Veraset yoluyla intikal eden araçlarda ÖTV istisnası hk.

Veraset yoluyla intikal eden araçlarda ÖTV istisnası hk.
Sayı: 
21152195-135[7.2016/11]-114212
Tarih: 
06/11/2017
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ KDV DİĞER VERGİLER GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
 
   
Sayı : 21152195-135[7.2016/11]-114212 06.11.2017
Konu : Veraset yoluyla intikal eden araçlarda 
ÖTV istisnası
İlgi :28.10.2016 tarihli özelge talep formunuz.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ÖTV Kanununun 7/2 maddesi uyarınca ÖTV muafiyetinden
yararlanılarak edinilen araç ve başkaca mal ve hakların mirasçısı olduğunuz belirtilerek, söz konusu
aracı mirasçılardan birinin üzerine almak için yapılacak işlemler hakkında Başkanlığımız görüşü
talep edilmektedir.
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU İLE VERGİ USUL KANUNU AÇISINDAN
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti
uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla veya
herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve
intikal vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla söz konusu özelge talep formunda
bahsi geçen, mirasçılardan birinin miras hissesini diğer mirasçılardan birine bağışlaması, veraset
ve intikal vergisine tabi bulunmaktadır. Anılan Kanunun 10 uncu maddesinin (b) bendinde;
gayrimenkullerin ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın emlak vergisine esas olan değerle
değerleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu hükme istinaden yayımlanan veraset ve intikal vergisine konu olacak gayrimenkullerin
değerlenmesiyle ilgili 1 No.lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Sirkülerinin "01/01/1983
Tarihinden İtibaren İntikal Eden Gayrimenkullerin Mükelleflerce Kendiliğinden Beyan Edilmesi
veya İdarece Tespit Edilmesi Halinde Değerlenmesi" başlıklı (b) bendinde; 22 Seri No.lu Veraset ve
İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde de açıklandığı üzere, 01/01/1983 tarihinden itibaren intikal
eden gayrimenkuller için, Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre belirlenen emlak vergisi
değerlerinin veraset ve intikal vergisi için de aynen geçerli olacağı, veraset ve intikal vergisi
beyannamelerinde gayrimenkullerin intikal ettiği yıla ilişkin emlak vergisi tarhına esas olan
değerlerinden daha yüksek beyanda bulunulması halinde bu değerin veraset ve intikal vergisinin
tarhına esas alınması gerektiği, ancak, mükelleflerin, daha sonra yüksek beyanda bulundukları
gerekçesiyle vergi dairesinden düzeltme talep etmeleri halinde, daha önce yapılan tarhiyatın,
gayrimenkullerin intikal ettiği yıla ilişkin emlak vergisi tarhiyatına esas alınan değerlerine göre
düzeltilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesinde, beyana dayanan vergilerde
vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer
kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi
halinde, haklarında maddede belirtilen kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezasının kesilmeyeceği hüküm
altına alınmış ve mükelleflerin veya sorumluların pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için
uymaları gereken şartlar da 5 bent halinde sayılmış bulunmaktadır.
Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere pişmanlık, beyana dayanan vergiler için geçerli olan,
temelinde vergi ziyaı bulunan ve vergi dairesinin ıttılaına girmemiş bir olayın kendiliğinden haberverilip, maddede öngörülen sürede, ödeme süresi geçmiş vergi ile bu vergi için hesaplanan
pişmanlık zammının ödenmesi halinde yararlanılabilen bir müessesedir.
01/02/2000 tarihli ve 60/6012-1430/4244 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi İç Genelgesinde de
açıklandığı üzere, veraset ve intikal vergisi uygulamasında hiç beyanname verilmeyen veya beyan
dışı kalan mallar için mükellefler Vergi Usul Kanununun 342 nci maddesi uyarınca beyana çağrılıp
kendilerine tanınan 15 günlük ikinci ek süre geçmedikçe vergi ziyaı doğmamış olacağından,
tarhiyat sırasında vergi aslına bağlı cezaların kesilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Buna  göre,  beyannamenin  ikinci  ek  süre  sonuna  kadar  verilmesi  halinde  vergi  ziyaı
oluşmayacağından, pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı, ikinci ek süre geçtikten sonra
beyanname verilmesi halinde ise, vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilin vergi dairesinin ıttılaına
girmesi nedeniyle pişmanlık hükümlerinden faydalanılamayacağı tabiidir.
Bu itibarla, ….'ün mirasçılarına intikal eden gayrimenkullere ilişkin veraset ve intikal vergisi
beyannamesinin emlak vergisi tarhına esas olan değer üzerinden ilgili vergi dairesi müdürlüğüne
verildiği hususu dikkate alındığında, söz konusu beyannameye ilişkin güncel değerler üzerinden
düzeltme beyannamesi verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN 
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 6745 sayılı Kanun ile değişik 15 nci maddesinin (2)
numaralı fıkrasının (a) bendinde, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tâbi mallardan,
veraset yoluyla intikaller hariç ilk iktisabında istisna uygulananların istisnadan yararlananlar
dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi
yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte ÖTV alınacağı,
Kanunun 7 nci maddesinin (2) ve (8) numaralı bentleri çerçevesinde istisnadan yararlananlar
tarafından bu istisnadan yararlanılarak iktisap edilen kayıt ve tescile tabi malların 5 yıldan fazla
kullanılarak elden çıkarılmaları durumunda bu hükmün uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemenin uygulama usul ve esaslarına yönelik açıklamalara Özel Tüketim Vergisi
(II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (IV/G) bölümünde yer verilmiştir.
Buna göre, ilk iktisabında istisna uygulanan kayıt ve tescile tabi taşıtların, veraset yoluyla
intikallerinde ÖTV aranmamaktadır. Dolayısıyla, birden fazla mirasçının bulunması halinde, taşıtın
veraset yoluyla intikaline bağlı olarak müştereken bütün mirasçılar adına kayıt ve tescil edilmesi
kaydıyla, bu intikal işlemi nedeniyle ÖTV uygulanmamaktadır.
Bunun yanı sıra, söz konusu uygulamada, ÖTV'den müstesna olarak ilk iktisabı yapılan taşıt dışında
herhangi bir mal ve/veya hakkın "birden fazla mal ve hak" kapsamında değerlendirilebilmesi için
söz konusu mal ve/veya hakkın veraset ve intikal vergisi beyannamesine dahil edilmiş olması
gerekmekte olup, mezkûr beyannameye dahil edilmeyenler "birden fazla mal ve/veya hak"
kapsamında değerlendirilmemektedir. Ayrıca, veraset ve intikal vergisi beyannamesiyle beyan
edilen tapu veya tapular ile banka veya bankalardaki paralar, hisse senedi, tahvil, telefon, araba
gibi menkul malların değerinin belgelerle tevsik edilmesinin gerektiği tabiidir.
Bu çerçevede, muristen mirasçılara intikal etmiş olan terekede söz konusu taşıtın yanı sıra başkaca
mal ve/veya hakkın bulunması ve mirasçıların taşıt üzerindeki mülkiyet haklarından (miras
paylarından) ivazsız olarak tek bir mirasçı lehine feragat etmeleri halinde, lehine feragat edilen
mirasçının aracı kendi adına tescil işleminde ÖTV aranmaması için, taşıt dışında mirasçılara intikal
eden mal ve/veya hakkın veraset ve intikal vergisi beyannamesine dahil edilmiş olması ve bunların
söz konusu beyannamede beyan edilen değerinin taşıtın değeri ile mütenasip olması şartlarının
birlikte sağlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, diğer mirasçıların vereceği feragatnameye
istinaden taşıtı devralan mirasçı tarafından, taşıt üzerindeki kendi mülkiyet hakkına (miras payına)
karşılık gelen kısım hariç olmak üzere, Kanunun (15/2-a) maddesi çerçevesinde hesaplanan ÖTV'nin
beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim. 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.