Vasiyetnameye ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi hk.
Özelge: Vasiyetnameye ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi hk.
Sayı:
66813766-160[8-2013-3]-467
Tarih:
05/08/2013
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hlizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
Sayı : 66813766-160[8-2013-3]-467 05/08/2013
Konu : Vasiyetnameye ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; 7/2/2013 tarihinde vefat eden
... kanuni mirasçıları olarak sizin ve adı geçenin kendisinden önce vefat eden ablasının ve
ağabeyinin çocuklarının olduğu, murisin 1992 ve 1993 yıllarında notere yazdırdığı iki vasiyetname
ile kendisinden önce ölen kardeşlerinin füruğlarını (çocuklarını) mirasçılıktan çıkararak, mirasının
tamamını size bıraktığı, ancak mahkemece vasiyetnamelerin kabul edildiğine ilişkin karar
bulunmadığı belirtilerek Kanunun öngördüğü 4 aylık süre içinde yapılması gereken işlemlerin neler
olduğu, ablanızın hak sahibi bulunduğu taşınmazlarda tapuda hissesi belli olmamakla birlikte daha
önceki yıllarda alınan veraset ilamlarına göre bulmanın mümkün olduğunu belirterek, şu anda
yapılacak işlemler hakkında Başkanlığımız görüşü ile tapuda intikali yapılmamış 40-50 sene önce
vefat etmiş murisleden intikal eden mallarla ilgili veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilip
verilmeyeceği hususlarında bilgi istenildiği anlaşılmıştır.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 15/6/1959 tarih ve 10231 sayılı Resmi
Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanunun yayın tarihinden önceki
intikallere uygulanması ile ilgili geçici 2 nci maddesinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye
göre, 1/3/1957 tarihinden sonra vaki olan ölüm ve intikaller dolayısıyla yapılan tarhiyatlar 7338
sayılı Kanun hükümlerine göre düzeltilecek ve 1/3/1957 tarihinden sonra vuku bulduğu halde 7338
sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergilendirme işlemleri tamamlanamamış ölüm ve
intikal olayları hakkında da 7338 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
Aynı Kanunun 2 nci maddesinin (c) bendinde, "veraset" tabirinin; miras, vasiyet ve miras
mukavelesi gibi ölüme bağlı tasarrufları ifade ettiği, 5 inci maddesinde de verginin mükellefinin
veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisabeden kişiler olduğu, aynı Kanunun 7 nci
maddesinde ise veraset yoluyla veya sair suretle mal iktisap edenlerin iktisap ettikleri malları bir
beyanname ile bildirmeye mecbur oldukları belirlenmiş, 8 inci maddesinde de beyannamenin her
mükellef tarafından ayrı ayrı veya bütün mirasçılarca müştereken verilebileceği hükme
bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre mükellefler veraset ve intikal vergisi beyannamesini topluca veya
hisseleri oranında ayrı ayrı verebilirler.
Anılan Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ölüm Türkiye'de
meydana gelmiş ise, mükelleflerin Türkiye'de bulunmaları halinde ölüm tarihini izleyen dört ay
içinde, veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ilgili vergi dairesine verileceği, 14 üncü
maddesinde ise veraset ve intikal vergisinin mükellef tarafından verilecek beyannameye istinaden
tarh olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 514 üncü maddesinde, miras bırakanın,
tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde mal varlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya
da miras sözleşmesi ile tasarrufta bulunabileceği, 516 ncı maddesinde, miras bırakanın mirasınıntamamını veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabileceği, bir kişinin mirasın
tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarrufun mirasçı atanması sayılacağı, 575 inci
maddesinde, mirasın ölüm ile açılacağı, 599 uncu maddesinde de miras açılınca, mirasçı olanların
onun tamamına sahip olacağı, atanmış mirasçıların mirası miras bırakanın ölümü ile kazanacakları
yasal mirasçıların atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim
etmekle yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanunun 505 inci maddesinde,"mirasçı olarak alt soyu, ana ve babası veya eşi
bulunan mirasbırakanın mirasının saklı pay dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta
bulunabilir.
Bu mirasçılardan hiç biri yoksa mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir." hükmü
yer almaktadır.
Ayrıca, 506 ncı maddesinde de, saklı pay oranları altsoy için yasal miras payının yarısı, anne
ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba
zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı, diğer halllerde yasal miras
payının dörtte üçü olduğu belirlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 7/2/2013 tarihinde vefat eden Cemile TİMER'in
kendisinden önce vefat eden yasal mirasçıları olan kardeşlerin saklı payları bulunmadığından,
bunların çocuklarına veraset yoluyla mal intikal etmediğinden bu aşamada bunlar tarafından
veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi de söz konusu değildir. Ancak, vasiyetname ile
tarafınıza intikal eden mal varlığı ile ilgili veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ölüm tarihini
izleyen dört ay içinde tarafınızdan ilgili vergi dairesine verilmesi gerekir.
Bu itibarla, vasiyetname ile tarafınıza intikal eden mirası reddetmediğinizden muris Cemile
TİMER'e veraset yoluyla intikal eden mallarla ilgili veraset ve intikal vergisi beyannamelerinin ilgili
vergi dairesine tarafınızdan verilmesi gerekmektedir. Ancak, 1992 ve 1993 yıllarında düzenlenen
vasiyetnamelerin dava konusu yapılması halinde mahkemece verilecek karara göre Veraset ve
İntikal Vergisi Kanununun 22 nci maddesi hükümleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemleri
yapılacaktır.
Öte yandan 1/3/1957 tarihinden sonra vuku bulan ölüm ve intikaller için veraset ve intikal
vergisi beyannamesinin verilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.