarınca gerçekleştirilen işlemlere (mal teslimi ve hizmet ifaları ile diğer muamelelere) ilişkin
muhatap mükelleflerin kayıtlarının tevsikinde, söz konusu kurumlarca düzenlenen ve tabi oldukları
ilgili mevzuat dahilinde düzenlemiş oldukları belgelerin kullanılması mümkündür.
Dolayısıyla, somut durumda, SGK tarafından düzenlenen "Borç Bildirim Belgesi"nin kayıtların
tevsikinde, adı geçen Kurumun tabi olduğu ilgili mevzuat dahilinde düzenlenmiş bir belge olmasına
bağlı olarak, tevsik edici belge olarak kabul edilmesi mümkün olup, bu belgelerin Vergi Usul
Kanununun ilgili hükümlerine göre muhafaza ve yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz
edilmesi gerektiği tabiidir.
KDV Kanunu Yönünden:
3065 sayılı KDV Kanununun;
-1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
-10 uncu maddesinde, malın teslimi ve hizmetin yapılmasıyla, malın tesliminden veya hizmetin
yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen
miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle, vergiyi doğuran olayın
meydana geldiği,
-20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden
bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar
adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne surette olursa olsun alınan veya bunlarca
borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve
değerler toplamını ifade ettiği,
-25/a maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari
teamüllere uygun miktardaki iskontoların KDV matrahına dahil olmayacağı,
-29/1-a maddesinde, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak
düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi, yaptıkları vergiye tabi işlemler
üzerinden hesaplanan KDV'den indirebileceği,
-35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya
sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan
mükelleflerin bunlar için borçlandığı vergiyi, bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme
hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem
içinde düzeltebileceği,
-58 inci maddesinde, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe
indirilebilecek KDV'nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul
edilemeyeceği,
hüküm altına alınmıştır.
Şirketiniz ile SGK arasında … tarihinde imzalanan "Alternatif Geri Ödeme Sözleşmesi"nden Sosyal
Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği eki "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi (EK/4-A)"nde yer
almakta olan "…" ve "..." isimli ilaçlar için mevcut perakende fiyatları esas alınarak ilave iskonto
hesaplanacağı ve SGK'ya iade edileceği, SGK tarafından belirlenen iade tutarının Şirketinize tebliğ
edileceği ve Şirketinizce SGK tarafından bildirecek hesaba bu tutarın yatırılması suretiyle ilave
iskontoya bağlı iadenin gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır.
Buna göre, Şirketiniz tarafından yurt dışından ithal edilerek … döneminde SGK'ya fatura edilen
kutu adetleri esas alınarak kurum alacağı olarak hesaplanan ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
düzenlenen "Borç Bildirim Belgesi" ile Şirketinize tebliğ edilen iskonto tutarı nedeniyle, teslimi
yapılan (… isimli) ilacın matrahında değişiklik meydana geleceğinden, "Alternatif Geri Ödeme
Sözleşmesi" gereğince hesaplanan söz konusu iskonto tutarının içerisinde yer alan KDV'nin iç yüzde
yöntemiyle ayrıştırılarak 3065 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde belirtilen şekilde düzeltilmesi
mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.