Vasiyetnameye ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi hk.
Kanun Numarası
7338
Kanun
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
Özelge No
66813766-160[8-2013-3]-467
Özelge Tarihi
05.08.2013
Vasiyetnameye ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi hk.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hlizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
Sayı :66813766-160[8-2013-3]-467 05/08/2013
Konu :Vasiyetnameye ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; 7/2/2013 tarihinde
vefat eden ... kanuni mirasçıları olarak sizin ve adı geçenin kendisinden önce vefat eden
ablasının ve ağabeyinin çocuklarının olduğu, murisin 1992 ve 1993 yıllarında notere
yazdırdığı iki vasiyetname ile kendisinden önce ölen kardeşlerinin füruğlarını
(çocuklarını) mirasçılıktan çıkararak, mirasının tamamını size bıraktığı, ancak
mahkemece vasiyetnamelerin kabul edildiğine ilişkin karar bulunmadığı belirtilerek
Kanunun öngördüğü 4 aylık süre içinde yapılması gereken işlemlerin neler olduğu,
ablanızın hak sahibi bulunduğu taşınmazlarda tapuda hissesi belli olmamakla birlikte
daha önceki yıllarda alınan veraset ilamlarına göre bulmanın mümkün olduğunu
belirterek, şu anda yapılacak işlemler hakkında Başkanlığımız görüşü ile tapuda intikali
1
yapılmamış 40-50 sene önce vefat etmiş murisleden intikal eden mallarla ilgili veraset
ve intikal vergisi beyannamesinin verilip verilmeyeceği hususlarında bilgi istenildiği
anlaşılmıştır.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 15/6/1959 tarih ve 10231 sayılı
Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanunun yayın
tarihinden önceki intikallere uygulanması ile ilgili geçici 2 nci maddesinde düzenleme
yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre, 1/3/1957 tarihinden sonra vaki olan ölüm ve intikaller
dolayısıyla yapılan tarhiyatlar 7338 sayılı Kanun hükümlerine göre düzeltilecek ve
1/3/1957 tarihinden sonra vuku bulduğu halde 7338 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadar vergilendirme işlemleri tamamlanamamış ölüm ve intikal olayları
hakkında da 7338 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
Aynı Kanunun 2 nci maddesinin (c) bendinde, "veraset" tabirinin; miras, vasiyet ve
miras mukavelesi gibi ölüme bağlı tasarrufları ifade ettiği, 5 inci maddesinde de
verginin mükellefinin veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisabeden kişiler
olduğu, aynı Kanunun 7 nci maddesinde ise veraset yoluyla veya sair suretle mal
iktisap edenlerin iktisap ettikleri malları bir beyanname ile bildirmeye mecbur oldukları
belirlenmiş, 8 inci maddesinde de beyannamenin her mükellef tarafından ayrı ayrı
veya bütün mirasçılarca müştereken verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre mükellefler veraset ve intikal vergisi beyannamesini topluca
veya hisseleri oranında ayrı ayrı verebilirler.
Anılan Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ölüm
Türkiye'de meydana gelmiş ise, mükelleflerin Türkiye'de bulunmaları halinde ölüm
tarihini izleyen dört ay içinde, veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ilgili vergi
dairesine verileceği, 14 üncü maddesinde ise veraset ve intikal vergisinin mükellef
tarafından verilecek beyannameye istinaden tarh olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 514 üncü maddesinde, miras
bırakanın, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde mal varlığının tamamında veya bir
kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesi ile tasarrufta bulunabileceği, 516 ncı
maddesinde, miras bırakanın mirasının tamamını veya belli bir oranı için bir veya
birden çok kişiyi mirasçı atayabileceği, bir kişinin mirasın tamamını veya belli bir oranını
almasını içeren her tasarrufun mirasçı atanması sayılacağı, 575 inci maddesinde,
mirasın ölüm ile açılacağı, 599 uncu maddesinde de miras açılınca, mirasçı olanların
onun tamamına sahip olacağı, atanmış mirasçıların mirası miras bırakanın ölümü ile
kazanacakları yasal mirasçıların atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik
hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanunun 505 inci maddesinde,"mirasçı olarak alt soyu, ana ve babası
veya eşi bulunan mirasbırakanın mirasının saklı pay dışında kalan kısmında ölüme
bağlı tasarrufta bulunabilir.
2
Bu mirasçılardan hiç biri yoksa mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf
edebilir." hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 506 ncı maddesinde de, saklı pay oranları altsoy için yasal miras payının
yarısı, anne ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için,
altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının
tamamı, diğer halllerde yasal miras payının dörtte üçü olduğu belirlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 7/2/2013 tarihinde vefat eden Cemile
TİMER'in kendisinden önce vefat eden yasal mirasçıları olan kardeşlerin saklı payları
bulunmadığından, bunların çocuklarına veraset yoluyla mal intikal etmediğinden bu
aşamada bunlar tarafından veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi de söz
konusu değildir. Ancak, vasiyetname ile tarafınıza intikal eden mal varlığı ile ilgili
veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ölüm tarihini izleyen dört ay içinde
tarafınızdan ilgili vergi dairesine verilmesi gerekir.
Bu itibarla, vasiyetname ile tarafınıza intikal eden mirası reddetmediğinizden
muris Cemile TİMER'e veraset yoluyla intikal eden mallarla ilgili veraset ve intikal vergisi
beyannamelerinin ilgili vergi dairesine tarafınızdan verilmesi gerekmektedir. Ancak,
1992 ve 1993 yıllarında düzenlenen vasiyetnamelerin dava konusu yapılması halinde
mahkemece verilecek karara göre Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 22 nci maddesi
hükümleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemleri yapılacaktır.
Öte yandan 1/3/1957 tarihinden sonra vuku bulan ölüm ve intikaller için veraset
ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış
bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,
bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası
kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.