Veraset ve intikal vergisi beyannamesinde beyan edilen malların istisna haddinin altında kalması hk.
Özelge: Veraset ve intikal vergisi beyannamesinde beyan
edilen malların istisna haddinin altında kalması hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.0.60/6004-947-54534
Tarih:
18/06/2007
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
SAYI : B.07.1.GİB.0.60/6004-947 ANKARA
KONU :
18/06/2007 * 54534
...........................................................
İlgi: a) 17/12/2004 gün ve DEF.0.06.12/VSL:23-242-718/8847 sayılı yazınız.
b) 24/01/2005 gün ve B.07.0.GEL.0.60/6004-947/2878 sayılı yazımız.
c) 19/04/2005 gün ve DEF.0.06.12/VRS:23-242-718/2254 sayılı yazınız.
İlgi (c)'de kayıtlı yazınızda, 14/01/1998 tarihinde vefat eden ......................'in mirasçılarınca kanuni
ve ek sürelerden sonra 06/05/2004 tarihinde verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesinde
beyan edilen malların istisna haddinin altında kalması nedeniyle vergi ziyaı oluşmadığından, 213
sayılı Vergi Usul Kanununun 336 ncı madde hükmünün uygulanabilirliği söz konusu
olamayacağından, usulsüzlük cezasının kesilmemesi gerektiği düşünülmekle birlikte bu konudaki
Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla
veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset
ve intikal vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 5 inci maddesinde de veraset ve intikal vergisinin
mükellefinin, veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisabeden şahıs olacağı hükme
bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 21 Seri No.lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin 4/1'incimaddesinin 3 üncü paragrafında ise veraset yoluyla veya sair suretle ivazsız olarak kendilerine mal
intikal eden yükümlülerin kanuni süre içinde beyanname vermemeleri halinde, vergi doğup
doğmadığına bakılmaksızın adlarına usulsüzlük cezası kesileceği açıklanmıştır.
Bu hükümlere göre, bir kişinin veraset ve intikal vergisinin mükellefi olabilmesi ve kendisinden
beyanname istenebilmesi için kendisine veraset yolu ile veya her ne suretle olursa olsun ivazsız bir
şekilde mal iktisap etmesi gerekmektedir. Böyle bir intikalin meydana gelmiş olması halinde
mükellefler adına vergi tarh edilip edilmediğine bakılmaksızın süresinde verilmeyen beyannameler
dolayısıyla usulsüzlük cezası kesileceği tabiidir.
Kaldı ki, ilgi (b)'de kayıtlı yazımızda da, ".....................'in 14/01/1998 tarihinde vefatı üzerine
mirasçılarına intikal eden mallara ilişkin veraset ve intikal vergisi beyannamesi mirasçılar
tarafından 07/05/2004 tarihinde kendilerine ikinci ek süre için tebligat yapılmadan önce verilmiştir.
Dolayısıyla, usulsüzlük fiili beyannamenin kanuni ve ek süreler geçtikten sonra 07/05/2004
tarihinde verilmesi nedeniyle işlenmiş olduğundan, 2004 yılında yürürlükte bulunan usulsüzlük
ceza miktarları dikkate alınarak her bir mirasçı için ayrı ayrı ikinci derece usulsüzlük cezası
kesilmesi gerekmektedir...." şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.
Bu itibarla, ..................'in mirasçılarınca kanuni sürelerden sonra verilen veraset ve intikal vergisi
beyannamesinde beyan edilen mallarla ilgili olarak vergi doğup doğmadığına bakılmaksızın her bir
mirasçı için ayrı ayrı ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerekir.
Ayrıca, ilgi (c)'de kayıtlı yazınızda sözü edilen konuda veraset ve intikal vergisi beyannamesi
idarece mükelleflere herhangi bir tebligat yapılmadan mükelleflerce 06/05/2004 tarihinde
verildiğinden vergi ziyaı söz konusu olmamakta, dolayısıyla vergi ziya cezası kesilmesine imkan
bulunmamaktadır. Bu nedenle, mükellefler adına kesilecek usulsüzlük cezasının 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 336 ncı maddesi gereğince uygulanabilirliği mümkün bulunmadığından, bu
konuda kıyas yapılması da mümkün değildir.
Öte yandan, mükellefler adına kesilecek usulsüzlük cezası ile ilgili olarak Başkanlığımızca
hazırlanan ve bir örneği ilişikte gönderilen 06/06/2007 tarih ve 2007/1 Seri No.lu Veraset ve İntikal
Vergisi Kanunu İç Genelgesinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Başkan a.