Ticaret Borsası İştiraki Olan Şirketin Aracılık Faaliyetlerinin KDV den İstisna Olup Olmadığı hk.
Özelge: Ticaret Borsası İştiraki Olan Şirketin Aracılık
Faaliyetlerinin KDV den İstisna Olup Olmadığı hk.
Sayı:
37009108-130[17-2014/1050]-20
Tarih:
06/02/2015
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KONYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı : 37009108-130[17-2014/1050]-20 06/02/2015
Konu : Ticaret Borsası İştiraki Olan Şirketin Aracılık
Faaliyetlerinin KDV den İstisna Olup Olmadığı.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 6/12/2013 tarih ve 28843 sayılı Resmi Gazete'de
yayınlanan "Ticaret Borsalarında Alım Satım Yapan Aracılar Hakkında Yönetmelik" kapsamında
faaliyet göstermek amacıyla kurulan ... Ticaret Borsası iştiraki olan Şirketinizin söz konusu
Yönetmelik kapsamında gerçekleştireceği aracılık faaliyetlerinin Katma Değer Vergisi (KDV)
Kanununun 17/4-t maddesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği
konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
I- KDV Kanunu Yönünden:
3065 sayılı KDV Kanununun;
1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük
depolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk
Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara
tesliminin KDV ye tabi olduğu,
13/ğ maddesinde, 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununa göre düzenlenen
ürün senetlerinin, ürün ihtisas borsaları ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığından ürün senedi alım-satımı
konusunda izin alan ticaret borsaları aracılığıyla ilk tesliminin, 17/4-t maddesinde ise; 5300 sayılı
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin, 1 inci
maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (d) alt bendi ile 13 üncü maddenin birinci
fıkrasının (ğ) bendinde belirtilen işlemler hariç olmak üzere, ürün ihtisas borsaları ile Sanayi ve
Ticaret Bakanlığından ürün senedi alım-satımı konusunda izin alan ticaret borsaları aracılığıyla
teslimlerinin (bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından 30 uncu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanmaz.) KDV den istisna olduğu
hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 5904 sayılı Kanunun (Gelir Vergisi ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkındaki Kanun) 3 üncü maddesi ile KDV Kanununda değişiklik ve eklemeler yapılmış olup
yapılan değişiklik ve eklemelerin gerekçesinde; tarım ürünleri lisanslı depoculuk sisteminin
kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Diğer taraftan, lisanslı depoculuk kapsamındaki işlemlere ilişkin ayrıntılı açıklamalara
26/4/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin
(II/F.4.18.) bölümünde yer verilmiştir.
Söz konusu hüküm ve açıklamalara göre, ticaret borsalarında işlem gören ürünlerin alımsatımında alıcı ve satıcıları bir araya getirmek amacıyla kurulan Şirketinizin aracılık faaliyetlerinin,
Kanunun 17/4-t maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta olup, genel
hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
II- Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Yönünden:
6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında; "Bankerlerin
yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa
olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp
satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi
taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile
mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak
para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden
komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri
vergisine tabidir." hükmü, aynı maddenin 6009 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişik üçüncü
fıkrasında, "90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada
belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun
uygulanmasında banker sayılırlar." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinde ise,
BSMV'yi banka, banker ve sigorta şirketlerinin ödeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin "B-2- 6802 Sayılı Kanunun 28 inci
Maddesinin İkinci Fıkrasında Belirtilen Muamele ve Hizmetleri Esas İştigal Konusu Olarak
Yapanlar" başlıklı bölümünde; "...Esas itibariyle 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen işlemler, ilgili kanunlar uyarınca verilen yetki veya izin ile yapılabilecek
işlemlerdir.
Emeklilik yatırım fonları, menkul kıymet yatırım fon ve ortaklıkları, aracı kurumlar, portföy
yönetim şirketleri, vadeli işlem aracılık şirketleri ile merkezi kayıt kuruluşu ve vadeli işlem ve
opsiyon borsası gibi kuruluşlar, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 32 nci maddesinin verdiği
yetki ve izin çerçevesinde menkul kıymetlere ilişkin işlemleri esas faaliyet konusu olarak
yapmaktadırlar. Bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen
işlemleri BSMV ye tabi olacaktır.
....
Buna göre, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas
iştigal konusu olarak yapanlar, bu işlemleri ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek
suretiyle yürüten kişileri ifade etmektedir. Dolayısıyla bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci
maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri "esas iştigal konusu" olarak BSMV ye tabi olacak,
bunlar dışındakilerin aynı fıkrada belirtilen işlemleri "esas iştigal konusu" olmadığından KDV ye
tabi olacaktır...." açıklamaları yer almaktadır.
Öte yandan, 01/06/2004 tarihli ve 25479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5174 sayılı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanununun "Ticaret borsaları" başlıklı 28
inci maddesinde, "Ticaret borsaları, bu Kanunda yazılı esaslar çerçevesinde borsaya dahil
maddelerin alım satımı ve borsada oluşan fiyatlarının tespit, tescil ve ilanı işleriyle meşgul olmak
üzere kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlardır. Kambiyo ve kıymetli madenlerle ilgili
borsalar bu Kanun kapsamı dışındadır." hükmü ile "Borsaya tabi maddeler ve alım satımları" başlıklı
45 inci maddesinde, "Ticaret borsalarında yeterli arz ve talebi bulunan, dayanıklı ve stoklanabilir
nitelikteki misli mallar, numune veya tipler üzerinden toptan alınıp satılır. Tipi tespit edilmemiş
olan mallarla misliyattan olup yerel ihtiyaçları karşılayan maddeler ile canlı veya kesilmiş hayvanlar
da borsaya tâbi maddeler arasına alınabilir. Döviz ve kıymetli madenler bu Kanun kapsamı
dışındadır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen hüküm ve açıklamalara göre, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin
ikinci fıkrasında belirtilen işlemlerden herhangi birini (menkul kıymet alım satım, alım satımına
aracılık...) esas iştigal konusu olarak yapanlar banker kapsamında BSMV mükellefidir. Ancak,anılan şirketin söz konusu Yönetmelik ve 5174 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştireceği aracılık
faaliyetleri ticari malların alım satımına ilişkin olup, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen işlemler kapsamında olmadığından BSMV'nin konusuna girmemektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.