Yarım kalan inşaatı tamamlamak üzere anlaşılan, ancak önceki müteahhidin yaptığı kısımlara ait giderlerin bilinmemesi nedeniyle inşaatın maliyetine na

Yarım kalan inşaatı tamamlamak üzere anlaşılan, ancak
önceki müteahhidin yaptığı kısımlara ait giderlerin
bilinmemesi nedeniyle inşaatın maliyetine nasıl
eklenebileceği hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.16.17.02-105[VUK.ÖZLG-16-34]-11337
Tarih: 
18/01/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 95462982-105[VUK.ÖZLG-16-34]-11337 18.01.2018
Konu : Yarım kalan inşaatı tamamlamak  
üzere anlaşılan, ancak önceki
müteahhidin yaptığı kısımlara ait
giderlerin bilinmemesi nedeniyle
inşaatın maliyetine nasıl
eklenebileceği hk.
         
 
 
 
 
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun tetkikinden; İlimiz … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi
kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, müteahhitlik belgenizin bulunduğu, yarım kalmış
bir inşaatı tamamlamak üzere devraldığınız, bir kısmı yapılan inşaat ile ilgili maliyetin önceki
müteahhide ulaşamamanız nedeniyle temin edilemediğinden bahisle inşaatın maliyeti hesaplanırken
önceki müteahhidin yaptığı giderlerin tamamlanmakta olan inşaatın maliyetine ne şekilde
ekleneceği hususunda Başkanlığımızdan görüş talebinde bulunduğunuz anlaşılmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai
faaliyetten doğan kazancın ticari kazanç olduğu belirtilmiş, bu maddenin ikinci fıkrasının (4)
numaralı bendinde ise gayrimenkullerin alım satım ve inşa işleri ile devamlı uğraşanların bu
işlerden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanunun;
- 38 inci maddesinde; "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap
dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya
sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur ... "
- 39 uncu maddesinde de, "İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde eldeedilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. (Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla
tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükümlerine yer
verilmiştir.
Diğer taraftan 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesinde, defterlerin hesap dönemi
itibarıyla tutulacağı, kayıtların her hesap dönemi sonunda kapatılacağı ve ertesi dönem başında
yeniden açılacağı, hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğu hükme bağlanmış olup, aynı
Kanunun;
- 219 uncu maddesinde; "Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki:
a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu
bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla
geciktirilmesi caiz değildir.
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve
parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara
işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45
günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez.
...",
- 227 nci maddesinde, "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü
şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.",
- 229 uncu maddesinde, "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı
meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari
vesikadır.",
hükümleri yer almaktadır.
Bunun yanı sıra, mezkûr Kanunun 262 nci maddesinde, maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin
iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri
bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği hüküm altına alınmak suretiyle, iktisadi kıymetlerin
maliyet bedellerinin tespitinde, fiili maliyetin esas alınması öngörülmüştür.
Bu çerçevede, tamamlamak üzere devraldığınızı belirttiğiniz yarım kalmış inşaatın bir bedel
karşılığında devralınmış olması halinde, devir işlemi ve bedelinin önceki müteaahit tarafından
adınıza düzenlenen fatura ile tevsik edilmesi ile işlemin aynı Kanunun kayıt hükümlerine uygun
olarak yasal defterlerinize kaydedilmiş olması kaydıyla söz konusu devir bedelinin, inşaatın
maliyetinin hesabında dikkate alınabileceği tabiidir.
Aksi takdirde, önceki müteahhit tarafından inşaatın yapımı aşamasında yapılan giderlerin,
tarafınızca inşaatın maliyetinin hesabında dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
   
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.