Taşınmazların sahibi tarafından çocuklarına ivazsız intikalinde vergisel durum hk.

Kanun Numarası

7338

Kanun

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Özelge No

90792880-160.01.03[2013/53]-888

Özelge Tarihi

17.09.2014

Taşınmazların sahibi tarafından çocuklarına ivazsız

intikalinde vergisel durum hk.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı :90792880-160.01.03[2013/53]-888 17/09/2014

Konu:Taşınmazların sahibi tarafından çocuklarına ivazsız intikalinde vergisel

durum.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ekinde yer alan dilekçede sözü edilen

konulara  ilişkin olarak Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

            GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37 inci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü

ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer

verilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde ise;

gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden

1

elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.

            Öte yandan, ticari faaliyet bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta

olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon

tarafından icra edilen faaliyetin "ticari faaliyet" olma niteliğine etki etmemektedir.

Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı

gerekmemekle birlikte faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte

değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması, şahsi ihtiyaç kapsam

ve sınırlarını aşması gerekmektedir.

            Gayrimenkul alım satımı ticari bir organizasyon içinde yapıldığında alım satımın

ticari faaliyetin bir unsuru sayılması, ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi

unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde ise faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile

yapıldığını belirleyen objektif ölçü olarak muamelede çokluk olup olmadığına bakılması

gerekmektedir.

            Bu itibarla, gayrimenkullerin iktisap tarihinden sonra aynı kişiye farklı tarihlerde

veya farklı kişilere aynı tarihte satılması veya birbirini izleyen yıllarda satılması

durumunda yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına

karine teşkil edeceğinden, elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanunu'nun 37'nci

maddesine göre "ticari kazanç" olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

            Diğer taraftan Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında;

vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek

mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek

mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi

tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı,

iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad

olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait

olduğu hükme bağlanmıştır.

            Öte yandan, özelge talep formunuzda kat karşılığı edindiğiniz gayrimenkullerin

çocuklarınıza ve çocuklarınızın eşlerine herhangi bir bedel alınmadan devirlerinin

gerçekleştirildiğini belirtmekle birlikte özelge talep formu ekinde yer alan tapu senedi

fotokopilerinden anılan gayrimenkullerin, 2005 yılından itibaren muhtelif tarihlerde,

bedel karşılığı satış işlemi yapılmak suretiyle tapuda devirlerinin tescil edildiği

görülmüştür.

            Buna göre sahip olduğunuz gayrimenkulleri 2005 ve takip eden yıllarda

çocuklarınıza ve çocuklarınızın eşlerine yaptığınız satış işlemi sonucu elde ettiğiniz

kazancın ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak söz

konusu gayrimenkullerin çocuklarınıza ve çocuklarınızın eşlerine bedelsiz devredilmesi

başka bir deyiş ile hibe veya bağışa ilişkin vergisel ödevlerin yerine getirilerek devir

işlemlerinin gerçekleştirilmesi halinde bu satışlar nedeniyle adınıza gelir vergisi kanunu

2

yönünden vergileme yapılması söz konusu olmayacaktır.

            Ayrıca özelge talep formunuzda belirtilen gayrimenkul satışlarından başka kendi

adınıza satışların olması durumunda ise ticari kazanç hükümlerine göre

vergilendirileceği de tabiidir.

            VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye

Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların

veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan

diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 2 nci

maddesinin (d) fıkrasında ise ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir

tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği belirtilmiştir.

            Kanunun 5 inci maddesinde; "Veraset ve İntikal Vergisinin mükellefi, veraset

tarikiyle veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıstır" denilerek veraset ve intikal

vergisinin mükellefi tarif edilmiştir. 7 nci maddesinde de veraset yoluyla  veya sair

suretle ivazsız bir tarzda mal iktisap edenlerin iktisap ettikleri malları bir beyanname ile

bildirmeye mecbur oldukları, 9 uncu maddenin 2 nci fıkrasında ise ivazsız intikallerde

malların hukuken iktisap edildiği tarihi takip eden bir ay içinde beyanname verileceği

hükme bağlanmıştır.

             Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun

karşılıksız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi

olup, verginin mükellefi veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisap eden kişilerdir.

            Bu itibarla, sahibi bulunduğunuz gayrimenkullerin bir kısmının çocuklarınıza

bedelsiz devri ivazsız bir intikal olup veraset ve intikal vergisine tabi tutulması

gerekmektedir. Dolayısıyla söz konusu intikallerin mükelleflerince bir beyanname ile ilgili

vergi dairesine beyan edilip veraset ve intikal vergisinin ödeneceği tabiidir.

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

          

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış

bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,

bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası

kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.