Türkiye’de yerleşik olan yabancı uyruklu kişi ve kurumlara verilen eğitim hizmeti faaliyetinden elde edilen kazancın indirim konusu yapılıp yapılamaya

Türkiye’de yerleşik olan yabancı uyruklu kişi ve kurumlara
verilen eğitim hizmeti faaliyetinden elde edilen kazancın
indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[10-15/10]-6632
Tarih: 
17/02/2016
T.C.
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : 38418978-125[10-15/10]-6632 17/02/2016
Konu : Türkiye’de yerleşik olan yabancı  
uyruklu  kişi ve kurumlara verilen
eğitim hizmeti faaliyetinden   elde
edilen kazancın indirim konusu
yapılıp yapılamayacağı hk.
         
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak Özel Bağımsız
Uluslararası Okulunu işlettiğiniz, öğrencilerinizin tamamının yabancı uyruklu ve Türkiye'de mukim
kişiler olduğu belirtilerek, söz konusu faaliyetinizden elde ettiğiniz kazancın %50'sinin Kurumlar
Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin (ğ) bendine göre kurum kazancından indirilip
indirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
 
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Diğer indirimler" başlıklı 10 uncu maddesinin (ğ)
bendinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında
bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik,
tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama hizmeti
alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili Bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak
eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren
işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50 sinin kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim
olarak dikkate alınabileceği; indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt
dışındaki müşteri adına düzenlenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
 
            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "10.5. Türkiye'den yurtdışı mukimi kişi ve
kurumlara verilen hizmetler" başlıklı bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yapılmış olup
mükelleflerin bu indirimden faydalanabilmeleri için taşımaları gereken şartlara Tebliğin "10.5.2.
İndirimden faydalanma şartları" bölümünde yer verilmiştir.
            Aynı Tebliğin "10.5.2.1. İndirimden faydalanabilecek şirketlerin ana sözleşmelerinde yazılı
esas faaliyet konusu" başlıklı bölümünde; "İlgili şirketlerin ana sözleşmelerinde yazılı esas faaliyet
konuları arasında, mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma,
çağrı merkezi, veri saklama, eğitim ve sağlık hizmetleri sunmak olmalıdır. Şirket bünyesinde sözü
edilen hizmetlerden sadece birisi verilebileceği gibi ana sözleşmelerinde yer almak şartıyla birden
fazlası da verilebilir. 
            ..." açıklamalarına;
 
            Tebliğin "10.5.2.2. Hizmetin, Türkiye'den münhasıran yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum
için yapılmış olması" başlıklı bölümünde ise;
 
            "Mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı
merkezi, veri saklama hizmetlerinin, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, iş yeri, kanuni ve iş
merkezi yurt dışında bulunanlara; eğitim veya sağlık hizmetlerinin de Türkiye'de yerleşmiş olmayan
kişilere verilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen hizmetlerin fiilen verilmesi gerekmekte olup
bu alanlarda sunulan asistanlık, danışmanlık ve aracılık gibi hizmetlerin bu kapsamda
değerlendirilmesi mümkün değildir."
 
            açıklamalarına yer verilmiştir.
 
            Buna göre, şirketiniz tarafından Türkiye'de yerleşik olan yabancı uyruklu kişilere eğitim
hizmeti verildiği ve söz konusu eğitim hizmetine ilişkin faturanın hizmetten yararlanan kişiler adına
düzenlendiği anlaşıldığından, eğitim hizmeti verdiğiniz kişilerin yurt dışı mukimi olmaması
nedeniyle, söz konusu eğitim hizmetlerinden elde ettiğiniz kazançların Kurumlar Vergisi
Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün
bulunmamaktadır.
 
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.