Terör olayları nedeniyle şehit düşmüş veya gazi olmuş vatandaşların ve yakınlarının bankalara olan borçlarının tahsilinden vazgeçilmesi halinde değers

Terör olayları nedeniyle şehit düşmüş veya gazi olmuş
vatandaşların ve yakınlarının bankalara olan borçlarının
tahsilinden vazgeçilmesi halinde değersiz alacak
uygulaması.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.99.16.01-105[322]-11633
Tarih: 
20/06/2017
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı :64597866-105[322]-11633 20.06.2017
Konu :Değersiz alacaklar.  
        
 
 
    
  İlgide kayıtlı özelge talep formunda; … şirketinizin gerek ülkemizde yaşanan 15 Temmuz 2016
tarihli darbe teşebbüsü dolayısıyla, gerekse vuku bulan diğer terör olayları nedeniyle şehit düşmüş
ve gazi olmuş vatandaşlarımızın (asker, polis, sivil vatandaş gibi) ve onların yakınlarının … krediler
(bireysel  krediler,  ticari  krediler)  ve  diğer  bankacılık  işlemleri  dolayısıyla  borçlarının
bulunabileceği, … bahsedilen kişilerden olan kredi ve diğer alacakların silinmesi yönünde taleplerin
değerlendirildiği, söz konusu kişilerin şehit ya da gazi olduklarının Savcılık kararları ve Bakanlıktan
gelen listeler ile teyit edilebildiği belirtilerek, buna benzer taleplerin yerine getirilmesi durumunda
tahsil edilmeyecek olan alacakların vergi kanunları çerçevesinde kurum matrahının tespitinde gider
olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda tereddüt oluştuğundan Başkanlığımız görüşü talep
edilmektedir.
 
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesinde, kazai bir hükme veya kanaat verici bir
vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacakların değersiz alacak olacağı, değersiz
alacakların, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybedecekleri ve mukayyet
kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edileceği, işletme hesabı esasına göre defter tutan
mükelleflerin de bu madde hükmüne giren değersiz alacaklarını gider kaydetmek suretiyle yok
edecekleri hüküm altına alınmıştır.
 
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 53 üncü maddesinde ise, bankaların, krediler ve diğer
alacaklarıyla ilgili olarak, doğmuş veya doğması muhtemel zararların karşılanması ve bunlar dışında
kalan varlıkların değer azalışları için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, aktiflerin kalitesine ve
sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve güvenilirliğinin
ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesine ve vadesi dolmuş kredilerin geri ödenmesine
ilişkin politikaları oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm bu
hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve işletmek zorunda oldukları ve buna ilişkin
usul ve esasların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirleneceği, buna göre, krediler
ve diğer alacaklarla ilgili olarak ayrılan özel karşılıkların tamamının, ayrıldıkları yılda kurumlarvergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edileceği belirlenmiştir.
 
213 sayılı Kanunun 322 nci maddesi düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, kazai bir hükme veya
kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersiz alacak olarak
nitelendirilmiştir.
 
Görüldüğü gibi değersiz alacak; kaybedilmiş, tahsiline artık imkân kalmamış, değeri sıfıra inmiş bir
alacaktır. Kanuni düzenlemeye göre alacağın tahsil imkânının kalmadığının, kazai bir hükümle veya
kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir. Kazai bir hükümden anlaşılması
gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış
bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hâkim tarafından
hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkânsız hale getirmiş hal ve
sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır. Alacağın tahsil güçlüğünün objektif ve
inandırıcı belgelerle ortaya konması değersiz alacak uygulaması bakımından büyük önem
taşımaktadır. Aksi takdirde alacakların tahsilinin mümkün olmadığının takdiri mükellefe bırakılmış
olur. Böyle bir boşluk bırakmamak amacıyla kanun koyucu değersiz hale geldiği ileri sürülen
alacağın ciddi olarak takip edildiğine ilişkin çabaların kazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesika
ile tevsikini öngörmüştür.
 
Vergi hukuku uygulaması bakımından kanaat verici vesikalara örnek olarak aşağıdaki belgeler
sayılabilir.
 
- Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya Medeni Kanunun 31 ve izleyen
maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçıların da mirası
reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı,
 
- Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı,
 
- Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,
 
- Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,
 
- Borçlunun dolandırıcılıktan mahkûm olması ve herhangi bir mal varlığı bulunmadığını belgeleyen
resmi evrak,
 
- Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi
içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı,
 
- Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıylaalacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar, (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından
vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.)
 
- Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş
bulunan iflas kararına ilişkin belgeler.
 
Öte yandan, alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplarına zarar olarak yazılması gerekmekte olup,
ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması da mümkün
bulunmamaktadır. Diğer taraftan daha önceden karşılık ayırmak sureti ile zarar yazılmış olan
alacakların değersiz hale geldiğinde tekrardan zarar yazılamayacağı tabiidir.
 
Yukarıda  yer  alan  hüküm  ve  açıklamalara  göre,  bir  alacağın  değersiz  alacak  olarak
değerlendirilmesi için alacağın tahsil imkânının kalmadığının, kazai bir hükümle veya yukarıda
örnek verilen kanaat verici vesikalar ile tevsik edilmesi icap etmektedir.
 
Bu itibarla, şehit düşmüş veya gazi olmuş vatandaşlarımızın ve yakınlarının kredi borçlarının
tahsilinden vazgeçmeniz diğer bir deyişle alacağınızdan feragat etmeniz ve bu hususta şirketiniz ve
borçlular tarafından karşılıklı imzalanacak mutabakat, protokol ve ibranamenin noter tarafından
onaylanması halinde bu belgeler ile veyahut mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçilmiş ise buna
ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler ile bahis konusu alacağınız, kurumunuz açısından kanaat verici
bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan değersiz alacak haline gelecektir.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.