Taşımacılık istisnasında Geçici Vergi ve KDV beyan dönemi hk.
Özelge: Taşımacılık istisnasında Geçici Vergi ve KDV beyan
dönemi hk.
Sayı:
11395140-019.01-959
Tarih:
02/07/2013
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı : 11395140-019.01-959 02/07/2013
Konu : Taşımacılık istisnasında Geçici Vergi ve KDV beyan
dönemi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; uluslararası taşımacılık faaliyetinde bulunduğunuz
belirtilerek, düzenlenecek faturanın hangi tarihlerde muhasebe kayıtlarına alınacağı, muhasebe
kurunun nasıl dikkate alınacağı ile bu faturaların hangi döneme ilişkin KDV beyannamesi ve kurum
geçici vergi beyannamesine dahil edileceği hususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.
I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin,
mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı,
safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki
hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun "Bilânço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci
maddesinde ise; bilânço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi
sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya
sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin
ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun
değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme
bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinde de; safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek
giderler sayılmıştır.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası"
ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş
olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve
işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu
esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve
tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 194 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "4-Götürü gider uygulamasında
hasılat" başlıklı bölümünün, "c) Yurt Dışı Taşımacılık Hasılatı" alt başlıklı bölümünde ise, "Yurt dışı
taşımacılık" ifadesinden başlangıç veya bitiş noktasından herhangi biri veya her ikisi yurt dışında
bulunan taşımacılık işlerinin anlaşılması gerektiği, ayrıca döviz olarak elde edilen yurt dışı
taşımacılık hasılatının Türk Lirası karşılığının tespitinde, hasılatın kanuni defterlere kaydedildiği
tarihte geçerli olan ve T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilmiş döviz alış kurlarının esas
alınacağı belirtilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin söz konusu taşımacılık faaliyetlerinden elde
ettiği gelirlerin, taşımacılık hizmetinin tamamlandığı, yani malın alıcısına teslim edildiği tarihtetahakkuk ettiğinin kabul edilmesi ve bu tarih itibariyle de ilgili geçici vergi dönemi ile takvim
yılında kurum kazancına dâhil edilmesi gerekmektedir.
II -KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; Türkiye'de
yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve
hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
10 uncu maddesinin (a) bendinde; vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası
hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile (b) bendinde; malın tesliminden veya hizmetin
yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen
miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi ile (c) bendinde; kısım kısım
mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir
kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması sırasında meydana geleceği,
14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan
taşımacılık işlerinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işlerinin vergiden müstesna
olduğu,
32 nci maddesinde ise, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s maddeleri kapsamına giren
işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirimle giderilemeyen KDV nin iade edileceği, hüküm altına
alınmıştır.
Diğer taraftan, aynı Kanunun 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının verdiği yetkiye
dayanılarak 24/12/1984 gün ve 84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile
yabancı ülkeler arasında deniz, hava, kara ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işleri
vergiden istisna edilmiştir.
15 Seri No'lu KDV Genel Tebliğinin "Taşımacılık İstisnası" başlıklı (D) bölümünde de, söz
konusu istisna kapsamına yabancı ülkede başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona
eren, yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye'de sona eren ve Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede
sona eren taşımacılık işlerinin girdiği belirtilmiştir.
Uluslararası taşımacılıkta Türkiye'ye giriş veya çıkış tarihleri, istisnanın beyan edileceği en
erken dönemini belirlemek bakımından önem taşımaktadır. İstisnanın, daha önce fatura düzenlense
dahi, giriş veya çıkış tarihlerinden daha erken bir dönemde beyan edilmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla, yurtdışından Türkiye'ye, Türkiye'den yurtdışına yapılan taşımalarda, taşımacılık
istisnasının malın teslim edildiği tarihi içine alan dönemde beyanı mümkün bulunmaktadır.
Bu şekilde, yurtdışından Türkiye'ye yapılan taşımalarda istisnanın beyan edileceği dönem
konusunda hizmetin bittiği, yani malın istenilen adrese teslim edildiği tarih esas alınmak suretiyle
Türkiye'ye giriş ile teslim mahalli arasındaki harcamalara ait KDV nin de iade hesabına alınması
mümkün olabilecektir.
III - VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 219 uncu maddesinde, muameleler defterlere zamanında
kaydedileceği fakat, muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve
vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesinin şart olduğu, bu gibi kayıtların on
günden fazla geciktirilemeyeceği, kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro
gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde,
muamelelerin bunlara işlenmesinin deftere işlenmesi hükmünde olduğu, ancak bu kayıtların,
muamelelerin esas defterlere işlenmesinin 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz
vermeyeceği, günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç
defterine muamelelerin günü gününe kaydedileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun, "Fatura" başlıklı 229 uncu maddesinde; "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar
tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır."
"Faturanın Nizamı" başlıklı 231 inci maddesinin 5 inci fıkrasında; "Fatura, malın teslimi
veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içinde
düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, (yurtdışına nakledilen malın müşteriye teslimiyle hizmet tamamlanmış
olacağından) nakliye hizmetinin tamamlandığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde fatura
düzenlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, nakliye hizmetine ilişkin faturanın düzenlendiği tarihten itibaren 10 gün
içerisinde, işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin düzen ve açıklığını bozmayacak bir
zaman zarfında yasal defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. Ancak, şirketinizin kayıtlarını devamlı
olarak yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürütmesi halinde,
işlemlerin söz konusu belgelere işlenmesi kaydıyla, esas defterlere en fazla 45 gün içinde işlenmesi
mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.