Varlık Barışı kapsamında beyan edilen tutarın tasfiye halinde sermayeye ilave edilmesi hk.
Özelge: Varlık Barışı kapsamında beyan edilen tutarın
tasfiye halinde sermayeye ilave edilmesi hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-5811-16-354
Tarih:
11/05/2010
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-5811-16-354 11/05/2010
Konu : Varlık Barışı kapsamında beyan edilen tutarın tasfiye
halinde sermayeye ilave edilmesi
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numarasında kayıtlı
mükellefi olduğunuz, 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında
Kanundan yararlanmak amacıyla beyanda bulunduktan sonra şirketinizce tasfiye kararı alındığı
belirtilerek 5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen tutarın sermayeye ilave edilip edilmeyeceği
hususunda görüş talep edilmektedir.
5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun 5917 sayılı Kanunla
değişik 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip
olunan ve Türkiye'de bulunan ancak 01.06.2009 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında
işletmenin özkaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası araçları ile taşınmazlar, 30.09.2009 tarihine kadar (bu tarih dahil) Türk Lirası cinsinden
rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun
hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını
banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı
açarlar. Bu fon hesabı, sermayenin cüz'ü addolunur ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde
sermayeye ilave olunur." hükmü yer almış olup beyan süresi 30.09.2009 tarih ve 27362 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan 2009/15456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 31.12.2009 tarihine kadar
(bu tarih dahil) uzatılmıştır.
Aynı maddenin beşinci fıkrasında da, " Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bildirilen veya beyan
edilen varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi
incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra başlayan 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu
gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun
kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi
koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır. İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin
mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Şu kadar ki,
indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilmemesi halinde mahsup edilecek matrah tutarı,
%18 KDV oranı dikkate alınarak hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir.
Konuya ilişkin olarak yayımlanan 1 seri no.lu 5811 sayılı BazıVarlıkların Milli Ekonomiye
Kazandırılması Hakkında Kanuna İlişkin Genel Tebliğinde bildirim, beyan, mahsup ve diğer
hususlarda ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tasfiyenin Gayesi" başlıklı 230 uncu maddesinde, tasfiye
memurlarının, şirketin devamı zamanında başlanmış olup da henüz neticelendirilmemiş olan iş ve
muameleleri tamamlamaya, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmeye, şirketin alacaklarını
tahsile ve mevcut mallarını paraya çevirmeye kısaca, safi mevcudu elde etmeye yarayan bütün iş vemuameleleri yapmaya mecbur oldukları ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, 5811 sayılı Kanun özel bir Kanun olduğundan, tasfiye
kararı almış bulunan şirketinizin anılan Kanun hükümlerinden yararlanabilmesi için şirketiniz adına
banka veya aracı kurumlara yatırılarak vergi dairesine beyan edilen tutarın altı aylık süre
geçirilmemek şartıyla tasfiyenin sona ermesinden önce sermayeye ilave edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Gelir İdaresi Grup Müdürü
V.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.