Vakfa ait gayrimenkulün mesken olarak kiraya verilmesinin vergilendirilmesi hk.

Özelge: Vakfa ait gayrimenkulün mesken olarak kiraya
verilmesinin vergilendirilmesi hk.
Sayı: 
49327596-125[KVK.2013.ÖZ.53]-102
Tarih: 
16/04/2014
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
 
Sayı : 49327596-125[KVK.2013.ÖZ.53]-102                                                               16/04/2014
Konu : Vakfa ait gayrimenkulün mesken olarak
kiraya verilmesinin vergilendirilmesi hk.
 
İlgi : 25.12.2013 tarihli özelge talep formunuz.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Vakfınıza ait 9 adet daireden 8 adetini 20.11.2010 tarihinden
itibaren mesken olarak kiraya verdiğiniz belirtilerek, elde edilen kira gelirlerinin kurumlar vergisi,
kurum geçici vergi ve katma değer vergisine tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü
talep edilmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesine göre dernek ve vakıflar kurumlar vergisi
mükellefleri arasında sayılmazken, aynı maddenin (ç) bendi ile dernek ve vakıflara ait iktisadi
işletmeler kurumlar vergisi mükellefiyeti kapsamına alınmışlardır. Aynı Kanunun 2 nci maddesinin
beşinci fıkrasında, dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye
şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin dernek ve vakıfların
iktisadi işletmeleri olduğu, aynı maddenin altıncı fıkrasında da dernek ve vakıflara ait iktisadi
işletmelerin kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında
bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış
sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve hizmet
bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesi veya kârın kuruluş
amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme niteliğini değiştirmeyeceği hükme
bağlanmıştır.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerle ilgili
(2.4.) bölümünde, iktisadi işletmenin belirlenmesinde iktisadi işletmenin en belirgin özelliklerinin
bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu diğer bir
anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir
organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı veya
hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya
vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı,
satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâredilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin iktisadi işletme olma vasfını
değiştirmeyeceği açıklanmıştır.
Buna göre, mülkiyeti Vakfınıza ait olan gayrimenkullerin kiraya verilmesi faaliyetinin, hacim ve
ehemmiyet bakımından ticari nitelik arz etmesi veya ticari amaç güdülerek yapılması ya da bu
kiralamanın sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline kaydolmak gibi
unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle ticari organizasyon
çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde Vakfa bağlı bir iktisadi işletme söz konusu olacaktır. Aksi
halde, Vakfınıza ait gayrimenkullerin kiralanması nedeniyle bir iktisadi işletme söz konusu
olmayacaktır.
Yine 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiyle,
1/1/2008-31/12/2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere, dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67 nci maddesi kapsamında
kesinti suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar dolayısıyla iktisadi işletme oluşmayacağı hüküm
altına alınmıştır.
Bu düzenleme ile dernek veya vakıflar ile vergi uygulamalarında dernek veya vakıf olarak
değerlendirilen kurum ve kuruluşların elde ettikleri gelirlerin münhasıran Gelir Vergisi Kanununun
94 üncü maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67 nci maddesi kapsamında kesinti suretiyle
vergilendirilmiş kazanç ve iratlardan ibaret olması halinde, elde edilen bu gelirler dolayısıyla,
1/1/2008 - 31/12/2015 tarihleri arasında dernek veya vakfa bağlı iktisadi işletme oluşması söz
konusu olmayacağından, bu süre zarfında anılan gelirler nedeniyle dernek veya vakıf adına
kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmeyecektir.
Dolayısıyla, Vakfınız tarafından 1/1/2008-31/12/2015 tarihleri arasında, gayrimenkul kiralama
faaliyetine ilişkin olarak elde edilen kira gelirlerinin Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (5/b) bendi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş olması halinde de iktisadi
işletme oluşmayacaktır.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
-1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların
kiralanması işlemlerinin KDV ye tabi olduğu,
-1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile
bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara
ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli
kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki
teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu,
-17/4-d maddesinde ise iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin
KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Vakfınıza ait gayrimenkullerin kiraya verilmesi işlemin nedeniyle iktisadi işletme oluşmaması
halinde, bu gayrimenkullerin Vakfınız tarafından kiraya verilmesi KDV Kanununun 1/3-g maddesi
kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Dolayısıyla, söz konusu kiralama işlemi KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV'nin konusuna
girmekle birlikte, Kanunun 17/4-d maddesi ile KDV den istisna edilmiştir.
Bu itibarla, Vakfınıza ait gayrimenkullerin mesken olarak kiraya verilmesi işleminde KDV
hesaplanmayacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim. 
 
 (*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 .maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.