Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda sayılan kurum ve kuruluşlar kendilerine yapılacak bağış ve yardımlar dolayısıyla veraset ve intikal vergisinden muaf tutulacakları hakkında...
Kanun Numarası
7338
Kanun
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
Özelge No
B.07.1.GİB.0.02.60/6000-2519-
Özelge Tarihi
12.05.2009
Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda sayılan kurum ve
kuruluşlar kendilerine yapılacak bağış ve yardımlar
dolayısıyla veraset ve intikal vergisinden muaf
tutulacakları hakkında...
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
SAYI :B.07.1.GİB.0.02.60/6000-2519-
KONU :
12.05.2009 / ..........
........................... PERSONELİ YARDIMLAŞMA VAKFI
...................................
İlgi: ..................... tarih ve ..........................sayılı yazımız.
İlgide kayıtlı yazınızda bahsi geçen hususlarla ilgili olarak Başkanlığımız görüşü aşağıda
1
açıklanmıştır.
1- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU: 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi
Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait
mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa
olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine
tabi olduğu, 2 inci maddesinin (d) fıkrasında da ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla
veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun muaflık ve istisnalarla ilgili 3 ve 4 üncü maddelerinde deprem, yangın ve
su baskını gibi doğal afetlere uğramış olanların hasarları ve zararlarının karşılanması
halinde veraset ve intikal vergisi aranılmayacağına ilişkin her hangi bir hükme yer
verilmemiştir.
Bu durumda halen yürürlükte bulunan söz konusu hükümlere göre, doğal afetler
nedeniyle Vakfınız üyelerinin hasar ve zararlarını karşılamak amacıyla Vakfınız
tarafından yapılacak doğal afet yardımlarının ivazsız intikal kapsamına girmesi
dolayısıyla veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekir.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (a) fıkrasında;
amme idareleri, emekli ve yardım sandıkları, sosyal sigorta kurumları, umumi menfaate
hadim cemiyetler, siyasi partiler ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları
teşekküllerden kurumlar vergisine tabi olmayanların; (b) bendinde de yukarıdaki
fıkrada sayılanlar dışında kalan hükmü şahıslara ait olup, umumun istifadesi için ilim,
araştırma, kültür, sanat, sıhhat, eğitim, din, hayır, imar, spor gibi maksatlarla kurulan
teşekküllerin; veraset ve intikal vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun istisnalar başlıklı 4 üncü maddesinin (f) bendinde de, 3 üncü maddenin
(a) ve b) fıkraları kapsamına giren şahısların statüleri gereğince maksatları içinde
usulüne uygun olarak yaptıkları yardımlar, (g) bendinde ise amme idareleri ve
müesseseleri ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseseler ve amme menfaatlerine hadim
cemiyetlerden veya emekli sandıklarından (veya bu mahiyetteki kurumlardan) dul ve
yetimlere bağlanan aylıklarla bu aylıklar dışında verilen emekli ikramiyeleri ile dul ve
yetim evlenme ikramiyeleri ve hizmet sürelerini doldurmamış bulunanların dul ve
yetimlerine aylık yerine toptan yapılan ödemeler ve harb malulleriyle şehit yetimlerine
tekel bey'iyelerinden ödenen paralar veraset ve intikal vergisinden istisna edilmiştir.
Bu hükümlere göre, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun3 üncü maddenin (a) ve (b)
fıkralarında sayılan kurum ve kuruluşlar kendilerine yapılacak bağış ve yardımlar
dolayısıyla veraset ve intikal vergisinden muaftır. Ayrıca, söz konusu kurum ve
kuruluşlarca yapılan ve 4 üncü maddenin (f) bendi kapsamına giren yardımlarla aynı
maddenin (g) bendinde sayılan kuruluşların hak ve sahiplerine yapmış oldukları
ödemelerde veraset ve intikal vergisinden istisnadır.
2
Ancak, Vakfınız, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (a)
ve (b) fıkralarında belirtilen teşekküllerden olmadığı gibi 4 üncü maddenin (g) bendi
kapsamına da girmediğinden, Vakfınız üyelerinin ölümü üzerine mirasçılarına yapılan
ölüm yardımlarının veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekir.
2- GELİR VERGİSİ KANUNU: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin
tanımı yapılmış olup, aynı Kanunun 07.10.2001 tarihinden önceki 4369 sayılı Kanunla
değişik 25 inci maddesinin 3 numaralı bendinde, "Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz
olan emekli sandıklarınca kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları
veya statüleri gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade
olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan
ödenen tazminatlar ile on yıl süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla
Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları
tarafından iade olunan mevduat veya toptan yapılan ödeme tutarı (Kamu idare ve
müesseseleri ile kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumları dışında kalan tüzel kişiliği
haiz emekli sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen
tazminat, yardım ve toptan yapılan ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en
yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur. Bu
mukayesede gerek muhtelif emekli sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım
sandıklarından gerek aynı emekli sandığı ile sigorta şirketleri ve yardım sandıklarından
muhtelif zamanlarda alınan ikramiye, tazminat ve toptan yapılan ödemeler topluca
dikkate alınır.)"nın gelir vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, aynı maddenin 07.10.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 4697 sayılı
Kanunla değişik halinde, "Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından,
kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince
verilen emekli, dul, yetim ve evlilik ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve sürelerini
doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar (506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından
ödenen tazminat, yardım ve toptan ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en
yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tâbi tutulur. Bu
mukayesede gerek muhtelif sandıklardan gerek aynı sandıktan muhtelif zamanlarda
yapılan ikramiye, tazminat ve toptan ödemeler topluca dikkate alınır.)" hükmü yer
almıştır.
Diğer yandan, 10.07.2001 tarih ve 24458 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4697 sayılı
Kanunun geçici 1 inci maddesinde Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin 3 üncü
bendinin yürürlük tarihi olan 07.10.2001 tarihinden önce faaliyete başlamış olan emekli
ve yardım sandıklarına ödenen primler ile bu sandıklardan iştirakçilerine yapılan
ödemeler hakkında bu kanunla değişiklik yapılmadan önceki hükümlerin uygulanacağı
belirtilmiştir.
3
Yukarıda bahsi geçen 4369 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelere ilişkin olarak,
27.12.1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 216 seri no.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmış bulunmaktadır.
Söz konusu Tebliğin, 2.1. İstisna Uygulaması bölümünde; 10 yıl süre ile prim veya aidat
ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri
ve yardım sandıkları tarafından yapılan ve Gelir Vergisi Kanununun 25/3 üncü
maddesinde belirtilen nitelikteki ödemelerin istisna kapsamına alındığı, yapılan bu
ödemelerin vergiden istisna edilecek tutarının belirlenmesinde ise en yüksek Devlet
memuru olan Başbakanlık Müsteşarına ödenen en yüksek ikramiye tutarının dikkate
alınacağı açıklanmıştır.
Bu açıklamalara göre, on yıl süre ile prim veya aidat ödemiş olmaları kaydıyla, sandık
üyelerinize yapılacak söz konusu ödemeler toplamının ödemenin yapıldığı dönemde en
yüksek Devlet memuruna (Başbakanlık Müsteşarına) ödenen en yüksek ikramiye tutarı
kadar kısmının vergiden istisna edilmesi, bu tutarı aşan kısmın ise Gelir Vergisi
Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ücret olarak vergiye tabi
tutulması gerekmektedir.
Öte yandan, söz konusu Genel Tebliğin "3.3. 10 Yıl Prim Ödenmeden Yapılan Toplu
Ödemeler" başlıklı bölümünde, 10 yıl süre ile prim veya aidat ödemeden ayrılan üyelere
özel sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından aynen iade olunan mevduatları
ise gelir vergisine tabi tutulmayacağı ancak, mevduat tutarının üzerinde bir ödeme
yapılması halinde bu ilave tutar, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci
fıkrasının 6 numaralı bendi çerçevesinde menkul sermaye iradı (alacak faizi) sayılacak
ve elde edenlerce Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 85 ve 86 ncı
maddeleri hükümleri çerçevesinde yıllık beyanname ile beyan edileceği belirtilmiştir.
Ayrıca, 4697 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 25/3 üncü maddesinde yapılan
değişiklik öncesi faaliyet başlamış olan emekli ve yardım sandıklarına ödenen primler
ile bu sandıklardan iştirakçilerine yapılan ödemelerde de söz konusu Kanunla değişiklik
yapılmadan önceki hükümleri uygulanacaktır.
Diğer taraftan, istisnanın uygulanmasına ilişkin yukarıda yer alan maddeler ve
Tebliğde; kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıklarının yanı sıra
özel sigorta şirketlerinden veya yardım sandıklarından elde edilen gelirler istisna
kapsamında değerlendirilmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde ................. vakfının da
kuruluş ve faaliyetleri içeriği ile yardım sandığı statüsünde değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Buna göre, söz konusu dilekçede yer alan emeklilik yardımı ile malullük yardımının Gelir
Vergisi Kanununun 23/11 ve 25/3 üncü maddeleri kapsamında değerlendirilmesi
gerekmektedir.
4
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Başkan a.