Yurt Dışından Doğrudan Ödenen Kira Bedelleri Üzerinden Tevkifat Yapılıp Yapılmayacağı

Yurt Dışından Doğrudan Ödenen Kira Bedelleri Üzerinden

Tevkifat Yapılıp Yapılmayacağı hk.

Kanun Numarası

5520

Kanun

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Özelge No

E-62030549-125-

Özelge Tarihi

09.11.2025

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIČI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı:E-62030549-125-

Yurt Dışından Doğrudan Ödenen Kira Bedelleri Üzerinden Tevkifat  Yapılıp Yapılmayacağı

İlgi:

09.11.2025

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Merkez şubenizin irtibat bürosu olarak kiralamışŞ

olduğu gayrimenkul için ödenen kira bedellerinin Amerika'daki merkezden Amerikan

bankaları vasıtasıyla gayrimenkul sahibinin Türkiye'deki banka hesaplarına havale

ile gönderildiği, Merkez Şubeniz tarafından herhangi bir kira ödemesinin yapılmadığı

belirtilerek, şube kuruluş tarihinden önceki kira stopajlarının nasıl ödenmesi gerektiği

ile bu stopaj tutarlarının gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda görüş

talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, dernek veya vakıflara ait

iktisadi işletmelerin kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinde,

dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin

kurumlar vergisi mükellefi olduğu; 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1

inci maddesinde yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de

bulunmayanların, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden

vergilendirileceği, 22 nci maddesinin birinci fıkrasında ise dar mükellef kurumların iş

yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi

belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümlerin

uygulanacağı belirtilmiştir.

Buna göre, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan Merkez Şubenizin dar mükellefiyet

esasında sadece Türkiye'de elde edilen kazançları üzerinden vergilendirilmesi

gerekmektedir.

Mezkûr Kanunun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında da

kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum

kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının

tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin

uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın,

teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri

arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye

ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise

farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul

Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri

hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu Kanunun 40 incı maddesinde safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler

sayılmış olup maddenin (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve

idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu

yapılabileceği belirtilmiştir.

Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi için yapılan genel giderlerin

matrahtan indirilebilmesi için giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında

açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması, giderin işin önemi ölçüsünde yapılmış

gidenn keyn si, yani

yapılması, yapılan gider karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş

olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir. Ayrıca, bu giderlerin

fatura ve fatura yerine geçen vesikalar gibi tevsik edici belgelere dayanması ve

yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir.

Öte yandan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve

müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş

ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler,

yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve

serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına

göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemelerini (avans

olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin

gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hüküm altına alınmış

olup, aynı fıkranın (5/a) bendi uyarınca 70 inci maddede yazılı mal ve hakların

kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı

yapılacaktır.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, faaliyetlerinizi yürütmek

üzere kiralanan iş yerine ait kira bedellerinin, kurumlar vergisi mükellefi olan Merkez

Şubenizin kaynaklarından karşılanmayıp doğrudan Amerika'daki merkezden

Amerikan bankaları vasıtasıyla gayrimenkul sahibinin Türkiye'deki banka

hesaplarına havale edilerek ödenmesi halinde, ödenen kira tutarları üzerinden

tevkifat yapılmayacaktır. Ayrıca, söz konusu iş yerine ait bu şekilde ödenen kira

bedellerinin, Merkez şubenizin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate

alınması mümkün değildir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.