Ürün tanıtımı yapanlara yapılacak ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.
Özelge: Bankalardan vadeli işlem ve opsiyon işlemi
gerçekleştirdiği belirtilerek zarar ettiği dönemlere ait
yapılan stopaj kesintilerinin iadesinin yapılabileceği hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-GEÇ-67-1-643
Tarih:
18/10/2010
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
SÜRELİ
Sayı : B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-GEÇ-67-1-643 18/10/2010
Konu : 2010-GVK-GEÇ-67-1
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 2009 yılında ... ve ...'tan vadeli işlem ve opsiyon işlemi
gerçekleştirdiğiniz belirtilerek zarar ettiğiniz dönemlere ait yapılan stopaj kesintilerinin iadesinin
yapılıp yapılmayacağının bildirilmesi istenilmektedir.
Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesi ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları için tevkif yoluyla vergilendirilme esası
getirilmiş olup, anılan maddenin;
Yedinci fıkrasında, "(1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca tevkifata tabi tutulan
kazançlar için gerçek kişilerce yıllık veya münferit beyanname verilmez. Diğer gelirler dolayısıyla
verilecek yıllık beyannameye bu gelirler dahil edilmez..."
Onbirinci fıkrasında, "Dar mükellefler de dahil olmak üzere, bu madde kapsamında tevkifata tabi
tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançları için takvim yılı itibariyle yıllık
beyanname verilebilir. Beyan edilen gelirden, aynı türden menkul kıymetler için yıl içinde oluşan
zararların tamamı mahsup edilebilir..."
Onüçüncü fıkrasında ise, "...
Bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir
vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte, ekonomik veya finansal göstergeye
dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını,
malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren
vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri bu madde uygulamasında diğer sermaye piyasası
aracı addolunur." hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan 257, 258, 263 ve 269 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde konuya ilişkin
açıklamalar yapılmıştır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 263 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "İhtiyari Beyan"
başlıklı 1 inci bölümünde, Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat tabi tutulan ve yıllık veya
münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için sadece tam ve dar mükellef gerçek kişiler
tarafından takvim yılı itibariyle ihtiyari olarak yıllık beyanname verilebileceği, söz konusu
beyanın, sadece Geçici 67nci madde kapsamındaki menkul kıymet ve diğer sermayepiyasası araçlarının elden çıkarılmasına ilişkin olup, faiz ve itfa gelirlerinin beyanının söz
konusu olmadığı, alım-satım işlemlerine ilişkin olarak beyan edilecek kazançlardan, aynı
türden menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin olması şartıyla yıl
içinde oluşan zararların tamamının mahsup edilebileceği, vadeli işlem ve opsiyon
sözleşmelerinin alım-satıma konu edilmesi durumunda sadece alım satımdan elde edilen
kazanç veya oluşan zararın, diğer sermaye piyasası araçları kategorisi altında ihtiyari
beyana konu edilebileceği açıklanmıştır.
Yine söz konusu tebliğin aynı bölümünde, beyan yoluyla mahsup edilemeyen zararların, başka
gelir unsurlarındaki kazanca mahsubunun yapılamayacağı gibi ertesi yıllara
devredilmesinin de söz konusu olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
Öte yandan yine konuyla ilgili olarak yayımlanan 269 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Aynı
Türde Menkul Kıymet ve Diğer Sermaye Piyasası Araçlarının Sınıflandırılması" başlıklı 2 nci
bölümünde; Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrasında, üç aylık dönem içerisinde aynı türden
menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçları ile ilgili olarak birden fazla yapılan alım-satım
işlemlerinin tek bir işlem olarak dikkate alınacağının hükme bağlandığı, hangi menkul kıymet ve
diğer sermaye piyasası araçlarının aynı türden sayılacağı hususunun tevkifat matrahının tespiti ve
zarar mahsubu uygulaması açısından önem taşıdığı açıklaması yapılarak 257 ve 258 seri no.lu Gelir
Vergisi Genel Tebliğlerinde aynı tür menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı
sınıflandırılmasında
I-Sabit getirili menkul kıymetler,
II-Değişken getirili menkul kıymetler,
III-Diğer sermaye piyasası araçları,
IV-Yatırım fonları katılma belgeleri ve yatırım ortaklıkları hisse senetleri
adları altında dört sınıfın esas alınacağının belirtildiği açıklanmıştır.
Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma işlemle
ilişkilendirilen menkul kıymetin dahil olduğu gruba göre yapılacaktır. Menkul kıymete
bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise III üncü gruptaki diğer sermaye piyasası araçları
kapsamında değerlendirilecektir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, birden fazla banka veya aracı kurum üzerinden menkul kıymet ve
diğer sermaye piyasası araçlarının alım satımını gerçekleştiren mükelleflerin bir aracı kurum veya
bankada oluşan aynı türden bir zararını bir diğerindeki karından ihtiyari beyanda bulunmak
suretiyle mahsup etme imkanı bulunmaktadır. Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım-satıma
konu edilmesi durumunda alım satım işlemlerinize ilişkin olarak ihtiyari beyanda
bulunabileceğinizden, yukarıda niteliği açıklanan aynı türden menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası araçlarına ilişkin olması şartıyla 2009 yılı içerisinde oluşan zararların tamamını
ihtiyari beyanda bulunmak suretiyle mahsup edebileceğiniz tabiidir.
Diğer taraftan, mahsup sonucu iadesi gereken bir tutarın kalması halinde ise bu tutarın iadesi 252
seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yerine
getirilecektir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü V. Özelge: Ürün tanıtımı yapanlara yapılacak ödemeler
üzerinden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 94-1152
Tarih:
01/08/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 94-1152 01/08/2011
Konu : Ürün tanıtımı yapanlara yapılacak ödemeler üzerinden
vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firmanızın İngiltere'den ithal ettiği ürünlerin nihai
tüketicilere olan satışını, ev hanımı ve üniversite öğrencisi gibi şahıslara ürünlerinizin tanıtımını
yaptırmak sureti ile gerçekleştirdiğinizi, bu şahısların görevi nihai tüketicilere ürünlerinizi tanıtmak
ve tavsiye etmek olduğu, ürünlerinizin satışını yapmadıkları, firmanızın ilgili şahıslar ile herhangi
bir işçi-işveren ilişkisi içinde olmadığı, bu şahıslara, verdikleri ürün tanıtım hizmeti karşılığında
ödeme yapıldığını belirterek söz konusu şahısların esnaf muaflığından yararlanıp
yararlanamayacağı, yapılan ödemeler üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı ile yapılan
ödemelerin belgelendirilmesi hususunda Başkanlığımızın görüşlerini talep etmektesiniz.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 9'uncu maddesinde vergiden muaf esnafa ilişkin açıklamalara
yer verilmiş olup son fıkrasında,
"....
Bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak; milli piyango bileti satanlar ile 4077 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilerin mallarını iş akdi ile bağlı
olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle tüketiciye satanlar yukarıdaki şartlarla sınırlı
olmaksızın gelir vergisinden muaftır.
Bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur." hükmü yer
almıştır.
Aynı Kanun'un "Ücretin Tarifi" başlıklı 61'inci maddesinde ise "Ücret, işverene tabi ve belirli bir
işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile
temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat,
huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir
ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş
bulunması onun mahiyetini değiştirmez..." hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu Kanun'un "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94'üncü maddesinin birinci fıkrasında da vergi
tevkifatı yapmak zorunda olanlar ile tevkifata tabi tutulacak ödemeler belirtilmiş olup, 13 numaralı
bendinde de esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılacak
ödemelerden vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan 12/01/2009 tarihli ve 2009/14592 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile,....
c) Diğer mal alımları için %5
d) Diğer hizmet alımları ("a", "b" ve "c" alt bentleri hariç olmak üzere mal ve hizmet bedelinin
ayrılamaması hali de bu kapsamdadır) için %10 oranında vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına
alınmıştır.
Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 234'üncü maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf
tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek
erbabının ve çiftçilerin:
...
3. Vergiden muaf esnafa;
Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı
satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura
hükmündedir. Bu belge, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın
aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir.
Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi
yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde
unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana
veya malı satana tevdi olunur..." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde, işçi-işveren ilişkisinin bulunmaması ve işverenin emir ve talimatları
dahilinde hizmet sunulmaması kaydıyla ürünlerinizin tanıtımını ve tavsiye etme hizmetini yapan söz
konusu şahısların esnaf muaflığından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Dolayısıyla, esnaf
muaflığından yararlananların vermiş oldukları hizmet karşılığı gider pusulası düzenlenerek
belgelendirilebilecek olup, yapılan ödemelerden ise Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesinin
13/d numaralı bendi kapsamında %10 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, ilgili şahıslarlaişçi-işveren ilişkinizin bulunması, firmanızın emir ve talimatları dahilinde
hizmet sunulması halinde ise yapılan ödemelerin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 94 ve 103'üncü
maddeleri kapsamında vergilendirilmesinin gerekeceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.