Tapuda "6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır" şerhi bulunan taşınmazların alım-satım işlemlerinden, 6306 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi uyarınca
Özelge: Tapuda "6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır"
şerhi bulunan taşınmazların alım-satım işlemlerinden, 6306
sayılı Kanun'un 7'nci maddesi uyarınca tapu harcı aranılıp
aranılmayacağı hususunda
Sayı:
97895701-140[57-2013/165]-1519
Tarih:
19/09/2013
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
Sayı : 97895701-140[57-2013/165]-1519 19/09/2013
Konu : Riskli yapı olduğu tespit edilen taşınmazların
satışında tapu harcı
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, ... A.Ş. adına kayıtlı İstanbul
ili ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ve ... numaralı parsel ile ... ada ve ... numaralı parselde kayıtlı
bağımsız bölümler üzerinde tapuda "6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır" şerhinin bulunduğu
belirtilerek söz konusu taşınmazların alım-satım işlemlerinden, 6306 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi
uyarınca tapu harcı aranılıp aranılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edildiği
anlaşılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57'nci maddesinde; tapu ve kadastro işlemlerinden bu
Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu belirtilmiş,
Kanun'a ekli (4) sayılı tarifenin I-20/a fıkrasında, "Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye
kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün
beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri
icra ve şuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir
eden ve devir alan için ayrı ayrı binde 20" harç alınacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 123'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında; özel kanunlarla harçtan muaf tutulan
kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan; 6306 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinde "Bu Kanunun amacı; afet riski
altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat
norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme,
tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir." denilmiş, 3'üncü maddesinin 1'inci
fıkrasında ise "Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve
esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni
temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç
Bakanlığa veya İdareye bildirilir." hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı Kanun'un 6'ncı maddesinin
1'inci fıkrasında; üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş
olan kat irtifakı veya kat mülkiyetinin, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi
üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak
veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları
oranında tescil edileceği, bu taşınmazların sicilinde bulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar
ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerhin, hisseler üzerinde devam edeceği, bu
şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit ve ifraz işlemlerinin Bakanlık, TOKİ
veya İdare tarafından resen yapılacağı veya yaptırılacağı hüküm altına alınmış olup 15/12/2012
tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların DönüştürülmesiHakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Uygulama alanındaki taşınmaz maliklerinin hakları
ve tapuya tescil işlemleri" başlıklı 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında "Yapılacak konut ve
işyerlerinin niteliği ve büyüklüğü ilgili kurumca belirlenmek kaydıyla, uygulama alanındaki
taşınmaz maliklerine öncelikle uygulama alanında yapılacak olan konut ve işyerlerinden verilmek
üzere bunlarla sözleşme akdedilir." denilmiştir.
Diğer taraftan 6306 sayılı Kanun'un 7'nci maddesinin 9'uncu fıkrasında ise "Bu Kanun
uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı,
belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve
diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta
muameleleri vergisinden müstesnadır." hükmüne yer verilmiştir.
6306 sayılı Kanun'un incelenmesinden, kanunun amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu
alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına
uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere
dair usul ve esasları belirlemek olduğu, bu uygulamada gayrimenkulü yıkılanlar lehine hak sahipliği
esasının benimsendiği, Kanunun uygulanmasından ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İdare (Belediye
ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında İl Özel İdareleri, büyükşehirlerde
büyükşehir belediyelerini ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi halinde büyükşehir belediyesi
sınırları içinde ilçe belediyeleri) ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığının yetkili olduğu
anlaşılmaktadır.
Buna göre, yapılacak konut ve işyerlerinin niteliği ve büyüklüğü ilgili kurumca belirlenmek
kaydıyla; uygulama alanındaki taşınmaz maliklerine, uygulama alanında yapılacak olan konut ve
işyerlerinden, taşınmaz malikleri ile düzenlenen sözleşme kapsamında verilecek gayrimenkullerin
hak sahipleri adına tapuya tescilinde harç aranılmaması gerekmektedir. Uygulama alanlarında bu
kapsam dışında kalan gayrimenkul satışlarının ise yukarıda açıklanan istisna hükmü kapsamında
değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.