Terekenin mirasçılar arasında paylaşımında noterde düzenlenen rızai taksim sözleşmesine itibar edilmesi gerekir.

Kanun Numarası

7338

Kanun

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Özelge No

B.07.0.GEL.0.60/6000-2135/37858

Özelge Tarihi

22.10.1998

Terekenin mirasçılar arasında paylaşımında noterde

düzenlenen rızai taksim sözleşmesine itibar edilmesi

gerekir.

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelirler Genel Müdürlüğü

TARİH : 22.10.1998

SAYI : B.07.0.GEL.0.60/6000-2135/37858

KONU : Terekenin mirasçılar arasında paylaşımında

noterde düzenlenen rızai taksim sözleşmesine

itibar edilip edilmeyeceği hk.

ANKARA VALİLİĞİNE

(Defterdarlık : Vasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğü)

İLGİ : 27.04.1998 gün ve B.07.4.DEF.0.06.12/VSL:VRS:23-242-454/3628 sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazınız ve eklerinin incelenmesinde;

- .....'in 28.09.1997 tarihinde vefatı üzerine sağlığında düzenlemiş olduğu 08.10.1993

tarihli vasiyetname ile ....'ı mansup mirasçı olarak tayin ettiği ve buna ilişkin

vasiyetnamenin ..... Mahkemesinin ... gün ve .... sayılı kararı ile kesinleştiği,

- Veraset ilamının çıkartılmasından sonra mirasçılar arasında 19.12.1997 tarihinde

düzenlenmiş miras taksim sözleşmesi bulunduğu, ancak vasiyetname ve mahkeme

kararında mansup mirasçının terekeden alacağı payın gösterilmediği, vergi dairesince

1

de muristen intikal eden terekenin tamamı 36 pay kabul edilerek; 9/36 payı eşine, 3/36

payı da her bir çocuğa ve mansup mirasçıya intikal ettiği varsayılarak veraset ve

intikal vergisi tarhiyatı yapıldığı,

anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, miras bırakanın ölümüyle birlikte kanuni ve mansup mirasçılar arasında

terekenin taksimine kadar, terekeye dahil hak ve borçların tamamını kapsayan bir

ortaklık doğar. Bu ortaklığın anlaşma, yani rızai taksim ile son bulması esastır. Medeni

Kanunumuz, mirasçılar arasındaki ortaklık ilişkisini istisnai bir rejim ve dönem olarak

kabul ettiğinden bu geçici dönemin bir an önce sona ermesini kolaylaştırmak

amacıyla da istisnai hükümler getirmiştir.

Bu istisnai hükümlerden bir tanesi de terekede taşınmazlar olsa bile taksim

sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılabilmesidir. Zira, taksimin amacı; mirasçıları

ortaklıktan kurtarmak ve miras hisselerine isabet eden hakları ferdileştirmektir. Tapu

Sicil Tüzüğü'nde dahi tapuya tescil işlemi için yazılı şekilde yapılan miras sözleşmesinin

yeterli olduğu belirtilmektedir. Yasada, taksim sözleşmesinin geçerliliği ve hüküm ifade

etmesi için resmi şekil dahi aranmamış, adi yazılı şekil yeterli görülmüştür.

Bu durumda, terekenin mirasçılar arasında paylaşımında noterde düzenlenen rızai

taksim sözleşmesine itibar edilmesi ve yapılan tarhiyatın buna göre düzeltilmesi

gerekir.

Bilgi edinilmesini, gereğinin buna göre yapılarak işlem sonucundan mükelleflere ve

Bakanlığımıza bilgi verilmesini rica ederim.

Bakan a.

Daire Başkanı