Yurt dışında taşeron olarak üstlenilen inşaat işine ilişkin faturaların bir kısmının işveren rmanın yurt dışındaki şubesi adına değil de Türkiye? deki ana merkezi adına düzenlenip düzenlenmeyeceği hk.

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 (Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

 Sayı :B.07.1.GİB.4.06.18.02-105-[229- 8834]-317

 Konu :Yurt dışında taşeron olarak üstlenilen

 inşaat işine ilişkin faturaların bir

 kısmının işveren rmanın yurt

 dışındaki şubesi adına değil de Türkiye?

 deki ana merkezi adına düzenlenip

 düzenlenmeyeceği h

 01/03/2012

 İlgi dilekçenizde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numaralı mükelle olduğunuz, ...'de bulunan bir Türk şirketi

 tarafından taahhüt edilen ... fabrikası inşaat işinin taşeron olarak üstlenildiği, inşaat işine ilişkin malzemelerin bedelinin

 sözleşme bedeline dahil olması nedeniyle tamamının kurumunuzca temin edileceği ve malzemelerin bir kısmının yurt

 içinden bir kısmının da yurt dışından tedarik edileceği, anılan ülkede vergi oranlarının yüksek olduğu belirtilerek,-Söz konusu işe ilişkin faturaların bir kısmının işveren rmanın söz konusu ülkedeki şubesi adına değil de Türkiye'deki

 ana merkezi adına düzenlenerek ödemelerin Türkiye'de yapılmış olmasının bu işten elde edilecek kazancın kurumlar

 vergisinden müstesna tutulmasına engel teşkil edip etmeyeceği,-İşveren rmanın yurt dışındaki şantiyesinde gerçekleştirilen inşaat işine ilişkin faturaların Türk şirketinin yurt içindeki

 merkezi adına düzenlenmesi durumunda faturaların katma değer vergisine tabi olup olmadığı ve bu şekilde fatura

 düzenlenmesi halinde yapılacak ödemeler üzerinden %3 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı,-Türkiye'den tedarik edilerek yurt dışına malzeme gönderilmesi işleminin mal ihracatı kapsamında değerlendirilip

 değerlendirilmeyeceği,-Taahhüt işinin yurtdışına yönelik olarak gerçekleştirilecek müteahhit hizmeti nedeniyle döviz kazandırıcı faaliyetler

 kapsamında değerlendirilerek işveren rma ile kurumunuz arasında imzalanacak olan taşeronluk sözleşmesinin damga

 vergisinden müstesna olup olmadığı,

 hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmiştir.

 A-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde; "Kanunun 1'inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni

 veya iş merkezi Türkiye'de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı

 üzerinden vergilendirilirler." hükmü yer almaktadır.

 Aynı Kanunun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, yurt dışında yapılan inşaat, onarım,

 montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançların kurumlar

 vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.

Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Yurt Dışında Yapılan İnşaat, Onarım,

 Montaj İşleri İle Teknik Hizmetlerden Sağlanan Kazançlarda İstisna" başlıklı (5.9.) bölümünde; "Kurumlar Vergisi

 Kanununun 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik

 hizmetlerden sağlanarak Türkiye'de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar herhangi bir koşula bağlanmaksızın

 kurumlar vergisinden istisna edilmiştir." açıklamalarına yer verilmiştir.

 Aynı Tebliğin "Yurt dışında yapılan inşaat işleri nedeniyle, merkez ve şube arasındaki cari hesapların değerlemesi" başlıklı

 (5.9.2.) bölümünde ise; Yurt dışında yapılan inşaat işleri ile ilgili olarak Türkiye'deki merkez ile yurt dışındaki işyeri

 arasında ortaya çıkan ilişkilerde yurt dışındaki işyerine Türkiye'den fatura kesilmek suretiyle yapılan ve o işyerinde

 maliyet veya gider olarak kabul edilen mal ve hizmet hareketleri ile yurt dışındaki işyeri ile Türkiye'deki merkez arasındaki

 para hareketlerinin ayrı ayrı hesaplarda izlenmesi ve değerlemenin buna göre yapılması gerektiği belirtilmiştir.

 Bu açıklamalara göre, şirketinizin yurt dışında yapılmakta olan ... fabrikası yapım işine ilişkin taşeron olarak üstlendiği

 inşaat işi ile ilgili olarak Türkiye'den tedarik ederek yurtdışına malzeme gönderilmesi işleminin ihracat işlemi olarak

 değerlendirileceği, söz konusu inşaat işinden elde ederek Türkiye'de genel sonuç hesaplarına aktaracağı kazancınızın da,

 anılan Kanunun 5'inci maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendi uyarınca yurt dışında yapılan inşaat ve onarım işi olarak

 kurumlar vergisinden istisna olacağı tabiidir.

 Öte yandan, söz konusu inşaat işine ilişkin düzenlenen faturaların işveren rmanın anılan ülkedeki şubesi adına değil de

 Türkiye'deki ana merkezi adına düzenlenerek ödemelerin Türkiye'de yapılmış olması, işin yurt dışı niteliğini

 değiştirmediği gibi, şirketin bu işten elde etmiş olduğu kazancında kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına engel

 teşkil etmeyecektir. Ancak, ana merkez adına düzenlenecek bu faturalarda; faturanın yurt dışında yapılan bir iş için

 düzenlendiğine ilişkin şerh konulması ve bu faturanın da şirketinizin ana merkez kayıtlarında izlenmemesi, yurt dışında

 bahse konu işin şirketiniz tarafından taahhüt edilerek yapıldığının ilgili makamlardan alınacak belgelerle tevsik edilmiş

 olması gerekir.

 Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde; birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve

 onarma işlerine yer verilmiş, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de, Gelir

 Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara

 bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmış olup, söz konusu

 tevkifat oranı 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 03.02.2009 tarihinden itibaren %3 olarak belirlenmiştir.

 Bu hükümlere göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesine dayanılarak yapılan vergi kesintisi, Türkiye'de Gelir

 Vergisi Kanunu'nun 42 nci maddesi kapsamında yapılan ve birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma

 işlerine ilişkin hüküm ifade etmekte olup, yurt dışında yapılan ve birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma

 işlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

 Dolayısıyla, söz konusu ... fabrikası yapım işi her ne kadar yıllara sirayet eden mahiyette olsa da yurt dışında

 yapıldığından, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilmeyecek olup, işveren şirket tarafından

 şirketinize yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmaması gerekmektedir.

 B- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun :

 1/1 inci maddesine göre, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve

 hizmetlerin katma değer vergisine tabi bulunduğu,

 4 üncü maddesinde hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler şeklinde tanımlanmış ve

 bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek,

 hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,

 6 ncı maddesinde işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malın teslim anında Türkiye'de bulunmasının, hizmetin Türkiye'de

 yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,

 hüküm altına alınmıştır.

            Bu açıklamalar çerçevesinde, bir işlemin katma değer vergisine tabi olabilmesi için;- İşlemlerin anılan Kanunu'nun 6 ncı maddesinde belirtildiği şekilde Türkiye'de yapılmış olması,- İşlemlerin yine aynı kanunun 1 inci maddesinde sayılan mal teslimleri ve hizmet ifaları kapsamında

 değerlendirilebilmesi,

 gerekmekte olup, Türkiye'de yapılmayan ya da yapılmış sayılmayan işlemler katma değer vergisine tabi

 bulunmamaktadır.

 Ayrıca 3065 sayılı Kanununun 11/1-a maddesi ile ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki

 müşteriler için yapılan hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiş ve bir teslimin ihracat sayılabilmesi için gerekli

 şartlar 3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde sayılmıştır.

 Buna göre, ...'de taşeron olarak yapımını üstlendiğiniz ... fabrikası inşaat işi Katma Değer Vergisi Kanununa göre

 Türkiye'de yapılmış bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu işlemler katma değer vergisine tabi

 bulunmamaktadır. Bu nedenle yurt dışında işveren konumunda bulunan Türk şirketinin yurt dışındaki şube/şantiyesinde

 yapılan hizmetler nedeniyle anılan işveren şirketin yurtiçindeki merkezine kesilecek faturalarda katma değer vergisi

 hesaplanmayacaktır.

 Diğer taraftan, yine ... fabrikası inşaatına ilişkin olarak malzemelerin bir daha geri getirilmemek üzere anılan ülkeye

 götürülmesi işleminin ihracat olarak değerlendirileceği tabiidir.

 C- DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

              488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga

 vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükelle nin kağıtları imza edenler olduğu hükme

 bağlanmıştır.

            Aynı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun, "I.Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva

 eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.

 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01/01/2010 tarihinden geçerli olmak üzere, Kanuna ekli (1) sayılı tablonun

 I/A-1 fıkrasındaki kağıtlara ilişkin damga vergisi oranı binde 8,25 olarak belirlenmiştir.

            Damga Vergisi Kanununun Ek 2 nci maddesinde, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak

 düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu, döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğunun ve bu

 maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından birlikte tespit

 edileceği hüküm altına alınmıştır.      

            Damga Vergisi Kanununun Ek 2 nci maddesi hükmünün uygulamasına ilişkin (1) Seri No.lu Döviz Kazandırıcı

 Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğin (4) Seri No.lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde

 Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ ile değişik "4.Uygulamaya İlişkin Esaslar" başlıklı bölümünde;

             "4.1. (3.1.8)'de belirtilen faaliyetler için bu konuda düzenlenmiş "Dahilde İşleme İzin Belgesi"; (3.2.)'de belirtilen

 diğer döviz kazandırıcı faaliyetler için bu konuda düzenlenmiş "Vergi Resim Harç İstisnası Belgesi"nin ibrazı üzerine, ilgili

 kuruluşlarca, aşağıda açıklanan usul ve esaslar çerçevesinde başka bir belge aranmaksızın re'sen damga vergisi ve harç

 istisnası uygulanacaktır.

            Ancak, damga vergisi ve harç istisnasının uygulanabilmesi için, vergi ve harca konu işlemin, sözü edilen belgelerin

 geçerlilik süresi içerisinde yapılması şarttır.

            Belgenin alınmasından önce veya belgenin geçerlilik süresinin dolmasından sonra,belgeye bağlanan iş ile ilgili

 olarak yapılan işlemlere, damga vergisi ve harç istisnası tatbik edilmeyecektir.

            ...." düzenlemelerine yer verilmiştir.

            Bu itibarla Damga Vergisi Kanununun Ek 2 nci maddesi uyarınca damga vergisi istisnası uygulanabilmesi için, söz

 konusu işin (1) Seri No.lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkındaki Tebliğde

 belirtilen döviz kazandırıcı faaliyetlerden olması ve bu faaliyete ilişkin olarak Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından şirketiniz

adına düzenlenmiş Vergi Resim Harç İstisnası Belgesinin bulunması gerekmektedir.

            Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ...'de bir Türk şirketi tarafından taahhüt edilmiş olan ... fabrikası yapım

 işine ilişkin inşaat işlerinin taşeron olarak üstlenilmesi işi ile ilgili olarak adınıza düzenlenmiş bir Vergi Resim Harç İstisnası

 Belgesinin bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunuza konu sözleşmenin damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

            D- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinde; "B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya

 ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır." denilmekte olup, anılan Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında "Bu

 kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan

 kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 uncu ve müteakip

 maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

            Diğer taraftan; aynı Kanunun 231/5 inci maddesinde ise "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten

 itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır."

 hükmü bulunmaktadır.

            Buna göre; söz konusu inşaat işine ilişkin işveren rmanın Türkiye'deki ana merkezi adına fatura düzenlenmesi

 mümkün bulunmakta olup, ana merkez adına düzenlenecek faturalarda; faturanın yurt dışında yapılan bir iş için

 düzenlendiğine ilişkin şerh konulması ve bu faturanın da şirketinizin ana merkez kayıtlarında izlenmemesi, yurt dışında

 bahse konu işin şirketiniz tarafından taahhüt edilerek yapıldığının ilgili makamlardan alınacak belgelerle tevsik edilmiş

 olması gerekmektedir.

            Öte yandan, ... fabrikası inşaatına ilişkin olarak malzemelerin bir daha geri getirilmemek üzere anılan ülkeye

 götürülmesi işlemi ihracat olarak değerlendirildiğinden, ihracata konu malzemelere ilişkin faturanın (gümrük mevzuatı

 hükümleri saklı kalmak kaydıyla, müteahhit rma veya şirketinizin yurt dışındaki şubesi adına) şirketinizce düzenlenerek

 defter kayıtlarına hâsılat olarak intikal ettirilmesi gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.