Teşvik primi ve ciro priminde KDV hk.
Özelge: Teşvik primi ve ciro priminde KDV hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.35.17.01-35-02-67
Tarih:
13/07/2010
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
SÜRELİ
Sayı : .4.35.17.01-35-02-67 13/07/2010
Konu : teşvik primi ve ciro priminde KDV
İlgide kayıtlı dilekçenizde, müşterilerinizle yaptığınız sözleşmelere istinaden dönem sonlarında ya
da belirli aralıklarla bağlı olduğunuz sigorta şirketinden acentenize teşvik primi, ciro primi adı
altında ödemeler yapıldığı belirtilerek, bu tutarların katma değer vergisine tabi olup olmadığı
hususunda görüş talep edilmektedir.
1- Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Yönünden:
6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinde; " Banka ve sigorta şirketlerinin
10/06/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak
üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine
her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri
vergisine tabidir." hükmü ve aynı Kanunun mükellefi belirleyen 5766 sayılı Kanun ile değişik 30
uncu maddesinde ise, "Banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta
şirketleri öder. Sigorta aracıları tarafından yapılan sigorta işlemlerinde de verginin mükellefi
sigorta şirketleridir." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında,sigorta işlemlerinde verginin matrahı, bu işlem
dolayısıyla poliçede yer alan prim tutarı olduğu, prim tutarının hesabında, sigorta işlemi dolayısıyla
komisyon ve benzeri adlarla sigorta aracılarına yapılan ödemelerin indirim konusu yapılamayacağı
hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 86 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin "Sigorta Şirketlerince Sigorta Aracılarına
Verilen Komisyonların BSMV Karşısındaki Durumu" başlıklı 4/c bölümünde; "5766 sayılı Kanunun
yürürlüğe girmesinden itibaren sigorta acenteleri, BSMV mükellefiyeti dışına çıkarılmakta ve
sigorta aracıları tarafından yapılan sigorta işlemlerinde de verginin mükellefi sigorta şirketleri
kabul edilmektedir. Sigorta işlemlerinde verginin matrahı, sigorta aracılarına verilen komisyonlar
dahil edilerek tespit edilen prim tutarlarıdır. Sigorta acenteliği bulunan banka şubeleri, sigorta
acenteliği bulunan finansman şirketleri ile diğer acentelerin sigorta işlemleri dolayısıyla alacağı
komisyonlar da prim tutarına dahil olduğundan ve bu tutarlara ilişkin vergiler sigorta şirketlerince
beyan edilerek ödeneceğinden, bu komisyonlar üzerinden sigorta acenteleri ve sigorta acenteliği
bulunan banka şubeleri ile finansman şirketleri tarafından ayrıca BSMV hesaplanıp beyan
edilmeyecektir.
Öte yandan, bankalar dışındaki sigorta acentelerinin BSMV mükellefiyeti Ağustos 2008 döneminden
itibaren sona ereceğinden sigorta muamelelerine ilişkin olarak yıl sonlarında veya belli dönem
aralıklarında sigorta şirketlerinden teşvik komisyonu ve benzer adlar altında alınan paralar vergiye
tabi tutulmayacaktır." açıklamaları yeralmaktadır.
Buna göre, şirketiniz tarafından sigorta muamelelerine ilişkin olarak yıl sonlarında veya belli dönem
aralıklarında sigorta şirketlerinden teşvik primi ve ciro primi adı altında alınan paraların BSMV ye
tabi tutulmaması gerekmektedir.2- Katma Değer Vergisi Yönünden:
KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek
faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.
Bu çerçevede, şirketiniz tarafından sigorta muamelelerine ilişkin olarak yıl sonlarında veya belli
dönem aralıklarında sigorta şirketlerinden teşvik primi ve ciro primi adı altında alınan paralar ana
şirkete yapılan ek bir çalışmanın ya da çabanın sonucu olarak doğmaktadır.
Bu nedenle, müşterilerinizle yaptığınız sözleşmeler uyarınca dönem sonlarında ya da belirli
aralıklarla bağlı olduğunuz sigorta şirketinden acentenize verilen teşvik ve ciro primleri katma
değer vergisine tabi olacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.