Yurt dışından alınan hizmetlerin KV ve ÇVÖ Anlaşması karşısındaki durumu
Yurt dışından alınan hizmetlerin KV ve ÇVÖ Anlaşması
karşısındaki durumu
Sayı:
93767041-125[1781147167]-92796
Tarih:
18/07/2022
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü
Sayı : 93767041-125[1781147167]-92796 18.07.2022
Konu : Yurt dışından alınan hizmetlerin KV
ve ÇVÖ Anlaşması karşısındaki
durumu
İlgi :
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; yurt içinde bilgi güvenliği danışmanlık hizmetleri verdiğiniz
müşterileriniz için yurt dışında Karadağ mukimi bir şirketten "bilgi teknolojileri hizmetleri" ve
"proje tasarımı, yönetimi ve danışmanlığı" adı altında hizmet satın aldığınız, çifte vergilendirmeyi
önleme anlaşması kapsamında alınan danışmanlık hizmetini hangi gelir unsuru ile ilişkilendirmeniz
gerektiği ve söz konusu hizmet bedellerine ilişkin ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılıp
yapılmayacağı, yapılacaksa kesinti oranının ne olacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep
edilmektedir.
A- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin;
- İkinci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden
her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların dar mükellefiyet esasına göre sadece Türkiye'de elde
ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği,
- Üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratların neler olduğu,
- Dördüncü fıkrasında ise bu maddede yer alan kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de
elde edilmesi ve Türkiye'de daimi temsilci bulundurulması konularında 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı
belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede bentler halinde
sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden
veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı
hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, dar mükellef kurumların elde
edecekleri serbest meslek kazançları ile ikinci fıkrasında yer alan ticari veya zirai kazanca dahil
olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayri
maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk
ettirilen bedeller üzerinden üzerinden vergi kesintisi yapılması öngörülmüş olup, kesinti oranı
2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 3/2/2009 tarihinden itibaren söz konusu
ödemeler üzerinden %20 olarak belirlenmiştir.
B- ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN:
01.01.2008 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sırbistan ve
Karadağ Bakanlar Kurulu Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte
Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması"nın hükümleri gerek Sırbistan gerekse Karadağ yönünden
hüküm ifade etmeye devam etmektedir.
Türkiye-Sırbistan ve Karadağ ÇVÖ Anlaşmasının serbest meslek faaliyetlerini düzenleyen 14 üncü
maddesinde yalnızca gerçek kişilerce ifa edilen serbest meslek faaliyetleri için düzenleme
yapıldığından, Karadağ mukimi şirket tarafından verilen bilgi teknolojileri, proje tasarımı, yönetimi
ve danışmanlığı hizmetlerinin Anlaşmanın "Ticari Kazançlar"ı düzenleyen 7 nci maddesi
kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anlaşmanın "Ticari Kazançlar"ı düzenleyen 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında;
"Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri
vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer
teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları yalnızca
işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir."
hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, Karadağ mukimi şirketin bahsi geçen hizmetler karşılığında elde etmiş olduğu gelirlerin,
söz konusu gelirler Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla elde edilmedikçe yalnızca Karadağ'da
vergilendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu gelirlerin Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla elde
edilmesi durumda, Türkiye'nin, bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere iç mevzuat
hükümleri çerçevesinde vergi alma hakkı bulunmaktadır. Karadağ mukimi şirketin Türkiye'de bir
işyeri oluşup oluşmadığı ise Anlaşmanın bir örneği ekli 5 inci maddesinde yapılan düzenlemeye göre
belirlenecektir.
Diğer taraftan, Karadağ mukimi firmadan alınan hizmetler için yapılan ödemelerin Anlaşmanın
"Gayrimaddi Hak Bedelleri" başlıklı 12 nci maddesi kapsamına giren bir gayrimaddi hak
karşılığında yapılması halinde vergilemenin bu madde hükümleri uyarınca yapılacağı tabiidir.
Anlaşmanın Türkiye'ye vergi alma hakkı tanıdığı durumlarda, söz konusu faaliyetler dolayısıyla
Türkiye'de ödenen vergiler, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 24 üncü
maddesinin 1 inci fıkrası çerçevesinde Karadağ'da ödenecek vergilerden mahsup edilebilecektir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.