Yurt dışından temin edilen bilgisayar yazılımı ve yazılımlara ait anahtar kodu için yapılan ödemelerde vergileme.
Özelge: Yurt dışından temin edilen bilgisayar yazılımı ve
yazılımlara ait anahtar kodu için yapılan ödemelerde
vergileme hk.
Sayı:
11395140-105[229-2012/VUK-1- . . .]--827
Tarih:
06/06/2013
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı : 11395140-105[229-2012/VUK-1- . . .]--827 06/06/2013
Konu : Yurt dışından temin edilen bilgisayar yazılımı ve
yazılımlara ait anahtar kodu için yapılan ödemelerde
vergileme.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve dilekçenizde, İsrail'den temin etmeye başladığınız
bilgisayar yazılımının yurt içinde satışını yapmak istediğiniz ve bu kapsamda yurt içinde görüşme
yaptığınız bir müşteri için yurt dışına sipariş vererek internet aracılığı ile bilgisayar programının
açılış anahtar kodunu temin ettiğiniz belirtilerek nesnel olmayan ve fiziki olarak gümrükten
geçmeyen varlıkların ithalinin yapılması durumunda gelir vergisi, katma değer vergisi ve belge
düzeni açısından uygulamanın ne yönde olacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun 1
inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de
bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden
vergilendirileceği hükmü yer almış, üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan
kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır.
Öte yandan, aynı Kanunun dar mükellefiyette vergi kesintisinin düzenlendiği 30 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, serbest meslek kazançları için yapılacak ödemelerden,
ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz,
ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki
karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden, 2009/14593
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 20 oranında kesinti yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
II- ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN
Diğer taraftan, 24/05/1998 tarihli ve 23351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye
Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi
Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının "Gayrimaddi hak bedelleri" başlıklı 12 nci
maddesinde;
"1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak
öedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, söz konusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o
Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, gayrimaddi hak bedelinin gerçek
lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi, gayrimaddi hak bedelinin
gayrisafı tutarının yüzde 10'unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan "gayrimaddi hak bedelleri" terimi, sinema filmleri ile radyo ve
televizyon yayınlarında kullanılan kayıtlar dahil olmak üzere edebi, sanatsal veya bilimsel
çalışmaların, her nevi telif hakkının, her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin,
planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın veya sınat,
ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanımı, kullanma hakkı veya satışı
karşılığında yapılan her türlü ödemeleri kapsar.
4. Bir Akit Devlet mukimi olan gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı, söz konusu
bedelin elde edildiği diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa
veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve
söz konusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında önemli bir bağ
bulunmaktaysa, 1'inci ve 2'nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu dununda, olayına göre
7'nci veya 14'üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
..."
hükümlerine yer verilmiştir.
Türkiye'de tam mükellef statüsünde olan kurumunuzun, yurt içinde satışını yapmak üzere
İsrail mukimi firmadan temin ettiği bilgisayar yazılım programını aktif hale getirmek için internet
aracılığı ile açılış anahtar kodu temin etmesi karşılığında yapılan ödemelerin, Türkiye - İsrail Çifte
Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının yukarıda yer verilen 12
nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Söz konusu bilgisayar yazılım programını aktive etmek amacıyla temin edilen açılış anahtar
kodunun internet üzerinden indirilerek iktisap edilmiş olması, yurtdışına yapılacak ödemelerin
vergilendirilmesinde herhangi bir değişikliğe yol açmayacaktır.
Buna göre, gayrimaddi hak bedelinin Türkiye'de doğması ve İsrail mukimi bir firmaya
ödenmesi durumunda bu ödemeler üzerinden Türkiye'nin ikinci fıkra kapsamında gayrimaddi hak
bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10 unu aşmamak üzere vergi alma hakkı bulunmaktadır.
Ancak, söz konusu gayrimaddi hak bedelinin Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla elde
edilmesi durumunda vergileme, 12 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yüzde 10 vergi oranı
dikkate alınarak değil 7 nci maddeye ilişkin "Ticari Kazançlar" kapsamında işyeri kazançlarıyla
birlikte Türkiye'de yapılacaktır.
Anlaşma hükümleri kapsamında Türkiye'de ödenen vergiler ise; İsrail teşebbüslerinin
İsrail'de ödeyecekleri vergiden Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi"ne ilişkin 22 nci
maddesinin birinci fıkrası kapsamında mahsup edilecektir.
Anlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için söz konusu İsrail firmasının İsrail'de tam
mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerinin İsrail
yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe
tercümesinin Noterce veya İsrail'deki Türk konsolosluklarından tasdikli birer örneğinin vergi
sorumlularına ve ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir.
III-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
Katma Değer Vergisi Kanununun; 1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve
serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet
ithalatının katma değer vergisine tabi olduğu,
6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de
bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade
ettiği,
8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, ithalatta mal ve hizmet ithal edenlerin KDV
mükellefi olduğu,
9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin,
kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye
Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları
verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği,
29 uncu maddenin birinci fıkrasında da mükelleflerin, vergiye tabi işlemler üzerinden
hesapladıkları katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin
olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve
benzeri vesikalarda gösterilen KDV ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV yi
indirebilecekleri
hüküm altına alınmıştır.
15 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin "YURT DIŞINDAN SAĞLANAN HİZMETLER" başlıklı (C)
bölümünde;
"Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesine göre işlemler Türkiye'de yapıldıkları
takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesine göre, Türkiye'de yapılan veya
faydalanılan hizmetler Türkiye'de ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışındaki firmalara yaptırılan
hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef
esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte, firmanın Türkiye'de ikametgahı, işyeri, kanuni
merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9 uncu maddesi gereğince
hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine sorumlu
sıfatıyla beyan edilip ödenecektir."
açıklaması yapılmıştır.
Buna göre, yurt dışında yerleşik firmalardan satın aldığınız yazılımlar ile ilgili yapılan
ödemeler katma değer vergisine tabi olup, yurt dışındaki bu firmalara ödenen bedel üzerinden
genel oranda (% 18) hesaplanacak KDV nin, şirketinizce sorumlu sıfatıyla 2 no.lu KDV beyannamesi
ile beyan edilerek kanuni süresinde ödenmesi gerekmektedir.
Bu şekilde beyan edilen KDV nin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılı
aşılmamak kaydıyla ödendiği tarihi kapsayan dönemden itibaren KDV Kanununun 29 uncu maddesi
çerçevesinde indirim konusu yapılabileceği tabiidir.
Öte yandan, söz konusu hizmet ithali ile ilgili olarak 01.05.2012 tarihinden itibaren ise, 117
Seri No.lu KDV Genel Tebliğindeki düzenlemeler çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.
IV-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
22/01/1997 tarihli ve 22885 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 253 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin "Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler
Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler " başlıklı (B) bölümünde;
"Vergi Usul Kanunu'nun kayıt nizamına ilişkin 215'inci maddesinde, bu Kanuna göre
tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş 227'nci maddesinde
de 'Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan
münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.' hükmü yer almıştır. Söz konusu
kayıtların ise aynı Kanun'un 229'uncu ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri
ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan, iş veya hizmetler
karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi
veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içindeki
noterlerde Türkçe'ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak kaydedebilmekte
idiler.
Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş
yığılmalarına neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından,
anılan Kanun'un mükerrer 257'nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bu Genel
Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan
belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçe'ye tercüme ve
tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.
Buna göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter
kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği
günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında
göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elamanınca lüzum görülmesi halinde,
mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar. "
açıklamalarına yer verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalara göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan alınan yazılım ve
bu yazılımlara ait anahtar kodu karşılığında ödemede bulunan Kurumunuzun yurt dışından aldığı
belgenin alındığı ülke mevzuatına göre muteber bir belge olması halinde söz konusu belgenin
kayıtlarınıza alınması mümkün bulunmaktadır.
Ayrıca, gümrük mevzuatı ile ilgili işlemler hakkında Gümrük İdaresinden bilgi alınması
gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.