Yapı denetim hizmeti bedelinin arsa sahibi tarafından, müteahhide yansıtılmasında KV ve KDV
Yapı denetim hizmeti bedelinin arsa sahibi tarafından,
müteahhide yansıtılmasında KV ve KDV
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[29-2014/17]-329615
Tarih:
01/11/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
Sayı : 84974990-130[29-2014/17]-329615 01.11.2016
Konu : Yapı denetim hizmeti bedelinin arsa
sahibi tarafından, müteahhide
yansıtılmasında KV ve KDV
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği ve faaliyet
konusuyla ilgili olarak bir yapı kooperatifi ile yapılan sözleşme kapsamında hakediş usulü ile inşaat
yapılacağı, arsa sahibi kooperatif olduğundan yapı denetim hizmetine ilişkin faturanın kooperatif
adına düzenlendiği, yapılan sözleşme kapsamında kooperatifin kendisi adına düzenlenen bu
faturanın Şirketinize yansıtıldığı belirtilerek, kooperatif tarafından Şirketinize düzenlenen yapı
denetim hizmeti yansıtma faturasının maliyet hesaplarında gider olarak dikkate alınıp
alınamayacağı ve faturada yer alan katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılıp
yapılamayacağı ile bu KDV'nin iadesinin talep edilip edilemeyeceği sorulmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar
vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki
hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın,
teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark
olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan
indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit
edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci
maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümler uyarınca, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8
inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler
indirilebilecektir. Ticari kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu
yapılabilmesi için giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef
adına düzenlenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında,
yapı üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan gerçek ve tüzel kişilerin yapı sahibi olduğu, yapı denetim
hizmetinin yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi
hükümlerine göre yürütüleceği ve yapı sahibinin yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini
vekil olarak tayin edemeyeceği; 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ise yapı denetim hizmet
sözleşmelerinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkçabu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların
tevsikinin mecburi olduğu; 229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar
tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (3)
numaralı bendinde de faturaya müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap
numarasının yazılmasının mecburi olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan maddelerdeki müşteri tanımından, malı satın alan veya kendisine iş yapılan gerçek veya
tüzel kişiler anlaşılmalıdır. Faturanın düzenlenmesinde fatura bedelinin kimin tarafından ödendiği
hususu önemli olmayıp fatura malı satın alan veya kendisine iş yapılan gerçek kişi veya tüzel kişi
adına düzenlenmelidir. Dolayısıyla, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında bir hizmet akdi
bulunmasından ve yapı denetim hizmetinin yapı sahibine verilmesinden dolayı faturanın da yapı
denetim şirketince hizmet verilen yapı sahibi adına düzenlenmesi gerekmektedir.
Aynı Kanunun "Mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Vergi
kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna
müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, mükellefiyet ve vergi sorumluluğu ile ilgili özel sözleşmeler vergi idaresini
bağlamadığından, yapı sahibi ile şirketiniz arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca
şirketiniz tarafından ödenen ancak yapı sahibi adına düzenlenen faturadaki yapı denetimi hizmet
bedelinin, kurum kazancınızın tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması
mümkün bulunmamaktadır.
Ancak, yapı sahibi kooperatifin kurumlar vergisi mükellefi olması durumunda, yapı denetimi hizmet
bedelinin yapı sahibi kooperatif tarafından düzenlenecek fatura ile yapı denetimi hizmet bedelini
ödeyen şirketinize yansıtılması halinde, bu bedelin inşaatın maliyetine intikal ettirilerek kurum
kazancınızın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, kooperatif tarafından şirketinize fatura ile yansıtılan yapı denetimi hizmet bedelinin,
kooperatifin safi kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınacağı tabiidir.
Katma Değer Vergisi Kanunu Açısından:
3065 sayılı KDV Kanununun;
1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den,
bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve
hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi
indirebilecekleri,
29/2 nci maddesinde, vergi oranı indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin
gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek
sınırı aşan vergilerin yılı içinde mahsuben, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergilerin ise
izleyen yıl nakden iade edilebileceği,
29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı
aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde
kullanılabileceği,
30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul
edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği,
34/1 inci maddesinde, yurtiçinden sağlanan veya ithal edilen mal ve hizmetlere ait KDV'nin, alışfaturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar
kanuni defterlere kaydedilmek suretiyle indirilebileceği
hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesine göre, vergi kanunlarıyla kabul
edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel
mukaveleler vergi dairelerini bağlamamaktadır.
Buna göre, söz konusu kooperatif ile Şirketiniz arasında yapılan sözleşme uyarınca Şirketiniz
tarafından ödenen ancak kooperatif adına düzenlenen faturada yer alan yapı denetimi hizmet
bedelinin, kurum kazancınızın tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması
mümkün bulunmadığından, KDV Kanununun (30/d) maddesi uyarınca bu faturada yer alan KDV'nin
indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Ancak, kooperatifin kurumlar vergisi mükellefi olması ve yapı denetimi hizmet bedelinin kooperatif
tarafından düzenlenecek fatura ile Şirketinize yansıtılması durumunda, yansıtılan bu bedel inşaat
maliyetine intikal ettirilerek kurum kazancınızın tespitinde dikkate alınabilecek olup, bu durumda
KDV Kanununun 29 uncu maddesinde yer alan açıklamalar çerçevesinde, söz konusu faturada
gösterilen KDV'nin Şirketinizce indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.