vergi dairesi tarafından verilmiş ilişik kesme belgesi olmaksızın veraset yoluyla veya ivazsız suretle intikal eden gayrimenkullerin devir ve ferağına izin verilmesi mümkün olmadığı hakkında...
Kanun Numarası
7338
Kanun
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
Özelge No
B.07.1.GİB.0.60/6000-2523
Özelge Tarihi
30.06.2009
vergi dairesi tarafından verilmiş ilişik kesme belgesi
olmaksızın veraset yoluyla veya ivazsız suretle intikal
eden gayrimenkullerin devir ve ferağına izin verilmesi
mümkün olmadığı hakkında...
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
SAYI :B.07.1.GİB.0.60/6000-2523
KONU :
30.06.2009
.......................... BAKANLIĞINA
(........................... Daire Başkanlığı)
İlgi: ..................... tarih ve ..................... sayılı yazınız.
1
İlgide kayıtlı yazınızda, intifa hakkı sahibinin ölümü üzerine intifa hakkının kuru mülkiyet
sahibine intikali halinde veraset ve intikal vergisine tabi tutulup tutulmayacağı
hususunda tapu sicil müdürlüklerince farklı uygulamalar yapıldığı belirtilerek,
uygulamada birliğin sağlanması için bu konudaki Başkanlığımız görüşünün sorulduğu
anlaşılmaktadır.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti
uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla
veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa
intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 2 nci maddesinin (b)
bendinde "mal" tabirinin; mülkiyete konu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle
mameleke girebilen diğer bütün hakları ve alacakları ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
7421 sayılı Türk Medeni Kanununun 795 inci maddesinde "İntifa hakkı, taşınırlarda
zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile
kurulur.
Taşınır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme
olmadıkça, mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır.
Taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa bile, durumu
bilenlere karşı ileri sürülebilir. Tescil edilmiş ise, herkese karşı ileri sürülebilir" hükmü yer
almaktadır. Aynı Kanunun 797 inci maddesinde de intifa hakkının, intifa sahibinin
ölümüyle ortadan kalkacağı belirlenmiştir.
Bu hükümlere göre, başkasına ait bir eşya veya mal varlığı üzerinde belli bir kişiye tam
yararlanma olanağı sağlayan bir sınırlı ayni hak olan ve iktisadi bir değer niteliğine
sahip intifa hakkı, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde tanımlanan
mal kapsamına girmekte olup bir kişiden diğer bir kişiye intikalinin vergiye tabi
tutulması gerekir. İntifa hakkının şahsa bağlı bir hak olması vergilendirmeyi etkilemez.
Anılan Kanunda intifa hakkının veraset yolu ile veya ivazsız suretle intikalinin vergiden
istisna edileceğine dair bir hüküm de bulunmamaktadır.
Ayrıca intifa hakkı, şahsa bağlı bir hak olması nedeniyle sahibinin ölümü ile son
bulmakta ve kuru mülkiyetle birleşmektedir. Diğer bir ifade ile intifa hakkı, sahibi öldüğü
zaman mirasa dahil olmamakta, doğrudan kuru mülkiyet sahiplerine geçmektedir.
Bu durumda, intifa hakkının veraset yolu ile intikalinde vergilendirme işlemlerinin
mirastan ayrı yapılması gerekmektedir. Verginin mükellefi ise intifa hakkı kendisine
intikal eden kuru mülkiyet sahibinin olacağı açıktır. Kuru mülkiyet sahibinin kanuni ya da
mansup mirasçı veya tamamen farklı bir kişi olmasının vergilendirme bakımından
herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, intifa hakkı sahibinin ölümü üzerine sahip olduğu intifa
hakkının ilgili olduğu gayrimenkullerin kuru mülkiyet sahibine intikali, ivazsız bir intikal
2
olup, bu intikal nedeniyle veraset ve intikal vergisinin aranılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin
ikinci ve üçüncü fıkralarında "Tescil tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sonucu ilgili
vergi dairesine bildirilmek üzere, intikal eden gayrimenkullerin tescil işlemi veraset ve
intikal vergisinin tahakkuku beklenilmeksizin yapılır. Ancak, intikali yapılan gayrimenkule
isabet eden veraset ve intikal vergisi tamamen ödenmedikçe devir ve ferağı yapılamaz
ve üzerinde herhangi bir aynı hak tesis edilemez. Tapu memurları vergi dairesince
verilmiş ilişik kesme belgesi olmaksızın devir ve ferağ işlemi yapamazlar, aksi halde
verginin ödenmesinden mükellefler ile birlikte müteselsilen sorumlu olurlar.
Ancak, mükelleflerce tahakkuk eden vergiye karşılık 6183 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesinde yazılı cinsten (Bu maddenin 5 inci bendinde yazılı menkul mallar hariç)
teminat gösterildiği takdirde intikal eden gayrimenkullerin bir kısmının veya tamamının
devir ve ferağına izin verilebilir. Teminat olarak gösterilecek gayrimenkullerin değeri
6183 sayılı Kanunun 91 inci maddesine göre tespit edilir." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, veraset yoluyla veya ivazsız suretle intikal eden gayrimenkullerin
tapuda devir ve ferağının yapılabilmesi için tapu memurlarınca, vergi dairesi
tarafından verilmiş ilişik kesme belgesi olmaksızın veraset yoluyla veya ivazsız suretle
intikal eden gayrimenkullerin devir ve ferağına izin verilmesi mümkün değildir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını arz ederim.
Başkan a.