Vakfın, iktasadi işletmesine aktaracağı paranın KV ve KDV yönünden değerlendirilmesi hk.

Özelge: Vakfın, iktasadi işletmesine aktaracağı paranın KV
ve KDV yönünden değerlendirilmesi hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.11.85-19
Tarih: 
11/01/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.11.85-19 11/01/2012
Konu : Vakfın, iktasadi işletmesine aktaracağı paranın KV ve KDV  
yönünden değerlendirilmesi
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Vakfınız tarafından işletilmekte olan öğrenci yurduna
Vakfınızca bağış yoluyla kaynak aktarımı yapıldığı belirtilerek bu işlemin Kurumlar Vergisi Kanunu
ile Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu karşısındaki durumu sorulmaktadır.
          1) Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden:
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile
dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup, aynı
Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında da dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup
faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şirketi ve kooperatif statüsünde bulunmayan ticari, sınai ve
zirai işletmelerin iktisadi işletme olduğu; altıncı fıkrasında ise dernek veya vakıflara ait iktisadi
işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında
bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış
sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği; mal veya
hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş
amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
            Vakıflar tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmamakla birlikte, vakıf tüzel
kişiliğine bağlı iktisadi işletme oluşturacak ticari, sınai ve zirai faaliyetlerin kurumlar vergisine tabi
tutulması gerekecektir.
            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.4.) bölümünde iktisadi işletmenin
belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya
zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu; diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari
faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde
bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu; Kanunun bu gibi
halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen
tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti
karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin
bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Ayrıca kazanç sağlama amacı
olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara
benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait
iktisadi işletme oluştuğu kabul edilecektir.
            4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması
Hakkında Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla Bakanlığımıza vakıfların vergi muafiyetine
ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiş ve bu yetkiye istinaden 03.04.2007 tarih ve 26482
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri no.lu Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında GenelTebliğde de vergi muafiyeti tanınacak vakıflarda aranılacak şartlar ile bu vakıfların uyacakları usul
ve esaslar belirlenmiştir. Ancak, söz konusu Üftade Kültür ve Eğitim Vakfının vergi muafiyetinin
bulunmaması nedeniyle ilgili vakfın iktisadi işletmesine bağış adı altında nakdi kaynak aktarması
veya iktisadi işletmesinden olan alacaklarını terkin etmesi mümkün olup bu işlemler dolayısıyla
Bakanlığımızca tenkit edilecek herhangi bir husus bulunmamaktadır. Bununla birlikte söz konusu
tutarlar iktisadi işletme açısından gelir unsuru niteliğinde olduğundan iktisadi işletme tarafından
kurum kazancına dahil edilerek kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınması
gerekmektedir.
            Öte yandan, ilgili Vakıf tarafından iktisadi işletmesine nakdi veya ayni borç vermesi vakfın
ve iktisadi işletmenin karşılıklı olarak hesaplarında gösterilmesi kaydıyla mümkündür. Bununla
birlikte verilen borca karşılık faiz uygulanması halinde ise faiz oranının Kurumlar Vergisi
Kanununun "Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı" başlıklı 13 üncü maddesine
göre değerlendirileceği tabiidir.
            2) KDV Kanunu Yönünden:
            KDV Kanununun;
            -1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
            -20 nci maddesinde ise, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını
teşkil eden bedel olduğu; bedel deyiminin, alıcının ödediği veya borçlandığı para, mal ve diğer
şekillerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği
            hükme bağlanmıştır.
            Buna göre,  yurt işletmeciliği faaliyeti nedeniyle Vakfınız bünyesinde oluşan iktisadi
işletmeye Vakfınız tarafından bağış yoluyla kaynak aktarılması, herhangi bir mal teslimi veya
hizmet ifası karşılığını oluşturmadığından KDV ye tabi tutulmayacaktır.
            Bilgi edilmesini rica ederim.