Ziraat Odalarının Üyelerine Tarımsal Danışmanlık Hizmetleri hk.

Ziraat Odalarının Üyelerine Tarımsal Danışmanlık
Hizmetleri hk.
Sayı: 
62030549-125[10-2016/474]-101894
Tarih: 
17/04/2017
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
MANİSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 85373914-130[53.01.149]-13258 17.04.2017
Konu : Ziraat Odalarının Üyelerine  
Tarımsal Danışmanlık Hizmetleri
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Odanızın "Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin
Düzenlenmesine Dair Yönetmelik" kapsamında, tüm maaşları, sigorta vb. yükümlülükleri Odanızca
karşılanan sertifikalı tarım danışmanları aracılığıyla, Odanız üyesi bulunan tarım işletmelerine
tarımsal danışmanlık hizmeti verdiği, bu hizmet ile ilgili olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı tarafından işletme başına 600 TL destek ödemesi yapıldığı, ayrıca 2015/19 sayılı Tarımsal
Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerine Destekleme Ödemesi Yapılması Hakkında Tebliğ gereğince
tarım işletmeleri tarafından 50 TL katkı payı ödendiği belirtilerek, işletmelere fatura kesilmek
suretiyle belgelendirilen söz konusu ödemeler nedeniyle kurumlar vergisi ve KDV yönünden vergi
mükellefi olup olmayacağınız hususunda görüş talep edilmektedir.  
       
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
 
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile
dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazançları kurumlar vergisinin konusu kapsamına
alınmış olup, aynı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında da, dernek veya vakıflara ait veya
bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şirketi ve kooperatif statüsünde bulunmayan ticari,
sınai ve zirai işletmelerin iktisadi işletme olduğu; altıncı fıkrasında ise dernek veya vakıflara ait
iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında
bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış
sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği; mal veya
hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş
amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
 Dernekler tüzel kişilikleri itibariyle kurumlar vergisi mükellefi olmamakla birlikte, dernek
tüzel kişiliğine bağlı iktisadi işletme oluşturacak nitelikte devamlı ticari, sınai ve zirai faaliyetlerden
elde edilen kazançların kurumlar vergisine tabi tutulması gerekecektir.
 
Öte yandan, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin dernek veya vakıflara ait iktisadi
işletmelerle ilgili (2.4.) bölümünde; iktisadi işletmenin belirlenmesinde iktisadi işletmenin en
belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi
olduğu diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden
olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı,
imalatı veya hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine,
dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri
kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin iktisadi işletme olma
vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır.
 
Vergi uygulamaları bakımından dernek olarak kabul edilen Odanızın tüzel kişiliği itibarıyla
kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakta; ancak Odanıza bağlı iktisadi işletme oluşturacak
nitelikte devamlı ticari, sınai ve zirai faaliyetlerden elde edilen kazançların kurumlar vergisine tabi
tutulması gerekmektedir.
 
Buna göre; Odanızın üyesi olan tarım işletmelerine bedel karşılığında vereceğiniz tarımsal
yayım ve danışmanlık hizmetleri devamlılık arz eden ticari bir faaliyet olarak değerlendirilecek olup
bu faaliyet nedeniyle Odanıza bağlı oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi
mükellefiyeti tesis edilecektir.
 
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
 
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1 inci maddesinin birinci fıkrasının 1 inci
bendinde, Türkiye'de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan
teslim ve hizmetlerin, aynı fıkranın 3/g bendinde genel ve katma bütçeli idarelere, il özel
idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek vevakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya
işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer
müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV nin konusunu
oluşturduğu; ikinci fıkrasında, ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı,
kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık
bulunmadığı hallerde de, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve
tespit edileceği; beşinci fıkrasında ise bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği
gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiiyetinde
bulunup bulunmamalarının, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin
Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye engel teşkil
etmeyeceği hükme bağlanmıştır.
 
Bununla beraber, Kanunun 17/1-a maddesinde; genel ve katma bütçeli daireler, il özel
idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli
kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım
sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Bakanlar Kurulunca
vergi muafiyeti tanınan vakıfların; İlim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek
amacıyla  yaptıkları  teslim  ve  hizmetlerin  katma  değer  vergisinden  müstesna  tutulduğu
belirtilmiştir.
 
Ayrıca; 60 No.lu KDV Sirkülerinin "3.6.3. Tarımsal Amaçlı Kooperatiflerde KDV Uygulaması"
başlıklı bölümünde, KDV Kanununun 17/1-a maddesinde ifade edilen tarımı yaymak, ıslah ve teşvik
amacının, toprak analizleri; tarla denemeleri; zirai araştırmaların yapılması; hububat sebze ve
meyve üzerine yapılan araştırma, inceleme ve ıslah çalışması; zirai mahsullerin muayene edilmesi,
fumigasyona tabi tutulması; damızlık tohum ve hayvan yetiştirilmesi; orman yollarının yapılması;
damızlık hayvan, damızlık fide, fidan, bağ çubuğu, tohum ve faydalı böcekler gibi teslim ve
hizmetleri kapsadığı ifade edilmiştir.
 
Buna göre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Odanızın üyelerine "tarımsal
yayım destekleme bedeli" ve "işletme katkı payı" adı altında belirli bir bedel karşılığı vereceği
tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti, oda bünyesinde iktisadi işletme oluşturduğundan ve bedel
karşılığı verilen bu hizmetin KDV Kanununun 17/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi
mümkün bulunmadığından, bu hizmet bedelleri üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması
gerekmektedir.
 Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.