Üniversiteye ait döner sermaye işletmesinin kurumlar vergisinden muaf olup olmadığı hk.
Özelge: Üniversiteye ait döner sermaye işletmesinin
kurumlar vergisinden muaf olup olmadığı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-618
Tarih:
16/11/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-618 16/11/2011
Konu : Üniversiteye ait döner sermaye işletmesinin kurumlar
vergisinden muaf olup olmadığı.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Üniversitenizin özellikle adli merciler ve sair kurum ve
kuruluşlarından gelen bilimsel konularda mütalaa verme, öğrencileriniz ve vatandaşlar için kurs
seminer ve eğitim programları düzenleme, proje hazırlama, analiz yapma, Üniversiteniz Gıda
Mühendisliği Bölümü ve Ziraat Fakültesinde eğitim, öğretim ve bilimsel faaliyetler kapsamında
üretilen ve yetiştirilen ürünlerin başta üniversiteniz personel ve öğrenci yemekhanelerinde
kullanılması, aynı yönde kampus içindeki tanzim satış noktalarında personele de ürün arzının
yapılması, aynı amaçla hazırlanan kitap vs dökümanın öğrencilere satışı şeklindeki faaliyetlerde
bulunulduğu belirtilerek, söz konusu faaliyetler nedeniyle Üniversitenize ait Döner Sermaye
İşletmesinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda
Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi
kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin
üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve
kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında
kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı
fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç
amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin
olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin
bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti
karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin
bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanununun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel
Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme
oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate
alınması gerektiği belirtilmiştir.
Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde de iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin
özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer
bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir
organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da
hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya
vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı,
satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar
edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını
değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun vefaaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette
yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğu kabul edilecektir.
İktisadi işletme tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten
söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede
üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir. Aksi
halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyecektir.
Aynı Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; kamu idare ve kuruluşları
tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fennî ve güzel sanatları öğretmek, yaymak, geliştirmek ve
teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuvarlar, kütüphaneler, tiyatrolar,
müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan geliştirme ve üretme istasyonları, yarış
yerleri, kitap, gazete, dergi yayınevleri ve benzeri kuruluşların kurumlar vergisinden muaf olduğu
hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 56 ncı maddesinin (b) fıkrasında,
"Üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri, genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına
tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanırlar." hükmü yer
almaktadır.
Buna göre, Üniversiteniz Gıda Mühendisliği Bölümü ve Ziraat Fakültesinde sadece eğitim ve
öğretim faaliyetleri çerçevesinde üretilen ve yetiştirilen ürünlerin satılması halinde Kurumlar
Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kurumlar vergisi
mükellefiyeti söz konusu olmayacaktır. Ancak, eğitim ve öğretim faaliyetlerini aşacak boyutta
üretim yapılması, dışarıdan işçi istihdam edilmesi, sipariş üzerine üretim yapılması veya ihale
yoluyla iş alınması hallerinde ise Üniversiteniz bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu
nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edileceği tabiidir.
Öte yandan, söz konusu Üniversite Döner Sermaye İşletmesi bünyesinde bedel karşılığında
gerçekleştirilen bilimsel konularda mütalaa verme, öğrenciler ve vatandaşlar için kurs ve eğitim
programları düzenleme, proje hazırlama, analiz yapma ve kitap satışı faaliyetleri nedeniyle
Üniversiteniz bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi
mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.