Yurtdışındaki grup firmasından alınan krediye ait faizin KDV tevkifatı hk.
Özelge: Yurtdışındaki grup firmasından alınan krediye ait
faizin KDV tevkifatı hk.
Sayı:
75497510-130[9-2014-77]-41
Tarih:
17/07/2014
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
TEKİRDAĞ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü)
Sayı : 75497510-130[9-2014-77]-41 17/07/2014
Konu : Yurtdışındaki grup firmasından alınan krediye ait faizin
KDV tevkifatı hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Avrupa Serbest Bölgede bulunan şirketinizin yurtdışı
grup firmasından almış olduğu krediye karşılık yapılan faiz ödemeleri üzerinden sorumlu sıfatıyla
katma değer vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep
edilmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
-1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
-6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de
bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade
ettiği,
-9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi
ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının,
vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin
ödenmesinden sorumlu tutabileceği,
-17/4-ı maddesinde, serbest bölgede verilen hizmetlerin KDV'den istisna olduğu,
hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, KDV Kanununun uygulanmasına ilişkin olarak 26/04/2014 tarih ve 28983
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin "I/C-2.1.2.1.
İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan
İşlemler" başlıklı bölümünde; ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de
bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de
faydalanılan hizmetlerin KDV'ye tabi olacağı, bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti
ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi
bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu
sıfatıyla beyan edilip ödeneceği, hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp
hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan
edilmeyeceği, KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan
muhatabın KDV mükellefi olmasının şart olmadığı, KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu
hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek
zorunda oldukları açıklanmıştır.
Öte yandan, 60 No.lu KDV Sirkülerinin "3.6.2. Serbest Bölgelerde İfa Edilen Hizmetler"başlıklı bölümünde, Serbest Bölgeler Kanununun, 5810 sayılı Kanunla değişik, 6 ncı maddesi ile
serbest bölgelerin; Türkiye Gümrük Bölgesinin parçası olmakla beraber, ithalat vergileri ile ticaret
politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi
dışında olduğu, bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümlerinin
uygulanmayacağı ve aynı Kanunun 8 inci maddesi ile de serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri
arasında yapılacak ticaretin, dış ticaret rejimine tabi olduğu, serbest bölge ile diğer ülkeler ve
serbest bölgeler arasında dış ticaret rejimi uygulanmayacağının hükme bağlandığı açıklanmış KDV
istisna uygulamasına ilişkin örneklere yer verilmiştir.
Buna göre, yurt dışı grup firmasından aldığınız kredi ile ilgili işlemler, KDV Kanununun 1/1
inci maddesine göre finansman hizmeti olarak değerlendirilmekte ve bu işlemler nedeniyle
hesaplanacak faiz tutarları KDV'ye tabi bulunmakta olup, Kanunun 9 uncu maddesi gereğince
şirketiniz tarafından faiz tutarları üzerinden hesaplanan KDV nin de Şirketinizce sorumlu sıfatıyla 2
No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.