Ticari taksi durağı amacıyla işyeri kiralanması hk.
Özelge: Ticari taksi durağı amacıyla işyeri kiralanması hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-94-62-582
Tarih:
22/07/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-94-62-582 22/07/2011
Konu : Ticari taksi durağı amacıyla işyeri kiralanması
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ticari taksi işletmeciliğinden dolayı basit usul mükellefi
olduğunuzu, Büyükşehir Belediyesi tarafından bir durak temin edilememesi nedeniyle basit usul
mükellefi olan 12 ticari taksi sahibi ile birlikte dinlenmek, telefon ve lavabo ihtiyaçlarınızı
karşılamak amacıyla bir yer kiralamak istediğinizi belirterek, söz konusu kiralama nedeniyle
herhangi bir vergi tahakkuk edip etmeyeceği, kira ödemelerinizden gelir vergisi tevkifatı yapılıp
yapılmayacağı ile söz konusu kiralama işleminin basit usulde tespit edilen mükellefiyetinizi etkileyip
etkilemeyeceği hususundaki Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "47 ve 48 inci maddelerde
yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur." Hükmüne yer
verilmiş olup, basit usule tabi olmanın genel şartları 47 nci maddede, özel şartları da 48 inci
maddede sayılmıştır.
Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu
müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve
vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan
etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme
hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak
ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine
mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği hükmü yer almış olup, aynı fıkranın 5/a bendinde ise 70 nci
maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hüküm
altına alınmıştır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 156 ncı maddesinde, "Ticari, sınai, zirai ve mesleki
faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel,
kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli
mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya
mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir." şeklinde
tanımlanmıştır.
Yine konuyla ilgili yayımlanan 2002/3 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde; "...
mükelleflerin ticari, sınai ve zirai faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin işyeri özelliğini taşıyabilmesi
için bu yerlerin "faaliyetin icrasına tahsis edilmesi" veya faaliyetin icra edildiği "yer" olma özelliğini
taşıması şarttır.
Ancak, faaliyet konusu ayrı bir işyeri açılmasını gerektirmeyecek nitelikte, örneğin danışmanlık,
komisyonculuk v.b. ise ikametgah adresinin işyeri olarak kabulü mümkündür.
Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu uyarınca tescil ve ilan işlemleri yapılarak tüzel kişiliğe kavuşabilen
mükellefiyetlerde gösterilen adresin mükelleflerin ikametgah veya işyeri adresi olup olmadığı önem
taşımamakta, bir adres gösterilmesi yeterli olmaktadır.Bu itibarla, iştigal konusu itibariyle bir işyeri olmaksızın faaliyetini yürütebilmesi mümkün olabilen
mükelleflerin ikametgah adreslerinin işyeri olarak kabulü suretiyle mükellefiyet kayıtlarının
yapılması mümkündür. Ancak, mükelleflerin yaptıkları faaliyet türleri için mutlaka faaliyetin icra
edileceği yerin şart olduğunun vergi dairelerince tespiti halinde, bunların mükellefiyet kayıtlarının
işyeri adresi olmaksızın yapılmasına imkan bulunmamaktadır." denilmektedir.
Buna göre; işlerin bilfiil sevk ve idare edildiği yer haricinde sadece şoförlerin ihtiyaçlarını
giderilmesi amacıyla kiralanmak istenen gayrimenkulün "faaliyetin icrasına tahsis edilmesi" veya
faaliyetin icra edildiği "yer" olma özelliğini taşıdığının vergi dairesince yapılacak yoklama ile tespit
edilmesi halinde bu yerin işyeri olarak değerlendirilmesi, böyle bir tespitin olmaması durumunda
ise söz konusu adresin işyeri olarak kabul edilmemesi gerekmektedir.
Bu çerçevede, kiralanacak gayrimenkulün ticari taksi işletmeciliği faaliyetinizin yürütülmesi
esnasında sadece dinlenme, telefon ve lavabo ihtiyaçlarınızı karşılamak amacıyla kullanılması
halinde, söz konusu yerin işyeri olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, basit usuldeki
mükellefiyetinizin yanında ayrıca bir vergilendirme yapılması gerekmeyecektir.
Diğer taraftan, gelirleri basit usulde tespit edilen ticari kazanç mükelleflerinin Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesi gereğince tevkifat yapma yükümlülükleri bulunmadığından,
kiralayacağınız gayrimenkul için yapacağınız kira ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94
üncü maddesi kapsamında tevkifat yapmanız söz konusu olmayacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.