SözMTaşınmazların 2 tam yıl süre ile şirket aktifinde bulundurulması ile ilgili sürenin tespitiüteahhidin kendi hisselerine düşen daireleri Üçüncü şah

Taşınmazların 2 tam yıl süre ile şirket aktifinde
bulundurulması ile ilgili sürenin tespiti
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.35.17.01-35-02-114297
Tarih: 
06/11/2017
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : 21152195-35-02-114297 06.11.2017
Konu : Taşınmazların 2 tam yıl süre ile şirket 
aktifinde bulundurulması ile ilgili
sürenin tespiti
 
 
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 26/02/2010 tarihinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ile
satış sözleşmesi imzalanan, 04/11/2010 tarihinde fatura karşılığı fiilen teslim alınan ve 2011
yılından itibaren şube işyeri olarak kullanılan ve 26/03/2015 tarihinde tapuda firmanız adına tescil
edilen  taşınmazın  satışında  Kurumlar  Vergisi  ve  Katma  Değer  Vergisi  istisnasından
yararlanılabilmesi için iki tam yıl süreyle şirket aktifinde bulundurulmasına ilişkin olarak hangi
tarihin baz alınacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
 
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
 
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun istisnaları düzenleyen 5 inci maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak
hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının
satışından doğan kazançların %75'lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu, bu istisnanın
satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın
yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmasının ve satış
bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart
olduğu, bu sürede tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, aynı şekilde istisna edilen kazançtan beş yıl içinde
sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen
kısmına uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin de ziyaa uğramış
sayılacağı, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla
ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında
olduğu hükme bağlanmıştır.
 
Konuya ilişkin olarak 03/04/2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Seri No.lu
Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6. Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa
senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası" başlıklı kısmında ayrıntılı açıklamalara yer
verilmiş olup "5.6.2.2.1. Taşınmazlar" alt başlığında; 
"İstisnaya konu olan taşınmazlar, Türk Medeni Kanununda "Taşınmaz" olarak tanımlanan ve esas
niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit
olan mallardır.
 
Bunlar Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinde;
 
   -Arazi,
   -Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
   -Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler
 
olarak sayılmıştır.
 
Elden çıkarılacak taşınmazlardan doğacak kazancın, bu istisna uygulamasına konu olabilmesi için
taşınmazın Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesi gereğince kurum adına tapuya tescil edilmiş
olması gerekmektedir. Bu nedenle, ilgili kurum adına tapuya tescili yapılmamış bir binanın
satışından doğan kazanca bu istisna uygulanmayacaktır.
 
Fiiliyatta cins tashihinin kurum adına tapuya tescilinin yapılmasında çeşitli nedenlerle gecikmeler
olabilmektedir. Bu gibi durumlarda, taşınmazın işletme aktifinde iki yıl süreyle bulunup
bulunmadığının, tespitinde, işletmede iki yıldan fazla süreyle sahip olunarak fiilen kullanıldığının,
yapı inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya resmi kurum kayıtlarından birisi ile tevsik edilebilmesi
mümkün olabilecektir.
 
Örneğin; organize sanayi bölgeleri tarafından verilen tahsis belgesine istinaden veya çeşitli
nedenlerle iki yıldan fazla süreyle fiilen kullanılan ancak, tapuda kurum adına henüz tescil
edilmemiş bir taşınmazın tahsis belgesine dayanılarak veya zilyetliğin devri suretiyle satılması
durumunda bir taşınmaz satışından bahsedilemeyeceğinden istisna uygulanmayacak, ancak, iki tam
yıl kullanıldığı yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde tevsik edilen taşınmazın tapuda kurum
adına tescil edildikten sonra satılması halinde, satıştan elde edilen kazançlar bu istisna kapsamında
değerlendirilecektir." açıklamalarına yer verilmiştir.
 
Buna göre, 26/02/2010 tarihinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ile satış sözleşmesi imzalanan,
04/11/2010 tarihinde fatura karşılığı teslim alınan, 2011 yılından itibaren şube işyeri olarak fiilen
kullanıldığı belirtilen ve 26/03/2015 tarihinde tapuda şirketiniz adına tescil edilen taşınmazın
satışında Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan
istisnanın uygulanması açısından aktifte bulundurma süresinin tespitinde, doğruluğu teyit edilebilir
belgelerle (teslim tutanağı, elektrik, su veya doğalgaz aboneliği vb. belgeler) tevsik edilmek
kaydıyla söz konusu taşınmazın Başbakanlık Toplu Konut İdaresi tarafından kullanımınıza
bırakıldığı tarih veya taşınmazın iki tam yıl kullanıldığının vergi dairesi tespiti veya resmi kurum
kayıtlarından birisi ile tevsik edilmesi halinde taşınmazın fiilen işyeri olarak kullanılmaya başlandığı
tarih esas alınabilecektir. 
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
 
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;
 
-1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de
yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
 
-2/1 inci maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket
edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu,
 
-10/a maddesinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya
hizmetin yapılması anında; 10/b maddesinde de, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından
önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı
olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana
geldiği,
 
-17/4-r maddesinde (18/01/2017 tarih ve 6770 sayılı Kanunla değişik) kurumların aktifinde en az iki
tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve
teslimlerin KDV den istisna edildiği, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların,
bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı
dışında olduğu,
 
hüküm altına alınmıştır.
 
03/02/2017 tarihli 10 Seri No'lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile değişik KDV Genel Uygulama
Tebliğinin "II/F-4.16.1 Taşınmaz Satışlarında İstisna Uygulaması" başlıklı bölümünde konuya ilişkin
açıklamalara yer verilmiştir.
 
Buna göre, taşınmaz teslimlerinde mülkiyetin devri, taşınmazın tapuda alıcı adına tescil edilmesi
suretiyle gerçekleşmekle birlikte, tapuya alıcı adına tescilin yapılmasından önce taşınmazın alıcının
fiili kullanımına sunulması (fiili olarak teslim edilmesi) ve alıcı tarafından malik gibi kullanılmaya
başlanması halinde, KDV uygulaması bakımından vergiyi doğuran olay taşınmazın alıcının fiili
kullanımına bırakılması anında meydana gelmektedir.
 
Dolayısıyla, satışa konu taşınmazın Şirketiniz adına tapuda tescil edilip edilmediğine bakılmaksızın,
KDV uygulaması bakımından vergiyi doğuran olay taşınmazların alıcının fiili kullanımına sunulması
(teslim tutanağı, elektrik, su veya doğalgaz aboneliği vb. belgeler ile tevsik edilmek kaydıyla) ile
gerçekleştiğinden, fiili kullanıma bırakılma tarihi itibariyle iki tam yıldan fazla süredir Şirketiniz
aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazın teslimi, Kanunun 17/4-r maddesi uyarınca KDV den istisnaolacaktır.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
  
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.