Yurtdışında bulunan grup şirkete temin edilen borç tutarı ile ilgili olarak faiz hesaplanması ve muhasebe kaydı hk.

Yurtdışında bulunan grup şirkete temin edilen borç tutarı
ile ilgili olarak faiz hesaplanması ve muhasebe kaydı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.06.18.02-105[230-2011-522]-827
Tarih: 
27/08/2014
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 27575268-105[230-2011-522]-827 27/08/2014
Konu : Yurtdışında bulunan grup şirkete  
temin edilen borç tutarı ile ilgili
olarak faiz hesaplanması ve
muhasebe kaydı hk.
         
 
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … vergi kimlik
numaralı mükellefi olduğunuz, yurtdışında bulunan grup şirketine …’de açılmış bir banka hesabı
üzerinden havuz oluşturmak suretiyle borç mahiyetinde para transfer edildiği, transfer edilen bu
tutarların “131- Ortaklardan Alacaklar” hesabında takip edildiği, dönem sonlarında bu hesapta yer
alan tutarlar üzerinden faiz hesaplaması (Adat Faizi) yapıldığı belirtilerek, adat hesaplamasının
hangi formülle, nasıl hesaplanması gerektiği hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır
 
            A) KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
            5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç
dağıtımı” başlıklı 13 üncü maddesinde,
            “(1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel
veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen
transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat
işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve
benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak
değerlendirilir.
            (2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu
gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı
olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder.
Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy
hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk
vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı
sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar
Kurulunca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili
kişilerle yapılmış sayılır.
            (3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında
uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat
veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyatveya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak
saklanması zorunludur.
            (4) Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, aşağıdaki
yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder:
            a) Karşılaştırılabilir fiyat yöntemi: Bir mükellefin uygulayacağı emsallere uygun satış
fiyatının, karşılaştırılabilir mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan ve aralarında herhangi bir
şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptıkları işlemlerde uygulayacağı
piyasa fiyatı ile karşılaştırılarak tespit edilmesini ifade eder.
            b) Maliyet artı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin makul
bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder.
            c) Yeniden satış fiyatı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, işlem konusu mal veya hizmetlerin
aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere yeniden satılması
halinde uygulanacak fiyattan, makul bir brüt satış kârı düşülerek hesaplanmasını ifade eder.
            ç) Emsallere uygun fiyata yukarıdaki yöntemlerden herhangi birisi ile ulaşma olanağı yoksa
mükellef, işlemlerin mahiyetine uygun olarak kendi belirleyeceği diğer yöntemleri kullanabilir."
hükümlerine yer verilmiştir.
            Anılan madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usullerin düzenlendiği 2007/12888 sayılı
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Bakanlar Kurulu Kararında,
Türkiye’deki tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumların tamamının bu düzenlemenin kapsamı
içinde olduğu ve düzenlemenin amacının ilişkili kişilerle mal veya hizmet alım ya da satımında
bulunan gerçek kişi ve kurumların gelirlerinin tam ve doğru olarak beyan edilmesini sağlamak ve
transfer fiyatlandırması yoluyla vergi matrahının aşındırılmasına engel olmak olduğu açıklanmıştır.
            Konu ile ilgili olarak 18/11/2007 tarih ve 26704 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “1 Seri
Numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliği”nde
detaylı açıklamalara yer verilmiştir.
            Bu çerçevede, şirketinizin ilişkili kişi kapsamında bulunan grup şirketlerine ödünç para
verme işleminde uygulayacağı faiz oranının emsallere uygun olması gerekmektedir. Emsallere
uygun faiz oranının tespitinde, maddede belirtilen ve anılan Tebliğde ayrıntıları açıklanan
yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanının kullanılacağı tabiidir.
 
            B) VERGİ USUL  KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun “İspat edici kâğıtlar” başlıklı 227’nci maddesinde; “Bu
Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve
muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almaktadır.
            Buna göre, şirketinizin, grup şirketlerine ödünç para verme işleminin 2 sıra no.lu Muhasebe
Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin, Muhasebe Usul ve Esasları/V-Tekdüzen Hesap Çerçevesi,
Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları başlığı altında yer alan C-Hesap Planı Açıklamaları
çerçevesinde; “131-Ortaklardan Alacaklar Hesabı” nda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13
üncü maddesinde hüküm altına alınan yöntemlerin veya işlemlerin mahiyetine uygun şirketinizce
öngörülen diğer yöntemlerin kullanılması suretiyle, hesaplanan faiz tutarının ise “642- Faiz
Gelirleri”  hesabında  izlenmesi gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
  
   
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.